Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bars" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bars ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bars olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bars olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BÖRÜBARS
BAYBARS
AYBARS, İLBARS
TBARS
BARS
BARS
Arı oğulu. Kaplana benzeyen yırtıcı bir hayvan. Kedigillerden, genellikle Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, postu benekli, bazen de düz siyah, çevik, yırtıcı, etçil, memeli hayvan.
TBARS
Tiyobarbitürat reaktif maddeler.
BÖRÜBARS
Güçlü, kuvvetli kimse.
İLBARS
Ülkenini en güçlü kimsesi.
AYBARS
Ay gibi güzel ve temiz pars. Hun İmparatoru Attila'nın amcası.
BAYBARS
Zengin ve korkusuz kimse. Bir tür kaplan.
Bu bölümde tanımı içerisinde BARS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÖCÜKLÜ
Barsağında solucan olan.
İTİBARSIZCA
İtibarsız bir biçimde.
MARSAMA
Yaprakları nane gibi güzel kokulu olup bazı yemeklere konan bir bitki, barsama.
İTİBARSIZLAŞMAK
İtibarsız duruma gelmek, saygınlığını, değerini yitirmek.
BARSAH
Barsak.
BAĞARSIK
Bağırsak. Çorap ve başka örgülerdeki başlangıç. Bağırsak, barsak.
BÖCÜK
Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Bit. Kurt. Yılan. Barsak kurdu, solucan. Tazı. Kötü kadın. Dirilik, canlılık. Şans. Buzağı. Eski türkçe bög-cek: Böcek (Erzincan Merkez). Böcek. ET bög+cek. Böcek, bağırsak solucanı, parazit. Böcek.
BARSAK
Ekinlerin başak tutma zamanı: Bu sene barsak çok geç oldu. Kedilerin çiftleşme zamanı. Koyunlara dadanan zehirli bir böcek: Benim oğlanı dün köyde barsak sokmuş, ayran bekmezle kurtarıncaya kadar ne çektim. Ekinlerin başak verme zamanı.
KUMBARI
İçi temizlenmiş ince barsak kızartması. (Poyra Eskişehir) (kumbar) : (Çukurhisar Eskişehir).
KREDİSİZ
Kredisi olmayan. Güvenilmeyen, itibarsız.
LAKTAZ
Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi. Barsak öz suyunda laktozu glukoza çeviren enzim. İnce bağırsak ve pankreastan salgılanan ve süt şekerinin glikoz ve galaktoza parçalanmasında görev yapan enzim. Süt şekerini (laktoz) üzüm şekerine (glukoz) çeviren bir bağırsak enzimi. Süt şekerini (laktoz) üzüm şekerine (glikoz) çeviren ve bağırsakta bulunan bir enzim.
SAĞNAMAK
At sık sık atlamak. Sürgün olmak, barsak bozukmak. Yumak, makara ve benzerleri çözülmek, boşanmak. Kuş, su gibi fışkırtarak terslemek.
ARDALA
Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.
BOMBAR
İşkembe. Buğday tanelerine dadanan kara renkli bir böcek. Koyun ve benzerleri hayvanların kalın barsağı.
ŞİMBİL
Küçük ve kurnaz. Barsak kurdu. Kızarık, hasta göz.
SARHANAH
Sucuk doldurulan barsak.
GULDURAMAK
Açlıktan ya da üşümekten barsaklar ses çıkarmak, guruldamak.
İTİBARSIZLAŞTIRMA
İtibarsızlaştırmak işi.
İTİBARSIZLAŞMA
İtibarsızlaşmak işi.
İTİBARSIZLIK
İtibarsız, değersiz olma durumu.