DAĞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dağ" olan, toplam 144 adet kelime bulunmaktadır. dağ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dağ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DAĞÇİFTLİĞİKÖYÜ

14 harfli kelimeler

DAĞITILABİLMEK, DAĞITILIVERMEK

13 harfli kelimeler

DAĞDEMİRCİLER, DAĞITILABİLME, DAĞITILIVERME

12 harfli kelimeler

DAĞÇUKURÖREN, DAĞHACIYUSUF, DAĞILABİLMEK, DAĞILIVERMEK, DAĞINIKCILIK, DAĞITABİLMEK, DAĞITIMCILIK

11 harfli kelimeler

DAĞDAĞANCIK, DAĞDEMİRLER, DAĞILABİLME, DAĞILIVERME, DAĞIMLAŞMAK, DAĞITABİLME, DAĞITICILIK

10 harfli kelimeler

DAĞAHMETÇE, DAĞAKÇAKÖY, DAĞANLAMAK, DAĞBAKLASI, DAĞBELÖREN, DAĞDAGEZEN, DAĞDAĞASIZ, DAĞDEMİRLİ, DAĞDEVİREN, DAĞHACILAR, DAĞINIKLIK, DAĞIŞTAMAK, DAĞITILMAK, DAĞITIMEVİ

9 harfli kelimeler

DAĞALLAMA, DAĞALMASI, DAĞÇATAĞI, DAĞÇAYIRI, DAĞÇİÇEĞİ, DAĞDAĞACI, DAĞDAĞALI, DAĞDIRALI, DAĞESEMEN, DAĞEYMİRİ, DAĞGEÇİSİ, DAĞHOROZU, DAĞINIKCI, DAĞINIKÇA, DAĞITILMA, DAĞITIMCI, DAĞLANMAK, DAĞLATMAK

8 harfli kelimeler

DAĞALASI, DAĞALLIK, DAĞANCIK, DAĞARASI, DAĞARCIH, DAĞARCIK, DAĞARCUH, DAĞARCUK, DAĞARÇIK, DAĞARLAR, DAĞBAKAN, DAĞBELEN, DAĞCILAR, DAĞCILIK, DAĞDAGÜL, DAĞDAĞAN, DAĞDELEN, DAĞDELİK, DAĞDEMİR, DAĞETEĞİ, DAĞGÖREN, DAĞGÜNEY, DAĞILGAN, DAĞILMAK, DAĞIRŞAK, DAĞISTAN, DAĞITICI, DAĞITMAK, DAĞLAMAK, DAĞLANIŞ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

DAĞAĞAN, DAĞAĞZI, DAĞALAN, DAĞALTI, DAĞANAK, DAĞARDI, DAĞAŞAN, DAĞBAŞI, DAĞBELİ, DAĞÇATI, DAĞÇAYI, DAĞDAĞA, DAĞDAKİ, DAĞDERE, DAĞDİBİ, DAĞDÜŞÜ, DAĞDÜZÜ, DAĞGÜLÜ, DAĞILIM, DAĞILIŞ, DAĞILMA, DAĞILTI, DAĞINIH, DAĞINIK, DAĞINIM, DAĞINTI, DAĞITIK, DAĞITIM, DAĞITIŞ, DAĞITMA, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

DAĞACA, DAĞALA, DAĞBAĞ, DAĞBEK, DAĞCIL, DAĞDAÇ, DAĞDEL, DAĞEVİ, DAĞHAN, DAĞLIÇ, DAĞLIK

5 harfli kelimeler

DAĞAL, DAĞAM, DAĞAN, DAĞAR, DAĞAŞ, DAĞCA, DAĞCI, DAĞIL, DAĞIM, DAĞIN, DAĞLI

4 harfli kelimeler

DAĞA, DAĞI, DAĞİ

3 harfli kelimeler

DAĞ

Bazı kelimelerin anlamları

DAĞ

Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü. Büyük üzüntü, acı. Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan. İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümüne kızgın bir araçla yapılmış olan yanık.

DAĞITILABİLMEK

Dağıtılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAĞITABİLMEK

Dağıtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAĞÇUKURÖREN

Çankırı ilinde, Çerkeş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

DAĞILABİLMEK

Dağılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAĞITILIVERMEK

Çabucak dağıtılmak.

DAĞÇİFTLİĞİKÖYÜ

Kırşehir ili, Mucur belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

DAĞITIMCILIK

Dağıtımcının yaptığı iş.

DAĞDEMİRLER

Uşak ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

DAĞITILABİLME

Dağıtılabilmek işi.

DAĞITILIVERME

Dağıtılıvermek işi.

DAĞDAĞANCIK

Gaziantep kenti, Araban belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

DAĞHACIYUSUF

Manisa şehrinde, Alaşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

DAĞDEMİRCİLER

Bursa ili, Keles ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak ilinde, Gökçebey ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

DAĞILIVERMEK

Çabucak veya ansızın dağılmak.

DAĞINIKCILIK

Malın doğrudan doğruya tüketiciye bölüntülü olarak satılması.

  -   -   -  

Anlamında DAĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

ALPYILDIZI

Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum).

ANEMON

Dağ lalesi.

ALACALIK

Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.

ANIK

Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).

ARJANTİN

Büyük bira bardağı.

ALPİNİST

Dağcı.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ALPİNİZM

Dağcılık.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ARGIT

Geçit, boğaz, dağ boğazı, derbent. Keklik tutmakta kullanılan, tahtadan kapanların yan taraflarına bağlanan ağaç parça.

ADAKLI

Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.

AKLAN

Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.

AFAL

Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

ADAKSIZ

Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.

ARKAÇ

Ağıl. Dağ sırtlarında davarların yatırıldığı düz, rüzgâr almayan kuytu yer.