Kelimeler arşivi içinde; başında "bars" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. bars ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bars ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bars olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BARSAMBA, BARSILIK, BARSIRIK
BARSAMA, BARSBEY
BARSAH, BARSAK, BARSAL, BARSAM, BARSAN, BARSIL, BARSUK
BARS
BARS
Arı oğulu. Kaplana benzeyen yırtıcı bir hayvan. Kedigillerden, genellikle Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, postu benekli, bazen de düz siyah, çevik, yırtıcı, etçil, memeli hayvan.
BARSILIK
Bağırsak.
BARSAMA
Güzel kokulu yaprakları yemeklere konulan, nane ve yaban kekiğinin ortak adı.
BARSAMBA
Geniş ve yeşil yapraklı, hoş kokulu bir çiçek.
BARSIRIK
Bağırsak.
BARSBEY
Yiğit, cesur bey.
BARSAM
Yüzgeçleri dikenli ve zehirli bir tür çarpan balığı (Trachinus vipera).
BARSAL
Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper.
BARSIL
Bağırsak.
BARSUK
Bağırsak.
BARSAN
Denizde yaşayan dikenli, zehirli bir balık.
BARSAK
Ekinlerin başak tutma zamanı: Bu sene barsak çok geç oldu. Kedilerin çiftleşme zamanı. Koyunlara dadanan zehirli bir böcek: Benim oğlanı dün köyde barsak sokmuş, ayran bekmezle kurtarıncaya kadar ne çektim. Ekinlerin başak verme zamanı.
BARSAH
Barsak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BARS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LAKTAZ
Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi. Barsak öz suyunda laktozu glukoza çeviren enzim. İnce bağırsak ve pankreastan salgılanan ve süt şekerinin glikoz ve galaktoza parçalanmasında görev yapan enzim. Süt şekerini (laktoz) üzüm şekerine (glukoz) çeviren bir bağırsak enzimi. Süt şekerini (laktoz) üzüm şekerine (glikoz) çeviren ve bağırsakta bulunan bir enzim.
BÖCÜK
Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Bit. Kurt. Yılan. Barsak kurdu, solucan. Tazı. Kötü kadın. Dirilik, canlılık. Şans. Buzağı. Eski türkçe bög-cek: Böcek (Erzincan Merkez). Böcek. ET bög+cek. Böcek, bağırsak solucanı, parazit. Böcek.
GULDURAMAK
Açlıktan ya da üşümekten barsaklar ses çıkarmak, guruldamak.
İTİBARSIZLAŞMAK
İtibarsız duruma gelmek, saygınlığını, değerini yitirmek.
İTİBARSIZLIK
İtibarsız, değersiz olma durumu.
YEYNİ
Hafif. Hafif, ağır olmayan. İtibarsz, ehemmiyetsiz. Kolay.
SARHANAH
Sucuk doldurulan barsak.
BÖCÜKLÜ
Barsağında solucan olan.
SAĞNAMAK
At sık sık atlamak. Sürgün olmak, barsak bozukmak. Yumak, makara ve benzerleri çözülmek, boşanmak. Kuş, su gibi fışkırtarak terslemek.
İTİBARSIZLAŞTIRMA
İtibarsızlaştırmak işi.
KUMBARI
İçi temizlenmiş ince barsak kızartması. (Poyra Eskişehir) (kumbar) : (Çukurhisar Eskişehir).
İTİBARSIZLAŞMA
İtibarsızlaşmak işi.
İTİBARSIZCA
İtibarsız bir biçimde.
KREDİSİZ
Kredisi olmayan. Güvenilmeyen, itibarsız.
BOMBAR
İşkembe. Buğday tanelerine dadanan kara renkli bir böcek. Koyun ve benzerleri hayvanların kalın barsağı.
MARSAMA
Yaprakları nane gibi güzel kokulu olup bazı yemeklere konan bir bitki, barsama.
VİCAH
Alay ederken kullanılan bir ünlem: Vicâh n'adan de kibarsın ya!.
ŞİMBİL
Küçük ve kurnaz. Barsak kurdu. Kızarık, hasta göz.
BAĞARSIK
Bağırsak. Çorap ve başka örgülerdeki başlangıç. Bağırsak, barsak.
ARDALA
Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.