İçinde AZIN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "azın" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde azın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu azın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında azın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

TEKNEKAZINTISI

11 harfli kelimeler

AZINISANMAK, KAZINDIRMAK

10 harfli kelimeler

AZINLIKLAR, KAZINTISIZ, YAZINCILIK

9 harfli kelimeler

ZINKAZINK, DAZINKIRI, AZINSIMAK, KAZINTILI, ZINGAZINK

8 harfli kelimeler

YAĞAZINA, YAZINERİ, YAZINLAR, YAZINMAK, HAZINLIK, GAZINMAK, KAZINMAK, YAZINSAL

7 harfli kelimeler

AZINLIK, KAZINMA, YAZINTI, KAZINTI, YAZINCI, KAZINIK, HARAZIN, GAZINTI

6 harfli kelimeler

KAZINÇ, AZINTI, GAZINÇ

5 harfli kelimeler

AZINI, AZINA, MAZIN, YAZIN, HAZIN

4 harfli kelimeler

AZIN

Bazı kelimelerin anlamları

AZIN

(Eş anlamlısı: minimum):Verilen bir durum için elde edilebilecek en küçük değer. Biraz, hafifçe.

DAZINKIRI

Pejmürde kıyafetli, eski püskü, yırtık elbiseli kişi.

YAZINERİ

Yazınla uğraşan, yazın yapıtları veren sanatçı; yazın sanatçısı.

ZINGAZINK

Ağzına kadar dolu. Ağzına dek dolu.

AZINSIMAK

Az görmek. Az bulmak, yetersiz görmek.

YAĞAZINA

Tersine.

KAZINDIRMAK

Zevksiz, sürekli çalgı çalmak. Başı ustura ile kazımak.

KAZINTILI

Kazıntısı olan (kâğıt, yazı).

YAZINLAR

(geniş anlamiyle) Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi.

AZINLIKLAR

Bir ülke nüfusunun çoğunluğu içinde sayı bakımından az; soy, dil ya da din bakımlarından ayrımlı; ancak, yasalar önünde aynı yurttaşlık hakları olan topluluklar.

ZINKAZINK

Hıncahınç, ağzına kadar.

KAZINTISIZ

Kazıntısı olmayan.

YAZINCILIK

Edebiyatçılık.

TEKNEKAZINTISI

Ana ve babaların yaşlılığında olan en son çocukları.

AZINISANMAK

Az görmek.

YAZINMAK

Kendi altına sermek: Dokuduğumuz halıyı satmadık, gendimiz yazındık. Kenidisi için yazmak, istinsah etmek, kopya etmek.

  -   -   -  

Anlamında AZIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AZIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARYANİZM

IV. yüzyılda Arius adlı bir papazın kurduğu ve Hristiyan inanışının tersine olarak İsa'nın tanrılığını inkâr eden mezhep.

BAŞLIK

Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

BOĞUŞMAK

Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek. Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak. Mücadele etmek.

AZLIK

Az olma durumu. Azınlık.

CAMBAZLIK

Cambazın işi ya da mesleği, akrobatlık, akrobasi. Kurnazlık, düzenbazlık, hilecilik. At alıp satma veya yetiştirme işi.

BAŞPAPAZLIK

Başpapaz olma durumu. Başpapazın sorumluluğunda olan bölge. Başpapazın yaptığı iş.

BALİSTİK

Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ASİMİLASYON

Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.

AKBAŞ

Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.

BOZUK

Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

BADEMCİK

Boğazın iki yanında birer tane bulunan, badem biçimindeki organ.

ASMAK

Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

AMONYAK

Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3). İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.

AYVAZLIK

Ayvazın görevi.

BOĞAZLAMAK

Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek. Gaddarca, kan dökerek öldürmek.

ALAGEYİK

Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).

BASIÖLÇER

Buharın veya herhangi bir gazın bulunduğu kabın iç yüzeyine yaptığı basıncı belirleyen alet, manometre. Akışkanların basıncını ölçen araç.

BAZAL

Bazı çok olan (tuz). Bazın özelliklerini taşıyan (madde).