Sonu AZIK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "azık" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu azık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında azık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde azık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

DEMİRKAZIK, TATLIKAZIK

9 harfli kelimeler

EĞRİKAZIK

8 harfli kelimeler

ZIRHAZIK, ZINKAZIK, ZINĞAZIK, ZINGAZIK, ZINBAZIK, ZIMBAZIK, DIRKAZIK

7 harfli kelimeler

ZIMAZIK

5 harfli kelimeler

PAZIK, MAZIK, ZAZIK, GAZIK, YAZIK, KAZIK, HAZIK

4 harfli kelimeler

AZIK

Bazı kelimelerin anlamları

AZIK

Gereken yiyecek ve içecek şeyler, nevale.

ZIRHAZIK

Ağzına kadar dolu.

EĞRİKAZIK

İstardaki dokuma ipini gergin tutmağa yarayan araç. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

DIRKAZIK

Kutup yıldızı.

ZINGAZIK

Ağzına kadar dolu.

DEMİRKAZIK

Kutup Yıldızı.

GAZIK

Aksilik yapan kişi. Kazık.

ZINĞAZIK

Ağzına dek dolu.

ZINBAZIK

Hıncahınç, ağzına kadar.

ZAZIK

Tahta ranza.

ZIMAZIK

Hıncahınç, ağzına kadar.

ZIMBAZIK

Hıncahınç, ağzına kadar.

TATLIKAZIK

Şekerkamışı.

PAZIK

Pancar.

MAZIK

Kısa boylu, cüce. Camdan ya da taştan yapılmış bilye. Sığırın küçüğü, dana.

ZINKAZIK

Ağzına dek dolu.

  -   -   -  

Anlamında AZIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AZIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HAYIF

Haksızlık, insafsızlık. Acınma, üzülme. "Vah, heyhat, yazık" anlamlarında kullanılan bir söz.

AZIKLIK

Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler. Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin. Azık koymaya yarayan kap veya torba.

CAİZE

Şairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş. Yazıda bir sözün olduğu gibi tekrarlandığını göstermek için alt hizasına konulan tırnak biçimindeki noktalama işareti. Yol yiyeceği, azık.

KAKALAMAK

Kakmak. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Sürekli çekiştirmek, itmek, kakıp durmak. Kaka yapmak.

GEÇİRMEK

Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.

APLİKASYON

Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.

AZIKSIZLIK

Azıksız olma durumu.

GİNSENG

Çin, Japonya, Kore vb. Uzak Doğu ülkelerinde yetişen, geleneksel tedavilerde kullanılan, kazık köklü, otsu ve çok yıllık bir bitki (Panax ginseng).

GÖLGELİK

Gölge altında bulunan yer. Kazıkların ve belli kalınlıktaki dikmelerin üzerine bindirilmiş bir tür demir veya ahşap çardak, sayeban, pergola.

HEYHAT

"Yazık, ne yazık" anlamında kullanılan bir söz.

BESİN

Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.

EFSUS

Yazık, eyvah.

BALYOZ

Taş kırma, kazık çakma, duvar yıkma vb. işlerde kullanılan, çok iri, ağır çekiç, varyos.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

DİKEÇ

Bağ çubuğu dikmek için delik açmaya yarayan demir. Kazık, sırık, ağaç çubuk.

ACINMAK

Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.

DALYAN

Deniz, göl ve ırmakların kıyılara yakın yerlerinde ağ ve kazıklarla oluşturulan, büyük balık avlama yeri.

GÜNAH

Dinî bakımdan suç sayılan iş veya davranış, vebal. Kabahat, hafif suç. Acımaya yol açacak kötü davranış, yazık. Sorumluluk, vebal.

HAYFA

"Eyvah, yazık, heyhat" anlamlarında kullanılan bir söz.

ÇAKILI

Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş. Çakılmış, bir şeye bağlı. Yeri değişmez, sabit.