Sonu BATI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "batı" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu batı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında batı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde batı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

GÜNEYBATI, KUZEYBATI, BÖRTÜBATI, GİDİPBATI

7 harfli kelimeler

ARABATI, TUMBATI

6 harfli kelimeler

GUBATI

4 harfli kelimeler

BATI

Bazı kelimelerin anlamları

BATI

Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika. Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp.

ARABATI

Derbeder, harabati.

BÖRTÜBATI

Pişmiş yemek. (Hacılar Güdül Ankara) Hayvanların ısırmalarını önlemek amacıyla ağız kesimlerine geçirilen aygıt. (Kemalpaşa İzmir; Terme-Son; Çerkezgüveyi Fatsa Ordu).

GUBATI

Biçimsiz, kaba, görgüsüz.

KUZEYBATI

Kuzeyle batı arasındaki yön.

GÜNEYBATI

Güneyle batı arasındaki yön.

TUMBATI

Dip, gidip de dönülemeyecek denli uzaklık için.

GİDİPBATI

Gidiyor anlamında kullanılır.

  -   -   -  

Anlamında BATI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BATI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

BATIRILMA

Batırılmak işi.

AKUPUNKTUR

Vücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılmış olan tedavi.

AVRUPALILIK

Çağdaş olma, düşünce ve davranışta Batı ölçülerinde bulunma.

BATILILAŞTIRMA

Batılılaştırmak işi, Garplılaştırma.

BOYALI

Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış. Yüzünü çok boyamış olan, makyajlı (kadın).

ALAFRANGA

Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).

BATAKÇI

Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse). Eline geçen parayı batıran (kimse).

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

BATIRMA

Batırmak işi.

BAROK

MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.

BANDIRMA

Bandırmak işi. İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılmış olan sucuk. Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.

BATILILAŞMA

Batılılaşmak işi, Garplılaşma.

BATIRILMAK

Batırma işine konu olmak. Yok edilmek.

BOYAMAK

Boya sürerek veya boyaya batırarak renk vermek. Azarlamak. Ağır söz söylemek, aşağılamak.

BANMAK

Katı bir şeyi sulu veya tuz, biber vb. toz durumundaki maddelerin içine batırıp çıkarmak, bandırmak.

BARON

Batı ülkelerinde vikont ile şövalye arasında soyluluk unvanı.

BALAT

Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan veya şarkı olarak okunan eser. Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü.

BANYO

Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.

ARAMİCE

Sami dillerinin batı lehçelerini içine alan ve milattan önceki dönemlerde kullanılmış olan ölü bir dil. Bu dille yazılmış olan.