Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dinç" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dinç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dinç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dinç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÖZERDİNÇ
DİPDİNÇ, PARDİNÇ, SERDİNÇ, SOYDİNÇ
AYDİNÇ, BADİNÇ, ERDİNÇ, ÖZDİNÇ
EDİNÇ
DİNÇ
DİNÇ
Gücü ve sağlık durumu yerinde, canlı, zinde, tendürüst, tüvana. Canlı, zinde bir biçimde.
SERDİNÇ
Başı dinç, sakin, rahat, huzurlu.
AYDİNÇ
Ay gibi dinç olan.
ÖZERDİNÇ
Özünden canlı, dinç olan erkek.
ÖZDİNÇ
Özü canlı olan kimse.
EDİNÇ
Edinilen şey veya şeyler, müktesebat.
BADİNÇ
Yeşil fasulye.
PARDİNÇ
Taze fasulye.
ERDİNÇ
Dinç, güçlü kimse.
SOYDİNÇ
Dinç ve güçlü soydan gelen kimse.
DİPDİNÇ
Çok sağlıklı, çok canlı.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİNÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜRE
Çiftleşmek isteyen kısrak veya dişi eşek. Kuvvetli, dinç. Çekingen, korkak, ürkek. Bir yaşından üç yaşına kadar olan tay.
GENÇ
Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.
ZİNDE
Dinç, canlı, diri, sağlam.
DİNÇLEŞMEK
Dinç duruma gelmek.
HUZUR
Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık, erinç. Ön, yan, kat, makam, yamaç. Bir yerde bulunma. Padişah katı.
TAZE
Bozulmamış, bayatlamamış olan. Kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı. Yeni, zamanı geçmemiş. Genç kadın. Dinç, yıpranmamış, yorulmamış.
GENÇLEŞTİRMEK
Yeniden gençliğine ve dinçliğine kavuşturmak. Bir kuruluşu genç üyelerle canlandırmak. Genç göstermek.
DİNCELMEK
Dinçleşmek.
ZİNDELİK
Dinçlilik, canlılık, sağlamlık.
TÜVANA
Kuvvetli, dinç, canlı.
DİĞREK
Dik: Diğrek dur. Sert, katı. Meyve ve sebzelerin sert, diri hali. İhtiyar olduğu halde dinç ve kuvvetli olan kişi. Ütülü, düzgün, gergin: Pantolonu diğrek değil.
TENDÜRÜST
Dinç, sağlam.
ACER
Yeni. Taze. Kuvvetli, gürbüz, dinç, iriyarı. Taze ot, yeşillik. Duyulmamış havadis, yeni haber: Size bir acerim var. Hiç sürülmemiş toprak. Ev yapılırken konan uzun direkler. Taze, yeni.
TAZELİK
Taze olma durumu, körpelik, taravet. Dinç, diri, canlı olma durumu.
DİNÇLİK
Dinç olma durumu, zindelik, mecal.
DİNÇLEŞME
Dinçleşmek işi.
GAİLESİZ
Gaile çıkarmayan. Gailesi olmayan, dertsiz, huzurlu, dinç.
TERÜTAZE
Çok taze, körpe. Dinç bir biçimde.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
DİNÇLENMEK
Dinç bir durum ve görünüm kazanmak.