Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dol" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dol ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dol olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dol olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KLORKİNALDOL
PENFLURİDOL
NALTRİNDOL, DROPERİDOL
TRAMADOL, LİPİODOL
KANADOL, LUSİDOL, PANADOL
KONDOL, GONDOL
HODOL, İNDOL, İSDOL, ANDOL, LODOL, RODOL
ADOL, İDOL
DOL
DOL
Değil anlamında kullanılır. Bir kısım yer, vatan parçası. Sığır derisinden yapılmış torba. Soy, soyun devamını sağlayan çocuk. Canlılarda üremeyi sağlayan tohum. Damızlık hayvan.
ANDOL
Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark.
NALTRİNDOL
Opioitlerden ileri gelen zehirlenmeler veya doz aşımı durumlarının tedavisinde kullanılan narkotik antagonisti bir ilaç.
KLORKİNALDOL
Halojenli 8-hidroksikinolin türevi olan deri antiseptiği olarak kullanılan bir ilaç.
LUSİDOL
Organik peroksitler, özellikle benzoil peroksidin ticari adı.
LİPİODOL
İyotlu yağın enjeksiyonunun ticari adı. Haşhaş yağının iyotlanmasıyla elde edilen ve guatr tedavisinde kullanılan madde.
İSDOL
Sandalye. Masa. Rusça kökenli stol: sehpa; masa yüksekliğinde küçük yüzeyli çay sehpası.
PENFLURİDOL
Etkileri klorpromazine benzer, difenilbutilpiperidin türevi, nöroleptik bir ilaç.
KONDOL
Kısa boylu, tıkız kişi. Yolsuz birleşmelere aracılık eden erkek.
GONDOL
Genellikle Venedik'te kullanılan, ayakta, kıç tarafta tek kürekle yürütülen, 10 metre uzunluğunda, yassı ve iki başı yukarıya kıvrık kayık. Genellikle söz ve nişanlarda kız tarafına içine şeker, çikolata vb. konularak armağan olarak verilen, kesme cam veya gümüşten, yayvan, kayık biçiminde tabak.
HODOL
Hatır gönül dinlemeden konuşan, tok sözlü kişi.
DROPERİDOL
Veteriner hekimlikte çoğunlukla nörolept ağrı kesilmesi amacıyla kullanılan kısa etkili butirofenon türevi bir ilaç.
PANADOL
Asetaminofenin ticari adı. Parasetamol.
KANADOL
Petrolden elde edilen yerel anastezik özelliği olan saf olmayan heksan.
TRAMADOL
Fenilsikloheksanol türevi bir sentetik opioit analjezik.
İNDOL
Parfüm ve tıpta kullanılan yasemin yağında ve karanfil baharatı yağında bulunan beyazdan sarıya değişen renklerde olan, kötü aromalı, (seyreltik çözeltileri hoş kokulu) kansere sebep olan ve 2,3-benzopirol olarak bilinen bileşik. Triptofanın kalın bağırsaklarda bakterilerin etkisiyle yıkımından oluşan ve dışkının kokusunu veren madde, skatol.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABLAK
Yayvan ve dolgun (yüz).
ANADOLULU
Anadolu halkından olan kimse.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ANIŞTIRMAK
Bir şeyi açıkça söylemeyip üstü kapalı anlatmak, dolaylı anlatmak, ima etmek, ihsas etmek.
ALACALANMAK
Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.
APAZLAMAK
Avuçlamak. Gemi apazlama rüzgârla gitmek. Yelken rüzgârla dolup şişmek.
AKŞAMLAMAK
Bütün günü bir yerde veya bir işte geçirerek akşama erişmek, akşamı bulmak. Ay dolunay durumundan sonra geç doğmak. Akşamı bir yerde geçirmek.
AHİLİK
Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.
ANKARA
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkenti.
AĞRI
Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AKSARAY
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AKÇÖPLEME
Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi (Veratrum album).
ADIYAMAN
Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
ARABALIK
Garaj. Araba dolduracak miktarda olan.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.