İçinde DİNG geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ding" olan, toplam 52 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ding bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ding ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ding olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DİNGİNLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

HOLDİNGLEŞMEK

12 harfli kelimeler

HOLDİNGLEŞME, DİNGİLDEKLİK, DİNGİNLEŞMEK, DİNGDİNGKARA

11 harfli kelimeler

DİNGİNLEŞME, DİNGİNCİLİK, DİNGİLDEMEK, DİNGELEKLİK

10 harfli kelimeler

DALADİNGİR, DALADİNGİL, REDİNGOTLU

9 harfli kelimeler

DASDİNGİL, SHİELDİNG, DALDİNGİL, DİNGELMEK, ARADİNGİL, DİNGİLDEK, DİNGİNLİK

8 harfli kelimeler

DİDİNGEN, DİNGEDEK, DİNGELEK, DİNGİLLİ, DİNGARGA, DİNGESEK, DİNGABAK, ÖNDİNGİL, EMBEDİNG, REDİNGOT

7 harfli kelimeler

BİDİNGA, GADİNGA, DİNGENE, GADİNGE, KADİNGE, DİNGEDE, DİNGECİ, KODİNGE, DİNGALA, HOLDİNG, BİNDİNG

6 harfli kelimeler

DİNGEL, DİNGEÇ, DİNGİL, DİNGİÇ, DİNGİK, DİNGİN, PUDİNG

5 harfli kelimeler

DİNGA, DİNGE, DİNGİ

4 harfli kelimeler

DİNG

Bazı kelimelerin anlamları

DİNG

Bir şeyin birdenbire anlaşıldığını anlatır. Dink, pirinci kabuğundan ayırmada kullanılan dibek. Eski türkçe tin: değirmende dövme hazırlamakta kullanılan taş tekerlek. Değirmen; dövme bulgurun yapıldığı eski bir değirmen çeşidi. Soku.

DALADİNGİL

Yalnız, tek başına.

DİNGİNCİLİK

Tam bir gönül rahatlığı, tutkusuzluk içinde bütün arzulardan sıyrılmış olarak direnç göstermeden kendini Tanrı ibadetine vermeyi ve tanrısal ruh dinginliği kazanmayı amaçlayan dünya görüşü, sekincilik.

REDİNGOTLU

Redingot giymiş olan.

SHİELDİNG

Bir cihazın işlevinin veya veriminin, iç ve dış kaynaklı elektromanyetik alanlar tarafından olumsuz yönde etkilenmemesi için gerekli yerlerinin iletken bir madde ile kaplanması. Gitarlardaki elektromanyetik alanların birbirini etkileyerek istenmeyen gürültülere neden olmaması için elektronik aksamın ve manyetiklerin bulunduğu oyukların bakır folyo gibi iletken bir maddeyle kaplanması.

HOLDİNGLEŞME

Holding durumuna gelme.

HOLDİNGLEŞMEK

Holding durumuna gelmek.

DİNGİLDEMEK

Sallanmak, oynamak. Korkmak, kuşkulanmak.

DALADİNGİR

Bomboş, tamtakır.

DİNGİNLEŞME

Dinginleşmek durumu.

DİNGİNLEŞTİRMEK

Dingin duruma gelmesini sağlamak.

DİNGDİNGKARA

Kök tarafında tüylü yaprakları olan, kırmızı açan çiçekleri yavaş yavaş mavi ve mor renk alan, kökü iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir bitki.

DİNGİLDEKLİK

Dingildek olma durumu, dengesizlik.

DİNGİNLEŞMEK

Dingin duruma gelmek.

DASDİNGİL

Yapayalnız, işsiz güçsüz, başı boş. Hiç bir şeyi olmayan, bomboş: Elimizdekini avucumuzdakini aldı da bizi dasdingil koydu. Çırılçıplak, açık saçık.

DİNGELEKLİK

Hoppalık.

  -   -   -  

Anlamında DİNG bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DİNG geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİNGİLLİ

Dingili olan.

AKS

Dingil.

KUNDAK

Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.

KRANK

Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil. Sac, çinko, dökme demir, bakır vb. borunun yönünü değiştirmeye yarayan kıvrım.

GÖBEK

İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.

POYRA

Tekerleğin ortasındaki parmakların ve dingilin geçirildiği yuvarlak kısım, göbek.

KIRLANGIÇ

Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.

TIR

Genellikle uluslararası kara yolu taşımacılığında kullanılan, dingil sayısı fazla olan uzun kamyon.

AZI

Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.

EKSEN

Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Çizgi. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Dingil.

SAKİNLEŞMEK

Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak, dinginleşmek. Sıkıntısı, öfkesi ya da heyecanı geçmek.

TRANSMİSYON

Elektrikli taşıtlarda dingilin motora göre gerek dikey gerek yatay düzende hareket etmesini sağlayan organ.

DİNGİNLİK

Dingin olma durumu, durgunluk, sükûnet.

ATARAKSİYA

Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.

KAMPANA

Çan. Tekerleğin dingil üzerindeki fren mekanizması.

SAKİNLİK

Sakin olma durumu, durgunluk, sessizlik, dinginlik, sükûnet.

LANDO

Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş karşılıklı iki oturma sırası bulunan, üstü açılıp kapanabilen çift körüklü binek arabası.

SAKİNLEŞTİRMEK

Sakinleşmesini sağlamak, sessiz, dingin bir duruma getirmek.

KAĞNI

İki veya dört tekerlekli, dingili tekerlekle birlikte dönen öküz arabası.

MAZI

Servigillerden, yaprakları almaşık ve küçük pullar biçiminde, gövdesi düz olan, dipten dallanan bir süs bitkisi (Thuya). Kağnı ve arabalarda iki tekerleği birbirine bağlayan ağaç dingil. Hayvansal ve bitkisel asalakların bitkilerde oluşturduğu ur.