DİM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dim" olan, toplam 58 adet kelime bulunmaktadır. dim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

DİMETİLSÜLFOKSİT

15 harfli kelimeler

DİMETİLGLİOKSİM

14 harfli kelimeler

DİMASTİGAMOEBA

13 harfli kelimeler

DİMETİLBENZEN

12 harfli kelimeler

DİMERİZASYON

11 harfli kelimeler

DİMETİLAMİN, DİMCİHLEMEK, DİMDİKLEMEĞ, DİMDİKLEMEK, DİMERKAPROL

10 harfli kelimeler

DİMİTLEMEK, DİMİNUENDO

9 harfli kelimeler

DİMBARMAK, DİMİÇUVAL, DİMORFİZM

8 harfli kelimeler

DİMDORUK, DİMYAMAK, DİMORFİK

7 harfli kelimeler

DİMİTCİ, DİMKİRİ, DİMYENİ, DİMENİT, DİMDİYH, DİMDİRİ, DİMDİMİ

6 harfli kelimeler

DİMİLA, DİMNİD, DİMMİT, DİMMİK, DİMMER, DİMLİT, DİMBİT, DİMBİY, DİMDAL, DİMNİT, DİMORF, DİMDİG, DİMAĞI, DİMDİK, DİMRAH, DİMRİT, DİMECE, DİMEDE, DİMSEK, DİMYAT, DİMELÜ

5 harfli kelimeler

DİMEN, DİMAĞ, DİMİT, DİMİS, DİMİN, DİMİK, DİMER, DİMEK

4 harfli kelimeler

DİMİ, DİME, DİMA

3 harfli kelimeler

DİM

Bazı kelimelerin anlamları

DİM

Yeni yürümeye başlayan çocuğun ayakta durması, tay. Ayakta durma. Gevşek düğüm.

DİMETİLGLİOKSİM

Nikel(II) için özgül bir çöktürücü.

DİMCİHLEMEK

Çimdiklemek, canını acıtmak.

DİMETİLAMİN

Enzimlerin aktivitesiyle balık kasındaki trimetilamin oksitten meydana gelen aminli bir bileşik.

DİMİNUENDO

Müzik parçasının başında ">" işaretiyle gösterilen nota terimi. (diminue'ndo) Sesi gittikçe azaltarak (söylemek, çalmak).

DİMERKAPROL

BAL.

DİMDİKLEMEK

Gagalamak. Didiklemek. Bir yiyeceğin kenarından yemek. Herhangi bir şeyi dimdik dikmek: Fidanları dimdikledik.

DİMETİLSÜLFOKSİT

Ağacın işlenmesi sırasında elde edilen, birçok madde için iyi bir çözücü ve nem çekici özelliğe sahip, ağrı kesici, yangı önleyici, mantarlar ve bakterilerin gelişmesini engelleyici etkileri olan bir madde.

DİMORFİZM

Bir tür içinde iki farklı forma sahip olma durumu. Birbirinden farklı iki biçim gösterme veya iki biçimde bulunabilme niteliği, iki biçimlilik. Birbirinden farklı iki biçim gösterme veya iki biçimde bulunabilme özelliği.

DİMİÇUVAL

Yan taraflarında tutamak yerleri olan uzun deve çuvalı. (Garip Senirkent Isparta).

DİMBARMAK

Şişmek, kabarmak: Elimin üstü dimbardı.

DİMDİKLEMEĞ

Gagalamak.

DİMERİZASYON

Aynı polinükleotit iplikçik üzerinde (DNA) yan yana bulunan pirimidin bazları arasında özel bağların kurulması.

DİMASTİGAMOEBA

Naegleria.

DİMETİLBENZEN

Ksilol.

DİMİTLEMEK

Ölçmek.

  -   -   -  

Anlamında DİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EDİMSİZ

Edimi olmayan.

MIHLI

Mıhı olan. Dimdik, sabit. Mıhlanmış, mıhla tutturulmuş.

DİMYAT

Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. "Aşırı hırs göstererek elindekini de yitirmek" anlamındaki Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak deyiminde geçen bir söz.

BAŞLANGIÇ

Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü. Ön söz, giriş, mukaddime.

EDİMLİ

Edimi olan.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

BİLİNÇLİLİK

Bilinçli olma durumu, şuurluluk. Nesne, olay ve edimlere uyanık bulunma durumu, şuurluluk.

EDİMSEL

Edim niteliğinde olan, gerçek olarak var olan, fiilî, aktüel, gizli ve tasarımlı karşıtı.

AKTÜALİZM

Edimselcilik. Kuvveden fiile geçmiş olan hâl.

ASİTÖLÇER

Bir asidin özelliğini, konsantrasyon derecesini ölçmeye yarayan cihaz, asidimetre.

FİİLİYAT

İş olarak yapılanlar, edim, edimler, işler, gerçekleştirilen işler.

ÇİVİLEME

Çivilemek işi. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama). Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş.

AMEL

Yapılan iş, edim, fiil. İshal. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.

BAYRI

Çok eski zamanda var olmuş veya eskiden beri var olan, kadim.

LEBBEYK

"Buyurun efendim, emredin" anlamlarında bir seslenme sözü.

GABİN

Alışverişte satın alınan mala ödenen karşılığın, malın değerinden çok fazla olması, alışverişte hile yapma. Edimler arasında açık oransızlık.

ÇAĞRICI

Çağırma işini yapan, çağırmak için giden kimse, davetçi. Mübaşir. Sahnede oyuncuları takdim eden kimse.

AKTÜEL

Güncel. Edimsel.

İVAZ

Ödün. Karşılık. Edim.

GİZLİ

Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.