Kelimeler arşivinde; içinde "bata" olan, toplam 48 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bata bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bata ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bata olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARABATAKGİLLER
BATAKLIÇİFTLİK
ZIMBATAKIMI, YUKARIBATAK
BATAKÇILIK, BATABİLMEK, BOSÇABATAK, AŞAĞIBATAK, ALAMABATAK, KABATASLAK, GABATASLAK
BATABİLME, GUBATARLA, GARABATAH, KARABATAK, BATARYALI, YEREBATAN, BATAKHANE
BATAHLOH, BATAKKÖY, GÜNBATAN, SUBATAĞI, BATAKÇIL, TASBATAN, BATAKLIK
İSBATAN, MEZBATA, SUBATAN, ŞIRBATA, ŞİRBATA, BATAĞAN, BATAKLI, BATAHÇI, BATAKÇI, BARBATA, BATARYA, KABATAŞ, MAZBATA, NEBATAT, ARBATAN
RABATA, BOBATA, BABATA
BATAÇ, BATAR, BATAH, BATAK
BATA
BATA
Arapça kökenli battâl: Büyük, işe yaramaz (Erzincan Merkez). Bu yıl: Bâta yağış fazla oldu. Bu kere, bu kez: Bâta unumuz iyi üvündü.
KABATASLAK
Bir şeyin ayrıntılarına girmeden ana çizgilerini belirten.
GUBATARLA
Taşsız, otsuz, iyi topraklı tarla.
BATAKLIÇİFTLİK
Düzce ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KARABATAKGİLLER
Leyleksiler takımının, örnek hayvanı karabatak olan bir familyası.
BATABİLME
Batabilmek işi.
AŞAĞIBATAK
Kastamonu şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ALAMABATAK
Kastamonu ilinde, Taşköprü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
GABATASLAK
Kabataslak.
ZIMBATAKIMI
Saat direğini çıkarıp yerleştirmekte kullanılan araçlar. (Aksaray Niğde).
BOSÇABATAK
Karatavuk büyüklüğünde boz renkli bir av kuşu.
YUKARIBATAK
Kastamonu şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BATAKÇILIK
Batakçı olma durumu.
GARABATAH
Uzun gagalı bir kuş türü.
KARABATAK
Karabatakgillerden, balıkla beslenen, gagası uzun ve sivri, kara tüylü bir deniz kuşu (Phalacrocorax). Borcunu ödemeyen kimse.
BATABİLMEK
Batma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BATA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
ÇAMURCUK
Sazangillerden, sazandan küçük, eti tatsız bir göl ve bataklık balığı (Chrondrostoma nasus).
BATARYALI
Batarya ile güçlendirilmiş veya desteklenmiş. Batarya ile çalışan (radyo, telefon vb.).
BATAKÇIL
Bataklıkları seven, bataklıklarda yaşayan (bitki, hayvan).
ÇÖKELGE
Bataklık, su kenarı, balçık.
KARKARA
Uzun bacaklılardan, bataklık bölgelerde yaşayan, kışı sıcak ülkelerde geçiren, başı sorguçlu turna.
BATAKLIK
Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.
GÜNEŞSEL
Güneş'e ilişkin, Güneş'le ilgili. Güneş'le birlikte doğan, Güneş'le birlikte batan (gök cismi).
ÇÖKEK
Çukur yer. Bataklık, sazlık.
KIZILLIK
Kızıl olma durumu. Kızıl renkte yer. Güneş doğarken veya batarken oluşan hafif kızıl renk. Vücutta kızarmış yer, kızartı. Pudra, allık, düzgün.
KOVA
Genellikle su ve sulu şeyler taşımaya, kuyudan veya denizden su çekmeye yarayan üstünden kulplu kap. Bu kabın alacağı miktarda. Zodyak üzerinde Oğlak ile Balık arasında bulunan takımyıldızın adı. Futbolda çok gol yiyen (kaleci veya takım). Bataklıklarda yetişen bir tür saz, hasır otu.
METAN
Çürümekte olan karbonlu maddelerden çıkan, havada sarı bir alevle yanan, renksiz bir gaz, bataklık gazı (CH4).
İĞNELENMEK
İğneleme işi yapılmak veya iğneleme işine konu olmak. İğne batar gibi acı duyulmak.
AYNAZ
Bataklık. Köy oyunlarını yöneten kimse.
AKAÇLAMAK
Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.
FIRÇALAMAK
Temizlemek veya parlatmak için fırça ile sürtmek. Bir kimseyi çok azarlamak, fırça çekmek. Sık ve bataklık ormandan geçmek.
BUĞDAYCIL
Bataklık yerlerde, patates, pancar tarlalarında yaşayan göçücü bir kuş (Luscinia svecica cyanecula).
ÇULLUKGİLLER
Yağmur kuşlarının örnek hayvanı çulluk ve batak çulluğu olan alt familyası.
AZMAK
Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.
CIRLAK
Cırcır böceği. Hoşa gitmeyen, göze batan (renk).