Kelimeler arşivinde; içinde "edep" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde edep bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu edep ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında edep olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
EDEPSİZCESİNE, EDEPSİZLEŞMEK, EDEPLENDİRMEK
EDEPSİZLEŞME, EDEPLENDİRME
EDEPLENMEK, EDEPSİZLİK, DEDEPINARI
EDEPLENİŞ, EDEPLENME, EDEPSİZCE
DEDEPAŞA
EDEPSİZ
EDEPLİ
EDEP
EDEP
Toplum töresine uygun davranma. İyi ahlak, incelik, terbiye.
EDEPSİZ
Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse).
EDEPLENDİRMEK
Edeplenme işini yaptırmak.
EDEPLİ
Uslu, ince, iyi ahlaklı, terbiyeli, müeddep. Ahlaka uygun bir biçimde.
EDEPSİZLİK
Utanmazlık, sıkılmazlık, terbiyesizlik, şirretlik.
EDEPSİZLEŞMEK
Terbiyesizleşmek.
EDEPSİZLEŞME
Edepsizleşmek işi.
EDEPLENDİRME
Edeplendirmek işi.
EDEPLENME
Edeplenmek işi.
EDEPSİZCE
Terbiyesiz. (edepsi'zce) Terbiyesizce, utanmadan, edepsizcesine.
EDEPLENİŞ
Edeplenme işi.
EDEPSİZCESİNE
Edepsizce.
EDEPLENMEK
Uslanmak, ince ve terbiyeli olmak.
DEDEPINARI
Adana şehri, Yüreğir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Çorum kenti, Alaca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Elâzığ şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DEDEPAŞA
Kahramanmaraş ili, Narlı bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde EDEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZİLLİ
Zili olan, üstünde zili bulunan. Edepsiz, eli maşalı, şirret (kadın).
FARŞİ
Terbiyesiz, edepsiz.
GAMANMAK
Üzerine kapanmak. Dayanmak, yaslanmak. Yaklaşmak. Usanmak, bıkmak. Boyun eğmek. Şaşırmak, çaresiz kalmak. Bir kimseden çekinmek, korkmak: Ali edepsizin biridir, herkes ondan gamanır. Kamanmak, dermansız kalmak.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
AYĞIR
Azgın, arsız, edepsiz. Aygır, erkek at.
AŞKAR
Şekil, eşkal, nişan: Şu adamın aşkarına bak. Hayvanların başındaki beyazlık. Saçının ön kısmı dökülmüş kimse. Çil. Yüz, çehre. Sarı saçlı adam. Kiri çıkarılamıyan beyaz çamaşırların donuk rengi. Boyaların, çokça sarı boyanın açık rengine verilen ad. Renk. Ilık su. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Gübre ve kül gibi maddelerde bulunan tesir hassası: Islanmış gübrenin aşkarı fazla olur. Kir. Edepsiz kadın. İri taneli, sert kabuklu, çok tatlı bir çeşit üzüm. Renk, boya. Aklı karalı.
ŞİRRET
Kavga çıkarmaktan hoşlanan, edepsiz (kimse).
MÜEDDEP
Uslu, terbiyeli, edepli.
DİNGİK
Edepsiz, terbiyesiz.
FARŞA
Terbiyesiz, edepsiz.
ALCIKARI
Lohusa kadınların üstüne çökerek onları boğduğu sanılan görüntü. Şirret, edepsiz kadın.
TERBİYESİZLEŞMEK
Terbiyesizce davranışlarda bulunmak, edepsizleşmek.
ÖRTMECE
Söylenmesi kaba, çirkin veya sakıncalı görülen nesnelerin, kavramların, başka kelimelerle daha uygun ve edepli bir biçimde anlatılması, edebikelam. Kandırma, gizleme.
ŞİRRETLEŞMEK
Huysuzlaşmak, edepsizleşmek.
USLU
Toplumu, çevresini rahatsız etmeyen, edepli, müeddep, yaramaz karşıtı. Uysal bir biçimde. Akıllı, zeki.
AVRET
Edep yeri.
DEBİZ
Nemli toprak. Hakaret, tekdir: Hasan efendi hizmetçisini her gün debizler. Edepsiz: Bu hayvan debiz bir şey.
AFKURMAK
Köpek havlamak, ürümek. Birinin yüzüne karşı, edepsizce bağırmak, haykırmak. Saçma ve yersiz konuşmak. Havlamak; gereksiz ve adaba aykırı olarak bağırıp çağırmak.
AZGUN
Azgın, edepsiz. Azgın. Sapkın.
AFKIRMAK
Köpek havlamak, ürümek. İnek, öküz, at gibi hayvanlar aksırıp tıksırmak. Birinin yüzüne karşı, edepsizce bağırmak, haykırmak. Okuyup üflemek, üfürmek.