Kelimeler arşivi içinde; başında "bart" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. bart ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bart ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bart olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BARTONELLİYAZİS
BARTONELLOZİS
BARTINLILIK
BARTILCI, BARTINLI
BARTLAK, BARTLEK, BARTMAN
BARTIK, BARTIL, BARTIN, BARTIŞ, BARTUN
BARTI, BARTU
BART
BART
Bağırtmak.
BARTONELLİYAZİS
Bartonellozis.
BARTI
Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise.
BARTU
Varlık, servet. Varılacak yer, mesafe.
BARTLEK
İlkbaharda tarlalarda kendiliğinden yetişen ve sarı çiçek açan yabani bir ot.
BARTLAK
Çocuğun önünü kirletmemesi için takılan önlük. Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak. Kadınların iş yaparken kullandıkları önlük. Genç kız ve kadınların kullandığı göğüslük, sutyen. İlkbaharda tarlalarda kendiliğinden yetişen ve sarı çiçek açan yabani bir ot. Bir yaşında manda. Suda yaşayan bir cins kuş. Dağ ve tarlalarda yaşayan bir av kuşu.
BARTILCI
Rüşvet alan.
BARTIŞ
Eşik.
BARTMAN
Merdiven.
BARTONELLOZİS
Bartonella cinsi organizmaların neden olduğu, özellikle Peru'daki Andean vadisinde, Ekvator ve Kolombiya'da insanlarda ve özellikle dalak çıkarılması sonrasında köpek ve kemiricilerde görülen, Oroya ateşi ve verruga peruana olmak üzere iki biçimi bulunan, Oroya ateşi biçimi akut şiddetli hemolitik anemiyle (Bartonella anemisi) belirgin ve son derece öldürücü, verruga peruana biçimi hiperpigmentli sınırlarla çevrili hemangiyom benzeri makulalardan oluşan iyicil deri kabarıklıklarıyla belirgin, Phlebotomus özellikle P. verrucarum türü kum sineklerinin vektörlük yaptığı Bartonella bacilliformis'in neden olduğu enfeksiyon, Carrion hastalığı.
BARTUN
Yiyen hayvanları öldürebilen zehirli bir ot.
BARTINLI
Bartın ilinden olan kimse.
BARTIK
Yufka ekmeği biçiminde yapılan bir çeşit tatlı. Meyve şurubu.
BARTINLILIK
Bartınlı olma durumu.
BARTIL
Yedirmelik, rüşvet. Haram yemez, ahlaklı (Kaman).
BARTIN
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Bu bölümde tanımı içerisinde BART geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİNDALLI
Çoğunlukla mor kadife üzerine sırma ile kabartma dal, yaprak ve çiçek işlenmiş giysi veya örtü.
ABARTILMA
Abartılmak işi.
ABARTISIZLIK
Abartısız olma durumu.
ABARTICILIK
Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.
ABARTMA
Abartmak işi.
BÜYÜLTMEK
Bir şeyi büyük duruma getirmek, büyütmek. Abartmak. Resim, harita vb.nin daha büyük örneğini yapmak.
ABARTMASIZ
Abartısız.
ABARTMALI
Abartılı.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABARTMACI
Abartıcı.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
AMASRA
Bartın iline bağlı ilçelerden biri.
ABARTIŞ
Abartma durumu.
ABARTMACILIK
Abartıcılık.
ARTİST
Güzel sanatlardan birini meslek edinen kimse, sanatçı, sanatkâr. Eğlence yerlerinde gösteri yapan kimse. Olduğundan başka türlü görünen, yapmacık ve abartılı davranan kimse.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABARTILMAK
Abartma işine konu olmak.