Kelimeler arşivinde; içinde "dine" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dine bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dine ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dine olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİPERGUANİDİNEMİ
MEZOTENDİNEUM, EYLEMESEYDİNE
YUKARIDİNEK, DİNERKÇİLİK, EDİNEBİLMEK
DİNEZİRMEK, EDİNEBİLME, İZZEDİNEVS, AŞAĞIDİNEK, DİNEBİLMEK, DİNEKSARAY
DİNEZİMEK, DİNELTMEK, HİRUDİNEA, DİNEBİLME, MUDDİNESS, TENDİNEUS
EVEDİNEN, KİRDİNEN, DİNETMEK, DİNENMEK, DİNENMEÇ, DİNELMEK, KOORDİNE
DİNERKİ, DİNELME, ERDİNER, DİNEMEK, DİNELÜK, DİNELEK
FODİNE, MEDİNE, DİNERİ, DİNEİN, GEDİNE, FADİNE, ENDİNE
DİNEN, DİNEP, DİNEK
DİNE
DİNE
Konaklama yeri.
MEZOTENDİNEUM
Kirişleri saran vagina synovialis tendinis'in, kirişe aynı zamanda damarları ve sinirleri götüren asıcı bağı.
DİNERKÇİLİK
Dinin ve din kurumlarının toplum yaşamının türlü kesimlerindeki yerini güçlendirmeyi amaçlayan toplumsal-ekonomik akım.
YUKARIDİNEK
Isparta ilinde, Şarkikaraağaç ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
EYLEMESEYDİNE
Yapmasaydın, olmasaydı anlamına.
DİNEKSARAY
Konya şehri, Dinek nahiyesine bağlı bir bölge.
DİNEZİMEK
Ateşi az gelen yemek yarı pişmiş halde kalmak.
EDİNEBİLMEK
Edinme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HİPERGUANİDİNEMİ
Kanda guanidinin aşırı miktarda bulunması.
EDİNEBİLME
Edinebilmek işi.
HİRUDİNEA
Sülükler.
DİNELTMEK
Ağaç, sırık gibi şeyleri dikmek. Herhangi bir şeyi dikey durdurmak. Ayağa kaldırmak, ayakta tutmak: Çocuğu bukadar ayakta dineltmek iyi değil. Meydana getirmek. Dikmek, dik tutmak.
AŞAĞIDİNEK
Isparta ilinde, Şarkikaraağaç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
İZZEDİNEVS
İzzetinefis.
DİNEBİLMEK
Dinme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİNEZİRMEK
Gözetlemek: Pencereden epey dinezirdim.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHDETMEK
Bir şeyi yapmak için kendi kendine söz vermek.
ARAYICI
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.
ARTİST
Güzel sanatlardan birini meslek edinen kimse, sanatçı, sanatkâr. Eğlence yerlerinde gösteri yapan kimse. Olduğundan başka türlü görünen, yapmacık ve abartılı davranan kimse.
AHZÜKABZ
Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.
ARABESK
Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü. Girişik bezeme.
AYIKMAK
Ayılmak, kendine gelmek, uyanmak, aklı başına gelmek.
ANT
Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
ASİMİLE
"Benzeşmek, kendine uydurmak" anlamındaki asimile etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz.
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AŞÇI
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.
ARANMAK
Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.
AYICI
Ayı oynatmayı iş edinen kimse.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
AVCI
Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).
AHİT
Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma, ant. Devir, zaman. Antlaşma.