Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dimi" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dimi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dimi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dimi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞEHİRİNGİDİMİ
DİMDİMİ
GADİMİ, GEDİMİ, KADİMİ
DİMİ
DİMİ
Sıkı dokunmuş bir tür pamuklu kumaş.
DİMDİMİ
Uzun kuyruklu, su kenarlarında dolaşan küçük bir kuş.
KADİMİ
Sürekli.
GADİMİ
Her zaman: Suçlu suçsuz gadimi bu çocuğu doğuyorsun.
GEDİMİ
Daima, her zaman: - Bu çocuk kiminen duruyor? - Gedimi benimnen duruyor.
ŞEHİRİNGİDİMİ
Salı günü.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EDİMLİ
Edimi olan.
STEREOVİSİON
1964'te Çekoslovakya'da mühendis Vladimir Novotny'nin geliştirdiği ve özel olarak hazırlanmış bir filmden görüntülüğe aynı görünçlüğün iki resminin yansıtılmasına, ucaylayıcı gözlükle bakılınca üçboyutlu tek bir resmin izlenmesine dayanan gözlüklü üçboyutlu televizyon.
STEREOSİL
Erkek üreme kanalının bir kısmını, özellikle epididimis bölgesini astarlayan yalancı tabakalı silindirik epitelin serbest yüzeyinde bulunan ve mikrovillüslerin birleşmesinden meydana gelen saçak şeklinde olan hareketsiz yapılar.
DUTAK
Tencere tutacağı. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Keser, destere, burgu gibi aygıtlar. Ona buna sataşan kişi. Yazıyı düzgün ve güzel yazmak için kâğıdın altına konulan kitap, mukavva gibi sert şeyler. Suçlu bir kimsenin affedilmesine sebep olacak şey: Babam bana kırgındı, yeni doğan çocuğumu yüz dutağı ettim de kendimi affettirdim. Bulaşık yıkama bezi. Sıcak kazan, tencere gibi yemek kaplarının kulplarından tutmaya yarayan tutacak, bez. Tutunacak dal, mec. güvence dutan üstüne gondum. Sıcak yemek kaplarını tutmaya yarayan bez parçası. Saban okunun elle tutulacak yeri, saban kulağı.
STEREOSİLYUM
Çok uzun, ünit zar biçiminde ve bazal cisimcik taşımadıklarından silyumdan çok mikrovillusa benzeyen hareketsiz sitoplazma çıkıntıları. Organizmada duktus epididimis kanalını çevreleyen yüksek prizmatik epitel hücrelerinin uçlarında yer alırlar.
ÖNESÜRÜŞ
Bir önermenin belli bir kişice belli bir anda belli bir savı dile getirmek amacıyla kullanılması edimi. Aynı bir önermeyle ayrı önesürüşler yapılabildiği gibi, ayrı önermelerle aynı savı dile getiren önesürüşler yapılabilir. Örn. 'Bu kitap kalındır' önermesi ayrı kitaplara ilişkin olabildiğinden, bu önerme ile ayrı önesürüşler yapılabilir. 2=3 ile 3=2 önermelerinin ise aynı savı dile getirdiği söylenebilir.
GAV
Tahıl tanelerinin kabuğu, kapçık. Ağaçlarda meydana gelen mantar, kav. Külle ateş karışımı. Adım: Beş gavda kendimi dışarı zor attım. Kırmızı toprak. Dedikodu, birini arkasından çekiştirme. Toprak kap, güveç. Eski türkçe kav: Çanak çömlek yapılan killi toprak. Killi toprak. Eski çakmaklarda fitil yerine kullanılan mantarlaşmış ağaç kökleri. (Erenköy, Aslanlı Kütahya; Gümüşhacıköy Amasya). Tabak. (Bölükbaşı Selim Kars). Kaşık. (Bölükbaşı Selim Kars).
İDİMİŞ
Gösterişli: Bu idimiş bir adam.
İÇBÜTÜNLÜK
Bir soru ya da görüşme çizinliğini oluşturan ve her biri konuyla doğrudan ilişkili olan soruların içgidiminin sağlanması ya da bir sıra düzenine sokulmasıyla elde edilen dizem.
EPİVAG
Sığırların bulaşıcı servikovajinitis ve epididimitisi.
EPİDİDİM
Epididimis.
EPİDİDİMİTİS
Epididimis yangısı.
SPERMATOSEL
Epididimis veya rete testisi oluşturan sperm kanallarında aşırı meni toplanmasına bağlı olarak gelişen kistik genişleme, gonosel, haya şişmesi.
GÖVERDİM
Yeni dikilen bağın filizlenmesi: Ahmet'in bağının bu sene dördüncü göverdimidir.
ORTAKSAMA
(Söz sanatı terimi). Karşımızdakine söz söylerken, yalnız onu ilgilendiren bir işe kendimizi de ortak gösterecek şekilde hitabetmemiz. Bir öğretmenin öğrencilere: Çalışmıyoruz, tembellik ediyoruz, sonra güçlük çekeriz demesi gibi. Kendi fikrimize ortak imiş gibi karşımızdakine söz söylememiz. Karşısındakine söz söylerken, yalnız onu ilgilendiren bir işe kendinizi de ortak gösterecek biçimde söz söyleme. Bir öğretmenin öğrencilere: "Çalışmıyoruz, tembellik ediyoruz, sonra güçlük çekeriz" demesi gibi. Kendi düşüncemize ortakmış gibi karşımızdakine söz söyleme.
EDİMSİZ
Edimi olmayan.
DİMİNUENDO
Müzik parçasının başında ">" işaretiyle gösterilen nota terimi. (diminue'ndo) Sesi gittikçe azaltarak (söylemek, çalmak).
EPİVAGİNİTS
Sığırların bulaşıcı servikovajinitis ve epididimitisi.
MEVLANA
". "Efendimiz" anlamında kullanılan bir isim. Hazret anlamında bir san.".
DARTMAK
Asılmak, abanmak. Uyuklamak. Çekmek, asılmak: Bu çocukların kulakları dartılmalı, yoksa uslanmazlar. Bir şeyi dengeye getirmek. Tartmak. Denemek için yoklamak: Kendimi bi darttım, baktım yıkılmıyom yürüdüm. El değirmeninde bir şey öğütmek. Eski türkçe tartmak: tartmak; ağır olmak. Çekmek. Esirgemek, menetmek, alıkoymak. Saklamak.