DON ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "don" olan, toplam 110 adet kelime bulunmaktadır. don ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu don ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde don olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

DONDURULMUŞLUK, DONUKLAŞTIRMAK

13 harfli kelimeler

DONDURMACILIK, DONUKLAŞTIRMA, DONUZBITIRAĞI, DONUZOĞLUKÖRÜ

11 harfli kelimeler

DONATTIRMAK, DONDURULMAK, DONDURULMUŞ, DONKİŞOTLUK, DONUKLAŞMAK, DONUZBALIĞI

10 harfli kelimeler

DONAKALMAK, DONATILMAK, DONDURMACI, DONDURULMA, DONMAÖNLER, DONUKLAŞMA, DONUKSAMAK, DONUVERMEK, DONUZERİĞİ, DONÜŞÖLÇER

9 harfli kelimeler

DONAKALMA, DONATILMA, DONATIMCI, DONDURMAK, DONDURMAZ, DONGULDAK, DONGURDAK, DONGUZLUH, DONGUZLUK, DONIZLAĞI, DONUVERME, DONUZBAŞI, DONUZDAMI, DONUZKÖRÜ, DONUZTOPU

8 harfli kelimeler

DONANMAK, DONATMAK, DONDURAÇ, DONDURMA, DONGABAŞ, DONGAYLI, DONGEYLİ, DONGİLİK, DONGİRİK, DONGRALI, DONGULCA, DONGURAK, DONGURCA, DONIŞIĞI, DONKAYLI, DONLUKÇU, DONMAMAK, DONUKLUK, DONULMAK, DONUŞMAK, DONUZLAN, DONUZLUH, DONUZLUK

7 harfli kelimeler

DONAMAK, DONANIM, DONANMA, DONATIM, DONATIŞ, DONATMA, DONEMEK, DONGUCU, DONPALA, DONRAGI, DONRALI, DONUGUN, DONURCA, DONUŞUH, DONUZLA, DONYAĞI, DONZLUK

6 harfli kelimeler

DONAMA, DONATI, DONGİL, DONGUN, DONGUR, DONGUZ, DONĞUZ, DONKUZ, DONLUK, DONMAK, DONNUH, DONRUK, DONSUZ, DONUCA, DONUCU

5 harfli kelimeler

DONAM, DONEK, DONKA, DONLU, DONMA, DONÖR, DONRA, DONRO, DONUK, DONUP, DONUS, DONUZ, DONÜŞ

4 harfli kelimeler

DONE, DONK, DONO, DONU

3 harfli kelimeler

DON

Bazı kelimelerin anlamları

DON

Giysi. Vücudun belden aşağısına giyilen uzun veya kısa iç giysisi, külot. At kılının rengi. Hava sıcaklığının sıfırdan aşağı düşmesiyle suların buz tutması.

DONDURMACILIK

Dondurmacının yaptığı iş.

DONAKALMAK

Şaşırıp bir süre ne yapacağını, ne diyeceğini bilememek.

DONUZBALIĞI

Derelerde yaşayan, siyah renkli, yuvarlak başlı ve gövdeli bir çeşit balık.

DONUZOĞLUKÖRÜ

Köy odalarında üzerine kütük dayamak için ocağın arka tarafına konulan, üç ayaklı, deve boyunlu, demir sacayak.

DONUKLAŞTIRMA

Donuklaştırmak işi.

DONKİŞOTLUK

Gereği yokken kahramanlık göstermeye kalkışma durumu.

DONDURMACI

Dondurma yapan veya satan kimse. Dondurma satılan yer.

DONUKLAŞTIRMAK

Donuk duruma getirmek.

DONDURULMAK

Dondurma işine konu olmak veya dondurma işi yapılmak. Değişmez duruma getirilmek. Beklemeye alınmak.

DONATTIRMAK

Donatma işini yaptırmak.

DONATILMAK

Donatma işine konu olmak veya donatma işi yapılmak.

DONUZBITIRAĞI

Uçları iğne gibi dikenli bir çeşit bitki, xanthium strumarium compositae.

DONDURULMUŞ

Soğutucu aracılığıyla buzlu duruma getirilmiş. Değiştirilemez durumda tutulmuş. Beklemeye alınmış.

DONDURULMUŞLUK

Dondurulmuş olma durumu.

DONUKLAŞMAK

Donuk duruma gelmek.

  -   -   -  

Anlamında DON bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DON geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARMADA

Donanma.

BOĞUNUK

Kısık, boğuk. Sıkıntılı, kapalı, donuk.

BİLGİSAYARLAŞMAK

Bilgisayar düzeniyle donatılmak.

ARMADOR

Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.

AZAP

Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.

BAŞTARDA

Osmanlı donanmasında yer alan kadırga cinsinden bir savaş gemisi türü.

BULANIK

Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.

ARABAŞI

Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba.

BALDIRAK

Don, pantolon vb. giysilerin dizden aşağı olan bölümü. Kılıç kayışının aşağı uzanan parçası.

BAŞOYUNCU

Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran erkek oyuncu, başaktör. Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran kadın oyuncu, başaktris, primadonna.

AYVA

Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.

BİDONCU

Bidon satan kimse.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

BALKANLAR

Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.

ATEŞBAZ

Ateşle hüner gösteren oyuncu. Osmanlılarda şenlikler için donanma fişeklerini hazırlayan kimse.

ALACALIK

Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.

AL

Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.

BUYDURMAK

Dondurmak, çok üşütmek.

ANTİFRİZ

Dondurmaz.

BOKSİT

Korindon.