Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dil" olan, toplam 83 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
NEOARSİKODİL
MÜTEBEDDİL, SARIKANDİL, KATİBİADİL, MİBEFRADİL, MİNOKSİDİL, YEDİKANDİL
KÖRKANDİL, KOSTANDİL, ÇALKANDİL, GÖKKANDİL, AHMETADİL, FUTKANDİL, PİRİBEDİL, TİRHANDİL, ESKİBEDİL
ŞEVKİDİL, NAKŞIDİL, ÖKSÜZDİL, DERYADİL, KERENDİL, KIZILDİL, İSKANDİL, KROKODİL
AZMİDİL, NAZIDİL, EHLİDİL, MÖTEDİL, MAVİDİL, KURUDİL, MUTEDİL, MÜBADİL, KABADİL, SUZİDİL, GERADİL, ÖZGÜDİL, YARIDİL, ABRODİL, SADEDİL
TEBDİL, BARDİL, TENDİL, ŞENDİL, KANDİL, MELDİL, BONDİL, MANDİL, ÜSTDİL, ÇENDİL, MENDİL, KONDİL, MUADİL, KINDİL, DENDİL, SERDİL, EDADİL, NURDİL, SAFDİL, GOSDİL, YANDİL, GANDİL, PEŞDİL
ÖZDİL, TEDİL, YEDİL, GİDİL, TADİL, AKDİL, ALDİL, ANDİL, AYDİL, BEDİL, BIDİL, DİDİL, ERDİL, FEDİL, FİDİL, GEDİL, GIDİL, İPDİL
EDİL, İDİL
DİL
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
KOSTANDİL
Köstendil.
PİRİBEDİL
Damar genişletici etkiye sahip dopamin agonisti sentetik ilaç.
YEDİKANDİL
Büyükayı da denilen yıldız takımı.
MİBEFRADİL
Tetralol türevi bir kalsiyum kanal kapatıcı ilaç.
NEOARSİKODİL
Sodyum metil arsenata verilen ad.
MİNOKSİDİL
Hücre zarı potasyum kanallarını açıp hücre içine potasyum iyonu girişini artırarak arteryollerin düz kaslarını gevşeten fakat venüller üzerinde genişletici etki yapmayan ilaç.
FUTKANDİL
(foot-candle) bk. lümen bölü metrekare.
GÖKKANDİL
Körkandil.
ÇALKANDİL
Balıkesir şehrinde, Durak nahiyesine bağlı bir bölge.
AHMETADİL
Ankara ili, Akyurt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
MÜTEBEDDİL
Değişen. Kararsız.
KÖRKANDİL
Aşırı derecede sarhoş, gökkandil.
TİRHANDİL
Yelken ve kürekle yürütülen ve genellikle Bodrum'a özgü dayanıklı ve zarif tekne türü.
SARIKANDİL
İncir kuşu.
KATİBİADİL
Noter.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
AÇIKLANMAK
Açıklama işi yapılmak, izah edilmek, ifşa edilmek.
ACEMCE
Farsça. Bu dille yazılmış olan.
ADİLLİK
Adil olma durumu.
ADİLEŞTİRMEK
Adileşmesine yol açmak.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
AFOROZLU
Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.
ADİLEŞME
Adileşmek durumu.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ADALETLİ
Adil.
AĞIRBAŞLILIK
Ağırbaşlı olma durumu, vakar, ciddilik, ciddiyet, vakurluk.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AHRAZ
Dilsiz (kimse). Sağır ve dilsiz (kimse).
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ADİLEŞTİRME
Adileştirmek işi.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.