İçinde BASS geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bass" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bass bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bass ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bass olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ABASSÖĞODENEME

12 harfli kelimeler

ABASSÖĞODENE

11 harfli kelimeler

BAŞMUBASSIR, BASSAKLAMAK, LİBASSIZLIK, MUBASSIRLIK

8 harfli kelimeler

MUBASSIR, LİBASSIZ

7 harfli kelimeler

ABASSÖĞ, BOBASSA

6 harfli kelimeler

BASSAK, BASSAT, BASSIK, BASSUK

5 harfli kelimeler

BASSO

4 harfli kelimeler

BASS

Bazı kelimelerin anlamları

BASS

Frekansı genellikle 200 Hz'den düşük kabul edilen ses.

LİBASSIZ

Giysisiz.

ABASSÖĞODENE

Korku, kuşku, coşku bildiren ünlem.

LİBASSIZLIK

Giysisizlik.

BAŞMUBASSIR

Gözetmenlerin başı olan kimse.

BOBASSA

Papatya.

BASSIK

Cılız, zayıf, boysuz.

BASSAK

Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele.

BASSUK

Cılız, zayıf, boysuz.

BASSO

En kalın erkek sesi. En kalın sesli orkestra çalgısı.

BASSAKLAMAK

Dövmek, hırpalamak.

BASSAT

Bazı bazı, tek tük.

ABASSÖĞ

Korku, kuşku, coşku bildiren ünlem.

ABASSÖĞODENEME

Korku, kuşku, coşku bildiren ünlem.

MUBASSIRLIK

Mubassırın yaptığı iş.

MUBASSIR

Okullarda öğrencilerin durumu ile ilgilenen ve düzeni sağlamakla görevli kimse.

  -   -   -  

Anlamında BASS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BASS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARİTON

Tenor ve bas arasındaki erkek sesi. Basso ile alto arasında ses veren, pistonlu bir ağız çalgısı türü.

GİYSİSİZ

Üzerine herhangi bir giysi giymemiş olan, elbisesiz, kıyafetsiz, esvapsız, libassız, urbasız.

AÇINIK

Kapantı veya fazla daraltı yapmaksızın dudakların ve ağız içinde dilin aldığı çeşitli durumlarda açık ağızla soluğun dışarıya verilmesinden meydana gelen seslere denir. Açınıklar sürelerine göre UZUN (Longue) ve KISA (Brève), dil ile damak arasındaki yolun genişliğine göre GENİŞ (Large: a, e, o, ö) ve DAR (Etroite: ı, i, u, ü), dudakların düz veya yuvarlak bir şekil aldıklarına göre DÜZ (Non - arrondi: a, e, ı, i,) ve YUVARLAK (Arrondie: o, ö, u, ü), ağzın arkasından veya biraz daha önden çıktıklarına göre de KALIN, ART veya ARTDAMAKSIL (Postérieure ou Vélaire: a, ı, o, u) ve İNCE, ÖN veya DAMAKSIL (Antérieure ou Palatale: e, i, ö, ü) diye ayrılır. Bundan başka acıraklar bazı dillerde YÜKSEK (Haute), ORTA (Moyenne), ALÇAK (Basse), AÇIK (Ouverte), KAPALI (Fermée), GERGİN (Tendue), SALKIN (Re-laehée), DÜZGÜLÜ (Normale), DÜZGÜSÜZ (Anormale), KESKİN (Aigue), AĞIR (Grave), DURU (Claire), PARLAK (Eclatante), KOYU (Sombre) ve DONUK (Terne) diye ele alınır.

SÜMSÜK

Sümsükgillerden, sivri gagalı, kısa bacaklı deniz kuşu (Sulabassana).. Uyuşuk davranan, miskin, aptal, mıymıntı, sünepe, pısırık kimse. Yumruk. Arsız, açgözlü, başkasının yediğinden isteyen. 1.Aptal, mıymıntı, sünepe. Açgözlü, gördüğünü isteyen, utanmaz. Aptal.

GİYSİSİZLİK

Giysisiz olma durumu, elbisesizlik, kıyafetsizlik, esvapsızlık, libassızlık, urbasızlık.

İLLİPE

Bassia latifolia yağı. Borneo mum yağı.