Sonu DAĞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dağ" olan, toplam 78 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dağ ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dağ olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YUKARIALADAĞ, PUĞKARACADAĞ

11 harfli kelimeler

KUBBEMSİDAĞ, FISTIKLIDAĞ, ÇARIKBOZDAĞ, AŞAĞIALADAĞ

10 harfli kelimeler

PAMUKLUDAĞ, ÇİÇEKLİDAĞ, ÇATKÖSEDAĞ, KIZILCADAĞ

9 harfli kelimeler

ZEYTİNDAĞ, UĞURLUDAĞ, GÜRGENDAĞ, KULACADAĞ, KARACADAĞ

8 harfli kelimeler

YAYLADAĞ, GÖKÇEDAĞ, GÜLLÜDAĞ, YEŞİLDAĞ, HEKİMDAĞ, KANLIDAĞ, KIRIKDAĞ, TEKİNDAĞ, KIZILDAĞ, İSLAMDAĞ, PİŞKİDAĞ, YANIKDAĞ, SAMANDAĞ, SELVİDAĞ, YANARDAĞ, ALTINDAĞ, DEMİRDAĞ, TEKİRDAĞ, DALLIDAĞ, ALACADAĞ, BÜYÜKDAĞ

7 harfli kelimeler

YÜCEDAĞ, AKCADAĞ, KORUDAĞ, SIRADAĞ, KOCADAĞ, EMİRDAĞ, KAYADAĞ, KARADAĞ, ELMADAĞ, AKÇADAĞ, VELİDAĞ, DAYIDAĞ, BABADAĞ, ESENDAĞ

6 harfli kelimeler

ŞENDAĞ, ULUDAĞ, SELDAĞ, BEYDAĞ, ALADAĞ, PARDAĞ, DÜZDAĞ, GÖKDAĞ, ÇARDAĞ, NURDAĞ, KUZDAĞ, ILIDAĞ, KOLDAĞ, ARIDAĞ, BARDAĞ, BOZDAĞ, KANDAĞ

5 harfli kelimeler

ENDAĞ, ERDAĞ, KADAĞ, SADAĞ, AKDAĞ, ÖZDAĞ, OLDAĞ, OKDAĞ

4 harfli kelimeler

ADAĞ, ODAĞ

3 harfli kelimeler

DAĞ

Bazı kelimelerin anlamları

DAĞ

Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü. Büyük üzüntü, acı. Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan. İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümüne kızgın bir araçla yapılmış olan yanık.

KARACADAĞ

Bolu şehri, Gerede ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kırklareli ilinde, Demirköy belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Konya kenti, Kulu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa şehri, Karacadağ nahiyesine bağlı bir yer.

KUBBEMSİDAĞ

Daha çok granit yapılı eski yüksekliklerde görülen, tepesi yuvarlak dağ.

UĞURLUDAĞ

Çorum iline bağlı ilçelerden biri.

PUĞKARACADAĞ

İçel kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇARIKBOZDAĞ

Manisa ili, Alaşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

FISTIKLIDAĞ

Gaziantep şehrinde, Araban belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ÇİÇEKLİDAĞ

Ardahan ilinde, Hanak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KULACADAĞ

Samsun ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

PAMUKLUDAĞ

Erzurum ili, Pazaryolu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

GÜRGENDAĞ

Samsun kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon ili, Düzköy ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KIZILCADAĞ

Antalya ilinde, Kızılcadağ nahiyesine bağlı bir yer.

ÇATKÖSEDAĞ

Ağrı ilinde, Eleşkirt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

YUKARIALADAĞ

Ağrı kenti, Hamur ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

ZEYTİNDAĞ

İzmir ilinde, Zeytindağ nahiyesine bağlı bir yer.

AŞAĞIALADAĞ

Ağrı ili, Hamur ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında DAĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ALACALIK

Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.

ANEMON

Dağ lalesi.

ADAKSIZ

Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

ARGIT

Geçit, boğaz, dağ boğazı, derbent. Keklik tutmakta kullanılan, tahtadan kapanların yan taraflarına bağlanan ağaç parça.

ANIK

Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).

ALPİNİST

Dağcı.

ARJANTİN

Büyük bira bardağı.

ALPYILDIZI

Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum).

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ALPİNİZM

Dağcılık.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

AKLAN

Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.

AFAL

Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.

ADAKLI

Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.

ARKAÇ

Ağıl. Dağ sırtlarında davarların yatırıldığı düz, rüzgâr almayan kuytu yer.