Kelimeler arşivi içinde; başında "dimi" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. dimi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dimi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dimi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİMİNUENDO, DİMİTLEMEK
DİMİÇUVAL
DİMİTCİ
DİMİLA
DİMİK, DİMİN, DİMİS, DİMİT
DİMİ
DİMİ
Sıkı dokunmuş bir tür pamuklu kumaş.
DİMİLA
Çok küçük parça.
DİMİNUENDO
Müzik parçasının başında ">" işaretiyle gösterilen nota terimi. (diminue'ndo) Sesi gittikçe azaltarak (söylemek, çalmak).
DİMİÇUVAL
Yan taraflarında tutamak yerleri olan uzun deve çuvalı. (Garip Senirkent Isparta).
DİMİN
Demin, biraz evvel. Demin, biraz önce. Demin.
DİMİK
Bir şeyin ucu, köşesi, sivri çıkıntısı. Helke, kova, bakraç gibi kapların kulpunun gövdeye bitiştiği yer. Çok az.
DİMİTLEMEK
Ölçmek.
DİMİS
Kat, tabaka.
DİMİT
Kötü. Zayıf, cılız. Fare ya da kuş kapanlarında yiyeceğin takıldığı yer.
DİMİTCİ
Din hizmetlerinde görevli kimse, hoca.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GADİMİ
Her zaman: Suçlu suçsuz gadimi bu çocuğu doğuyorsun.
GÖVERDİM
Yeni dikilen bağın filizlenmesi: Ahmet'in bağının bu sene dördüncü göverdimidir.
STEREOSİLYUM
Çok uzun, ünit zar biçiminde ve bazal cisimcik taşımadıklarından silyumdan çok mikrovillusa benzeyen hareketsiz sitoplazma çıkıntıları. Organizmada duktus epididimis kanalını çevreleyen yüksek prizmatik epitel hücrelerinin uçlarında yer alırlar.
İDİMİŞ
Gösterişli: Bu idimiş bir adam.
SPERMATOSEL
Epididimis veya rete testisi oluşturan sperm kanallarında aşırı meni toplanmasına bağlı olarak gelişen kistik genişleme, gonosel, haya şişmesi.
EDİMSİZ
Edimi olmayan.
ÖNESÜRÜŞ
Bir önermenin belli bir kişice belli bir anda belli bir savı dile getirmek amacıyla kullanılması edimi. Aynı bir önermeyle ayrı önesürüşler yapılabildiği gibi, ayrı önermelerle aynı savı dile getiren önesürüşler yapılabilir. Örn. 'Bu kitap kalındır' önermesi ayrı kitaplara ilişkin olabildiğinden, bu önerme ile ayrı önesürüşler yapılabilir. 2=3 ile 3=2 önermelerinin ise aynı savı dile getirdiği söylenebilir.
EPİVAG
Sığırların bulaşıcı servikovajinitis ve epididimitisi.
EPİDİDİMİTİS
Epididimis yangısı.
İÇBÜTÜNLÜK
Bir soru ya da görüşme çizinliğini oluşturan ve her biri konuyla doğrudan ilişkili olan soruların içgidiminin sağlanması ya da bir sıra düzenine sokulmasıyla elde edilen dizem.
GAV
Tahıl tanelerinin kabuğu, kapçık. Ağaçlarda meydana gelen mantar, kav. Külle ateş karışımı. Adım: Beş gavda kendimi dışarı zor attım. Kırmızı toprak. Dedikodu, birini arkasından çekiştirme. Toprak kap, güveç. Eski türkçe kav: Çanak çömlek yapılan killi toprak. Killi toprak. Eski çakmaklarda fitil yerine kullanılan mantarlaşmış ağaç kökleri. (Erenköy, Aslanlı Kütahya; Gümüşhacıköy Amasya). Tabak. (Bölükbaşı Selim Kars). Kaşık. (Bölükbaşı Selim Kars).
ORTAKSAMA
(Söz sanatı terimi). Karşımızdakine söz söylerken, yalnız onu ilgilendiren bir işe kendimizi de ortak gösterecek şekilde hitabetmemiz. Bir öğretmenin öğrencilere: Çalışmıyoruz, tembellik ediyoruz, sonra güçlük çekeriz demesi gibi. Kendi fikrimize ortak imiş gibi karşımızdakine söz söylememiz. Karşısındakine söz söylerken, yalnız onu ilgilendiren bir işe kendinizi de ortak gösterecek biçimde söz söyleme. Bir öğretmenin öğrencilere: "Çalışmıyoruz, tembellik ediyoruz, sonra güçlük çekeriz" demesi gibi. Kendi düşüncemize ortakmış gibi karşımızdakine söz söyleme.
STEREOSİL
Erkek üreme kanalının bir kısmını, özellikle epididimis bölgesini astarlayan yalancı tabakalı silindirik epitelin serbest yüzeyinde bulunan ve mikrovillüslerin birleşmesinden meydana gelen saçak şeklinde olan hareketsiz yapılar.
EPİDİDİM
Epididimis.
GEDİMİ
Daima, her zaman: - Bu çocuk kiminen duruyor? - Gedimi benimnen duruyor.
EDİMLİ
Edimi olan.
DUTAK
Tencere tutacağı. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Keser, destere, burgu gibi aygıtlar. Ona buna sataşan kişi. Yazıyı düzgün ve güzel yazmak için kâğıdın altına konulan kitap, mukavva gibi sert şeyler. Suçlu bir kimsenin affedilmesine sebep olacak şey: Babam bana kırgındı, yeni doğan çocuğumu yüz dutağı ettim de kendimi affettirdim. Bulaşık yıkama bezi. Sıcak kazan, tencere gibi yemek kaplarının kulplarından tutmaya yarayan tutacak, bez. Tutunacak dal, mec. güvence dutan üstüne gondum. Sıcak yemek kaplarını tutmaya yarayan bez parçası. Saban okunun elle tutulacak yeri, saban kulağı.
DARTMAK
Asılmak, abanmak. Uyuklamak. Çekmek, asılmak: Bu çocukların kulakları dartılmalı, yoksa uslanmazlar. Bir şeyi dengeye getirmek. Tartmak. Denemek için yoklamak: Kendimi bi darttım, baktım yıkılmıyom yürüdüm. El değirmeninde bir şey öğütmek. Eski türkçe tartmak: tartmak; ağır olmak. Çekmek. Esirgemek, menetmek, alıkoymak. Saklamak.
MEVLANA
". "Efendimiz" anlamında kullanılan bir isim. Hazret anlamında bir san.".
EPİVAGİNİTS
Sığırların bulaşıcı servikovajinitis ve epididimitisi.