BASA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "basa" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. basa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu basa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde basa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BASANSARNIÇ

10 harfli kelimeler

BASABİLMEK, BASAMAKSIZ, BASAKLAMAK

9 harfli kelimeler

BASAMAKSI, BASABİLME, BASAMAKLI, BASAKBAŞI, BASALAMAK

8 harfli kelimeler

BASAKSIZ, BASAMBAK, BASAMMAH, BASANCAK, BASALGAN, BASANGAÇ, BASAKKÖY

7 harfli kelimeler

BASANGA, BASANCI, BASABAS, BASANNA, BASARAK, BASARET, BASARIK, BASARNA, BASAMAH, BASALIK, BASALGA, BASALAK, BASAMAK, BASAKLI, BASACAK

6 harfli kelimeler

BASAMA, BASANA, BASARİ, BASARA

5 harfli kelimeler

BASAT, BASAÇ, BASAĞ, BASAR, BASAK, BASAL

4 harfli kelimeler

BASA

Bazı kelimelerin anlamları

BASA

Fazla, baskın, üstün: Yemeğe yağı kısa, tuzu basa koy. Arkasından, hemen sonra: Ahmedin izi basa ben de geldim. Fazla, üstün, baskın. Arka.

BASAKBAŞI

Merdiven başı.

BASABİLMEK

Basma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BASALAMAK

Çamaşırı suya basmak: Çamaşırı basaladım yukarı çıktım. Bir kaba konulan eşyayı üstünden bastırıp sıkıştırmak.

BASABİLME

Basabilmek işi.

BASAMAKSIZ

Basamağı olmayan. Basamak olmadan.

BASAMAKLI

Basamağı olan.

BASAMMAH

Basamak.

BASANCAK

Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. İnce ağaçtan yapılan kızak.

BASANSARNIÇ

Nevşehir kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BASAMAKSI

Basamağı andıran, basamağa benzeyen, basamak gibi.

BASAMBAK

Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele.

BASALGAN

Havası bunaltıcı, sıkıcı yer: Ahmet'in evi basalgandır.

BASAKLAMAK

Baskın yaparak yakalamak, üstüne çökmek: Ahmet eşkiyayı basakladı. Kadına, tecavüz etmek.

BASANGAÇ

Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. Buğday ambarına inmek için duvara konulan basamak taşı.

BASAKSIZ

Merdiveni olmayan.

  -   -   -  

Anlamında BASA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BASA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DERECE

Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

BİRLER

Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ilk sayının bulunduğu basamak.

AMFİTEATR

Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.

BRAHMAN

Hint kastlarında ilk basamak. Bu basamaktan olan kimse.

CEBERUT

Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.

BASMACI

Basma yapan ya da satan kimse. Bohça ile köylerde eşya satan kadın, bohçacı. Pamuklu, tülbent vb. üzerine kalıpla desen basan kimse.

AYAKLIK

Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

BÖLÜK

Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım. Hizip. Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik. On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı. Saç örgüsü.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

AYI

Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.

ÇİZELGE

Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.

AYAKÇAK

Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.

BANKET

Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.

BEDAYİ

Estetik yönü ağır basan güzellikler.

ALAVERE

Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.

BASKICI

İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse. Kısıtlayan. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse.

AMFİ

Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.

ÇÖZÜMLENMEK

Çözümleme işine konu olmak, analiz edilmek, tahlil edilmek. Onluk sayma düzeninde, sayılar basamak değerlerine ayrılarak yazılmak.

AŞAMA

Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.