Kelimeler arşivi içinde; başında "bası" olan, toplam 60 adet kelime bulunmaktadır. bası ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bası ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bası olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BASIKLAŞTIRMAK
BASIKLAŞTIRMA
BASILABİLMEK
BASIKDIRMAK, BASILABİLME, BASIKTIRMAK, BASIKLAŞMAK, BASINÇLAMAK, BASINÇLANMA, BASINÇÖLÇER, BASINÇÖLÇÜM, BASINÇYAZAR, BASIGÖZETİR, BASIRGANMAK
BASIMCILIK, BASINDIRIK, BASINÇLAMA, BASIRILMAK, BASIRLAMAK, BASIVERMEK, BASIGÖZLER, BASIKLAŞMA
BASIVERME, BASICILIK, BASIÖLÇER, BASIKERTE
BASIKMAK, BASITMAK, BASIRMAK, BASIRLAR, BASIRILI, BASINMAK, BASIHMAH, BASINÇLI, BASIKLIK, BASINCAK, BASILMAK, BASILMIŞ, BASIMBAÇ, BASIMEVİ
BASILIŞ, BASIMCI, BASIRAK, BASIRLI, BASIRIK, BASICAK, BASILMA
BASILA, BASILI, BASIRA, BASIRI, BASINÇ, BASICI
BASIŞ, BASIC, BASIK, BASIN, BASIM, BASIH
BASI
BASI
Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.
BASINÇLANMA
Dalgıcın dipten yukarı çıkarken vurgun yemesini önlemek amacıyla uymak ve beklemek zorunda olduğu çıkış zamanı, aksuna. Vurgun yiyen bir dalgıcı iyileştirmek için içine girdiği basınç odasında yapay olarak daldığı derinliğe indirme ve uymak zorunda olduğu çıkış zamanını aynen uygulama, aksuna.
BASIGÖZETİR
Basınç denetleyici araç.
BASIKTIRMAK
Korkutmak, yıldırmak: Bu adam bütün köy halkını basıkdırdı. Sıkıştırmak, bastırmak.
BASIKLAŞTIRMA
Basıklaştırmak işi.
BASINÇÖLÇÜM
Açık hava basınç ölçülerini değerlendiren etkinlikler.
BASIKLAŞTIRMAK
Basık duruma getirmek.
BASIMCILIK
Basımcının yaptığı iş, basım, basmacılık, matbaacılık, tabaat.
BASIKDIRMAK
Yatıştırmak: Yangını epeyce basıkdırdık.
BASIKLAŞMAK
Basık bir duruma gelmek.
BASIRGANMAK
Uykuda korkup, sıçrayarak uyanmak.
BASILABİLME
Basılabilmek işi.
BASINÇYAZAR
Hava basıncını ölçen ve kaydeden alet, barograf.
BASINÇÖLÇER
Hava basıncını ölçerek yer yükseltilerini ve hava değişimlerini tespit etmek için kullanılan alet, barometre.
BASINÇLAMAK
Hava taşıtlarında, insan organizması için yeterli basınç düzeyini sağlamak veya ayarlamak.
BASILABİLMEK
Basılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BASI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALİSTİK
Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.
ATILIM
Atılma işi. Herhangi bir konuda ilerleme çabası. Hızla ilerleme, hamle, savlet. Sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan atılış, atak, hücum. İleri atılma.
BABALI
Babası olan. Zaman zaman sinir nöbeti geçiren.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
APLİK
Duvar şamdanı, duvar lambası.
AYAKÇIN
Dokuma tezgâhlarında atkı ipliklerini hareket ettirmek için ayakla basılan tahta ayaklık.
BABIALİ
Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
ANTİKATOT
Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
ARABALI
Arabası olan. Arabalı vapur.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ATMOSFER
Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.
ARABASIZ
Arabası olmayan. Araba olmaksızın.
ARSENİK
Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).
ARABASIZLIK
Arabasız olma durumu.
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.
ANTİMON
Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).
BABACIL
Babasını çok seven, babasına çok düşkün olan.
ANTİSİKLON
Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi.