Kelimeler arşivi içinde; başında "dim" olan, toplam 58 adet kelime bulunmaktadır. dim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİMETİLSÜLFOKSİT
DİMETİLGLİOKSİM
DİMASTİGAMOEBA
DİMETİLBENZEN
DİMERİZASYON
DİMETİLAMİN, DİMCİHLEMEK, DİMDİKLEMEĞ, DİMDİKLEMEK, DİMERKAPROL
DİMİTLEMEK, DİMİNUENDO
DİMBARMAK, DİMİÇUVAL, DİMORFİZM
DİMDORUK, DİMYAMAK, DİMORFİK
DİMİTCİ, DİMKİRİ, DİMYENİ, DİMENİT, DİMDİYH, DİMDİRİ, DİMDİMİ
DİMİLA, DİMNİD, DİMMİT, DİMMİK, DİMMER, DİMLİT, DİMBİT, DİMBİY, DİMDAL, DİMNİT, DİMORF, DİMDİG, DİMAĞI, DİMDİK, DİMRAH, DİMRİT, DİMECE, DİMEDE, DİMSEK, DİMYAT, DİMELÜ
DİMEN, DİMAĞ, DİMİT, DİMİS, DİMİN, DİMİK, DİMER, DİMEK
DİMİ, DİME, DİMA
DİM
DİM
Yeni yürümeye başlayan çocuğun ayakta durması, tay. Ayakta durma. Gevşek düğüm.
DİMİTLEMEK
Ölçmek.
DİMERİZASYON
Aynı polinükleotit iplikçik üzerinde (DNA) yan yana bulunan pirimidin bazları arasında özel bağların kurulması.
DİMERKAPROL
BAL.
DİMBARMAK
Şişmek, kabarmak: Elimin üstü dimbardı.
DİMETİLBENZEN
Ksilol.
DİMASTİGAMOEBA
Naegleria.
DİMORFİZM
Bir tür içinde iki farklı forma sahip olma durumu. Birbirinden farklı iki biçim gösterme veya iki biçimde bulunabilme niteliği, iki biçimlilik. Birbirinden farklı iki biçim gösterme veya iki biçimde bulunabilme özelliği.
DİMETİLGLİOKSİM
Nikel(II) için özgül bir çöktürücü.
DİMİÇUVAL
Yan taraflarında tutamak yerleri olan uzun deve çuvalı. (Garip Senirkent Isparta).
DİMETİLSÜLFOKSİT
Ağacın işlenmesi sırasında elde edilen, birçok madde için iyi bir çözücü ve nem çekici özelliğe sahip, ağrı kesici, yangı önleyici, mantarlar ve bakterilerin gelişmesini engelleyici etkileri olan bir madde.
DİMCİHLEMEK
Çimdiklemek, canını acıtmak.
DİMDİKLEMEĞ
Gagalamak.
DİMDİKLEMEK
Gagalamak. Didiklemek. Bir yiyeceğin kenarından yemek. Herhangi bir şeyi dimdik dikmek: Fidanları dimdikledik.
DİMİNUENDO
Müzik parçasının başında ">" işaretiyle gösterilen nota terimi. (diminue'ndo) Sesi gittikçe azaltarak (söylemek, çalmak).
DİMETİLAMİN
Enzimlerin aktivitesiyle balık kasındaki trimetilamin oksitten meydana gelen aminli bir bileşik.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASİTÖLÇER
Bir asidin özelliğini, konsantrasyon derecesini ölçmeye yarayan cihaz, asidimetre.
ÇAĞRICI
Çağırma işini yapan, çağırmak için giden kimse, davetçi. Mübaşir. Sahnede oyuncuları takdim eden kimse.
GİZLİ
Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
BAŞLANGIÇ
Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü. Ön söz, giriş, mukaddime.
AKTÜEL
Güncel. Edimsel.
LEBBEYK
"Buyurun efendim, emredin" anlamlarında bir seslenme sözü.
GABİN
Alışverişte satın alınan mala ödenen karşılığın, malın değerinden çok fazla olması, alışverişte hile yapma. Edimler arasında açık oransızlık.
EDİMSEL
Edim niteliğinde olan, gerçek olarak var olan, fiilî, aktüel, gizli ve tasarımlı karşıtı.
EDİMSİZ
Edimi olmayan.
AKTÜALİZM
Edimselcilik. Kuvveden fiile geçmiş olan hâl.
DİMYAT
Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. "Aşırı hırs göstererek elindekini de yitirmek" anlamındaki Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak deyiminde geçen bir söz.
BİLİNÇLİLİK
Bilinçli olma durumu, şuurluluk. Nesne, olay ve edimlere uyanık bulunma durumu, şuurluluk.
İVAZ
Ödün. Karşılık. Edim.
EDİMLİ
Edimi olan.
BAYRI
Çok eski zamanda var olmuş veya eskiden beri var olan, kadim.
AMEL
Yapılan iş, edim, fiil. İshal. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.
MIHLI
Mıhı olan. Dimdik, sabit. Mıhlanmış, mıhla tutturulmuş.
FİİLİYAT
İş olarak yapılanlar, edim, edimler, işler, gerçekleştirilen işler.
ÇİVİLEME
Çivilemek işi. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama). Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş.