Kelimeler arşivinde; içinde "bart" olan, toplam 72 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bart bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bart ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bart olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BARTONELLİYAZİS, HAEMOBARTONELLA
ABARTILABİLMEK
BARTONELLOZİS, ABARTILABİLME, KABARTIVERMEK, KABARTABİLMEK
ABARTMASIZCA, ABARTISIZLIK, ABARTABİLMEK, KABARTIVERME, ABARTMACILIK, KABARTABİLME, HERBARTÇILIK
ABARTISIZCA, ABARTABİLME, BARTINLILIK, ABARTICILIK
GABARTLAMA, CİLBARTMAK, ABARTMASIZ, KABARTLAMA, ABARTILMAK, KABARTMALI, OTKABARTAN
GABARTLAK, ÇIBARTMAK, KABARTLAK, CİBARTMAK, CIBARTMAK, KOBARTMAK, CIBARTMAH, ZIBARTMAK, AMBARTEPE, ABARTMALI, ABARTMACI, KABARTICI, KABARTILI, KABARTMAK, ABARTISIZ, ABARTILIŞ, ABARTILMA
OBARTICI, ABARTILI, OBARTMAK, ABARTICI, UBARTMAK, KABARTMA, ZIBARTMA, BARTINLI, ABARTMAK, BARTILCI
OBARTMA, KABARTI, ZABARTA, ABARTIŞ, ABARTMA, İSBARTA, ABARTIK, BARTMAN, BARTLEK, BARTLAK
KABART, BARTIN, BARTIL, BARTUN, BARTIŞ, BARTIK, ABARTI
BARTU, BARTI
BART
BART
Bağırtmak.
BARTONELLİYAZİS
Bartonellozis.
ABARTMACILIK
Abartıcılık.
HERBARTÇILIK
Herbart'ın ortaya koyduğu ruhbilim görüş ve yöntemlerini benimseyen akım.
KABARTABİLME
Kabartabilmek işi.
KABARTABİLMEK
Kabartma imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAEMOBARTONELLA
Rickettsiales takımında, Anaplasmataceae ailesinde bulunan bakteri cinsi.
ABARTILABİLMEK
Abartılma olasılığı veya olanağı bulunmak.
ABARTISIZCA
Abartısız bir biçimde.
ABARTISIZLIK
Abartısız olma durumu.
KABARTIVERMEK
Çabucak kabartmak.
KABARTIVERME
Kabartıverme işi.
ABARTABİLMEK
Bir şeyi olduğundan daha abartılı bir biçimde anlatma eğiliminde olmak.
ABARTILABİLME
Abartılabilmek durumu.
ABARTMASIZCA
Abartmasız bir biçimde.
BARTONELLOZİS
Bartonella cinsi organizmaların neden olduğu, özellikle Peru'daki Andean vadisinde, Ekvator ve Kolombiya'da insanlarda ve özellikle dalak çıkarılması sonrasında köpek ve kemiricilerde görülen, Oroya ateşi ve verruga peruana olmak üzere iki biçimi bulunan, Oroya ateşi biçimi akut şiddetli hemolitik anemiyle (Bartonella anemisi) belirgin ve son derece öldürücü, verruga peruana biçimi hiperpigmentli sınırlarla çevrili hemangiyom benzeri makulalardan oluşan iyicil deri kabarıklıklarıyla belirgin, Phlebotomus özellikle P. verrucarum türü kum sineklerinin vektörlük yaptığı Bartonella bacilliformis'in neden olduğu enfeksiyon, Carrion hastalığı.
Bu bölümde tanımı içerisinde BART geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABARTICILIK
Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.
ABARTILMA
Abartılmak işi.
ABARTMASIZ
Abartısız.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
ABARTILMAK
Abartma işine konu olmak.
BÜYÜLTMEK
Bir şeyi büyük duruma getirmek, büyütmek. Abartmak. Resim, harita vb.nin daha büyük örneğini yapmak.
BİNDALLI
Çoğunlukla mor kadife üzerine sırma ile kabartma dal, yaprak ve çiçek işlenmiş giysi veya örtü.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABARTMACI
Abartıcı.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
AMASRA
Bartın iline bağlı ilçelerden biri.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABARTIŞ
Abartma durumu.
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.
BÜYÜTMEK
Büyük duruma getirmek, genişletmek. Yetiştirmek, bakmak. Abartmak, mübalağa etmek.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
ARTİST
Güzel sanatlardan birini meslek edinen kimse, sanatçı, sanatkâr. Eğlence yerlerinde gösteri yapan kimse. Olduğundan başka türlü görünen, yapmacık ve abartılı davranan kimse.
ABARTMA
Abartmak işi.
ABARTMALI
Abartılı.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.