Sonu EDEP ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "edep" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu edep ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında edep olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde edep olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EDEP

Toplum töresine uygun davranma. İyi ahlak, incelik, terbiye.

  -   -   -  

Anlamında EDEP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EDEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFKURMAK

Köpek havlamak, ürümek. Birinin yüzüne karşı, edepsizce bağırmak, haykırmak. Saçma ve yersiz konuşmak. Havlamak; gereksiz ve adaba aykırı olarak bağırıp çağırmak.

AVRET

Edep yeri.

EDEPSİZLEŞME

Edepsizleşmek işi.

AFKIRMAK

Köpek havlamak, ürümek. İnek, öküz, at gibi hayvanlar aksırıp tıksırmak. Birinin yüzüne karşı, edepsizce bağırmak, haykırmak. Okuyup üflemek, üfürmek.

AYĞIR

Azgın, arsız, edepsiz. Aygır, erkek at.

ZİLLİ

Zili olan, üstünde zili bulunan. Edepsiz, eli maşalı, şirret (kadın).

ŞİRRETLEŞMEK

Huysuzlaşmak, edepsizleşmek.

USLU

Toplumu, çevresini rahatsız etmeyen, edepli, müeddep, yaramaz karşıtı. Uysal bir biçimde. Akıllı, zeki.

EDEPLENİŞ

Edeplenme işi.

AZGUN

Azgın, edepsiz. Azgın. Sapkın.

ALCIKARI

Lohusa kadınların üstüne çökerek onları boğduğu sanılan görüntü. Şirret, edepsiz kadın.

ETEK

Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.

ŞİRRET

Kavga çıkarmaktan hoşlanan, edepsiz (kimse).

ÖRTMECE

Söylenmesi kaba, çirkin veya sakıncalı görülen nesnelerin, kavramların, başka kelimelerle daha uygun ve edepli bir biçimde anlatılması, edebikelam. Kandırma, gizleme.

EDEPSİZCESİNE

Edepsizce.

AŞKAR

Şekil, eşkal, nişan: Şu adamın aşkarına bak. Hayvanların başındaki beyazlık. Saçının ön kısmı dökülmüş kimse. Çil. Yüz, çehre. Sarı saçlı adam. Kiri çıkarılamıyan beyaz çamaşırların donuk rengi. Boyaların, çokça sarı boyanın açık rengine verilen ad. Renk. Ilık su. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Gübre ve kül gibi maddelerde bulunan tesir hassası: Islanmış gübrenin aşkarı fazla olur. Kir. Edepsiz kadın. İri taneli, sert kabuklu, çok tatlı bir çeşit üzüm. Renk, boya. Aklı karalı.

EDEPLENME

Edeplenmek işi.

EDEPSİZCE

Terbiyesiz. (edepsi'zce) Terbiyesizce, utanmadan, edepsizcesine.

TERBİYESİZLEŞMEK

Terbiyesizce davranışlarda bulunmak, edepsizleşmek.

MÜEDDEP

Uslu, terbiyeli, edepli.