Sonu DON ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "don" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. Sonu don ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında don olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde don olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

MONOKOTİLEDON, SAPLICADİNDON, POLİKOTİLEDON

11 harfli kelimeler

DİKOTİLEDON, KLORTALİDON

10 harfli kelimeler

İNCİKORDON, RİSPERİDON, AKROKORDON

9 harfli kelimeler

DİPERODON, ANTİKODON, KOTİLEDON, BOMBARDON

8 harfli kelimeler

KORİNDON, KORENDON, PRİMİDON, DÜŞÜKDON, YEŞİLDON

7 harfli kelimeler

KOMEDON, KEVİDON, KARADON, METADON, GARADON, FENİDON, AYANDON, CİCİDON, MAKEDON, ANTEDON, TAKADON

6 harfli kelimeler

PALDON, DİNDON, TOPDON, KUBDON, TENDON, KORDON, KOPDON, PARDON, ABADON, BALDON, GOBDON, BASDON, GABDON, BIZDON, CARDON

5 harfli kelimeler

VİDON, ENDON, KODON, BADON, ANDON, AKDON, RADON, GİDON, DİDON, BİDON

3 harfli kelimeler

DON

Bazı kelimelerin anlamları

DON

Giysi. Vücudun belden aşağısına giyilen uzun veya kısa iç giysisi, külot. At kılının rengi. Hava sıcaklığının sıfırdan aşağı düşmesiyle suların buz tutması.

RİSPERİDON

Kimyaca benzizoksazol türevi olan nöroleptik bir ilaç.

KORİNDON

Birleşimi alüminyum oksit olan, cam parlaklığında, saydam ve türlü renklerde, elmastan sonra en sert mineral, alüminyum taşı, boksit.

AKROKORDON

Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

DİPERODON

Etkisi oldukça uzun olan fenil üretan türevi bir yerel anestezik.

BOMBARDON

Bandoda en kalın sesi veren, pistonlu, nefesli çalgı.

DİKOTİLEDON

Çift çenekliler.

KLORTALİDON

Tiyazit benzeri işeticilerden etki süresi en uzun olanı.

SAPLICADİNDON

Armut.

İNCİKORDON

(Süsleme) Mimarlıkta inci dizisine benzeyen kabartma süs.

MONOKOTİLEDON

Bir çenekliler.

KORENDON

Aşındırıcı olarak kullanılan, elmasınkine yakın sertlikte doğal alüminyum oksit (AI2O3). Mineral. (AI2O3; metalimsi olmayan camsı parıltı, renksiz, gri, mavi, kırmızı; çizgi ak; sertlik 9, özgül ağırlık 3.9-4.1; hekzagonal. Zımpara taşının temel mineralidir ve sertliği dolayısıyle metal endüstride bileyici olarak kullanılır. Mavisi: gök yakut, kırmızısı: lal yakut adlı süs taşıdır.).

KOTİLEDON

Tohumlu bitkilerin tohumunda bulunan ilk yaprak ya da yapraklar olup fotosentez yapan yaprakları verir ya da toprak altında kalır. Memeli plasentasında villus grubu. Çenek. Çanak, çukurcuk. Geviş getirenlerde fetal plasentanın koryon zarında villi koriyalislerin kümeleşmesi sonucu oluşan, plasentasyonda fonksiyonel görev yapan, karunküllerle birleşerek plasentomu oluşturan yapı.

ANTİKODON

mRNA üzerindeki kodonun tRNA' daki tamamlayıcısı olan üçlü nükleotit grubu. tRNA'daki üçlü baz dizilişi. Transfer RNA'da mRNA'daki kodonun tamamlayıcısı olan ve aminoaside özgü olan üçlü nükleotit.

PRİMİDON

Çırpınma önleyici olarak kullanılan bir ilaç.

POLİKOTİLEDON

Çok kotiledonlu olma.

  -   -   -  

Anlamında DON bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DON geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞOYUNCU

Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran erkek oyuncu, başaktör. Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran kadın oyuncu, başaktris, primadonna.

BULANIK

Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.

BİDONCU

Bidon satan kimse.

ALACALIK

Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.

BOKSİT

Korindon.

BALKANLAR

Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.

ARABAŞI

Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba.

AYVA

Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.

BOĞUNUK

Kısık, boğuk. Sıkıntılı, kapalı, donuk.

BALDIRAK

Don, pantolon vb. giysilerin dizden aşağı olan bölümü. Kılıç kayışının aşağı uzanan parçası.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

AL

Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.

ATEŞBAZ

Ateşle hüner gösteren oyuncu. Osmanlılarda şenlikler için donanma fişeklerini hazırlayan kimse.

ANTİFRİZ

Dondurmaz.

BAŞTARDA

Osmanlı donanmasında yer alan kadırga cinsinden bir savaş gemisi türü.

ARMADA

Donanma.

ARMADOR

Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.

BİLGİSAYARLAŞMAK

Bilgisayar düzeniyle donatılmak.

BUYDURMAK

Dondurmak, çok üşütmek.

AZAP

Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.