Kelimeler arşivi içinde; başında "edep" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. edep ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu edep ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde edep olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EDEPLENDİRMEK, EDEPSİZCESİNE, EDEPSİZLEŞMEK
EDEPLENDİRME, EDEPSİZLEŞME
EDEPLENMEK, EDEPSİZLİK
EDEPLENİŞ, EDEPLENME, EDEPSİZCE
EDEPSİZ
EDEPLİ
EDEP
EDEP
Toplum töresine uygun davranma. İyi ahlak, incelik, terbiye.
EDEPSİZLEŞMEK
Terbiyesizleşmek.
EDEPSİZCE
Terbiyesiz. (edepsi'zce) Terbiyesizce, utanmadan, edepsizcesine.
EDEPSİZ
Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse).
EDEPLENDİRMEK
Edeplenme işini yaptırmak.
EDEPSİZLİK
Utanmazlık, sıkılmazlık, terbiyesizlik, şirretlik.
EDEPSİZCESİNE
Edepsizce.
EDEPLİ
Uslu, ince, iyi ahlaklı, terbiyeli, müeddep. Ahlaka uygun bir biçimde.
EDEPLENDİRME
Edeplendirmek işi.
EDEPLENİŞ
Edeplenme işi.
EDEPSİZLEŞME
Edepsizleşmek işi.
EDEPLENME
Edeplenmek işi.
EDEPLENMEK
Uslanmak, ince ve terbiyeli olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde EDEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALCIKARI
Lohusa kadınların üstüne çökerek onları boğduğu sanılan görüntü. Şirret, edepsiz kadın.
AFKURMAK
Köpek havlamak, ürümek. Birinin yüzüne karşı, edepsizce bağırmak, haykırmak. Saçma ve yersiz konuşmak. Havlamak; gereksiz ve adaba aykırı olarak bağırıp çağırmak.
ŞİRRET
Kavga çıkarmaktan hoşlanan, edepsiz (kimse).
DİNGİK
Edepsiz, terbiyesiz.
AŞKAR
Şekil, eşkal, nişan: Şu adamın aşkarına bak. Hayvanların başındaki beyazlık. Saçının ön kısmı dökülmüş kimse. Çil. Yüz, çehre. Sarı saçlı adam. Kiri çıkarılamıyan beyaz çamaşırların donuk rengi. Boyaların, çokça sarı boyanın açık rengine verilen ad. Renk. Ilık su. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Gübre ve kül gibi maddelerde bulunan tesir hassası: Islanmış gübrenin aşkarı fazla olur. Kir. Edepsiz kadın. İri taneli, sert kabuklu, çok tatlı bir çeşit üzüm. Renk, boya. Aklı karalı.
FARŞİ
Terbiyesiz, edepsiz.
GAMANMAK
Üzerine kapanmak. Dayanmak, yaslanmak. Yaklaşmak. Usanmak, bıkmak. Boyun eğmek. Şaşırmak, çaresiz kalmak. Bir kimseden çekinmek, korkmak: Ali edepsizin biridir, herkes ondan gamanır. Kamanmak, dermansız kalmak.
FARŞA
Terbiyesiz, edepsiz.
DEBİZ
Nemli toprak. Hakaret, tekdir: Hasan efendi hizmetçisini her gün debizler. Edepsiz: Bu hayvan debiz bir şey.
ŞİRRETLEŞMEK
Huysuzlaşmak, edepsizleşmek.
TERBİYESİZLEŞMEK
Terbiyesizce davranışlarda bulunmak, edepsizleşmek.
ÖRTMECE
Söylenmesi kaba, çirkin veya sakıncalı görülen nesnelerin, kavramların, başka kelimelerle daha uygun ve edepli bir biçimde anlatılması, edebikelam. Kandırma, gizleme.
AZGUN
Azgın, edepsiz. Azgın. Sapkın.
ZİLLİ
Zili olan, üstünde zili bulunan. Edepsiz, eli maşalı, şirret (kadın).
MÜEDDEP
Uslu, terbiyeli, edepli.
AVRET
Edep yeri.
AYĞIR
Azgın, arsız, edepsiz. Aygır, erkek at.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
AFKIRMAK
Köpek havlamak, ürümek. İnek, öküz, at gibi hayvanlar aksırıp tıksırmak. Birinin yüzüne karşı, edepsizce bağırmak, haykırmak. Okuyup üflemek, üfürmek.
USLU
Toplumu, çevresini rahatsız etmeyen, edepli, müeddep, yaramaz karşıtı. Uysal bir biçimde. Akıllı, zeki.