Kelimeler arşivi içinde; başında "ana" olan, toplam 222 adet kelime bulunmaktadır. ana ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ana ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ana olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ANAYASALLAŞTIRMAK
ANAYASALLAŞTIRMA
ANAPLASMATACEAE, ANAPLAZMODASTAT
ANARŞİSTLEŞMEK, ANAYASALLAŞMAK
ANAHTARLITOKA, ANARŞİSTLEŞME, ANAYASALLAŞMA
ANAHTARAĞASI, ANAHTARCILIK, ANAKENTLEŞME, ANALAŞTIRMAK, ANALİSLATMAK, ANANASGİLLER, ANAPİYESMATA, ANAPLAZMOZİS, ANAYASACILIK, ANAYÖNETİLEN
ANAERKİLLİK, ANAFORCULUK, ANAFORLAMAK, ANAHTARLAMA, ANAKREONTİK, ANALAŞTIRMA, ANALİSLAMAK, ANALİZCİLİK, ANAMALCILIK, ANANESİZLİK, ANARŞİSTLİK, ANASANLILIK, ANASOYLULUK, ANASTOMOZİS, ANAYERLİLİK
ANABOLİZMA, ANAÇLAŞMAK, ANAFİLAKSİ, ANAFORLAMA, ANAHTARLIK, ANAKRONİZM, ANALIKIZLI, ANALİSTLİK, ANAMNESTİK, ANANECİLİK, ANAPİYESMA, ANAPLASTİK, ANAPOLİTİK, ANAPOLİZİS
ANAÇLAŞMA, ANADOLULU, ANAEROBİK, ANAFORDAN, ANAHTARCI, ANAHTARLI, ANAKLAMAK, ANAKRONİK, ANALEPTİK, ANALERJİK, ANALJEZİK, ANAPARACI, ANAPLASMA, ANARIBERİ, ANASINIFI, ANASIZLIK, ANASONSUZ, ANASTATİK, ANASTOMOZ, ANASULTAN, ANAŞTALIĞ, ANATLAMAK, ANATOKSİN, ANATOMİCİ, ANATOMİST, ANATOSİZM, ANAYASACI, ANAYÖNLER
ANAERKİL, ANAFORCU, ANAFORLU, ANAİKLİM, ANAKADIN, ANAKODOS, ANAKONDA, ANAKOYAK, ANALAMAK, ANALİTİK, ANALİZCİ, ANALİZÖR, ANALJEZİ, ANALOJİK, ANAMALCI, ANAMETAL, ANAMEYLİ, ANAMGARI, ANAMNEZİ, ANANESİZ, ANAOKULU, ANAÖRNEK, ANAPINAR, ANAPLAZİ, ANARBERİ, ANARBETİ, ANARŞİST, ANARŞİZM, ANARURAK, ANASARKA, Devamını Oku »»
ANAÇLIK, ANADOLU, ANAERKİ, ANAGRAM, ANAHTAR, ANAKAYA, ANAKDAR, ANAKDER, ANAKENT, ANAKTAR, ANALİST, ANALMAK, ANALOGİ, ANALOJİ, ANAMELİ, ANAMEME, ANAMNEZ, ANANECİ, ANANEVİ, ANANGİL, ANANMAK, ANAPARA, ANARGÜL, ANARLAK, ANARŞİK, ANARŞİT, ANARTRİ, ANASAAT, ANAŞMAK, ANATANA, Devamını Oku »»
ANACIK, ANACIL, ANADUT, ANAFOR, ANAKAT, ANAKIZ, ANAKÖY, ANALIG, ANALIH, ANALIK, ANALİM, ANALİS, ANALİT, ANALİZ, ANALOG, ANALOH, ANALUH, ANALUK, ANAMAH, ANAMAK, ANAMAL, ANAMAS, ANAMUR, ANANAS, ANANAT, ANANIN, ANANMA, ANAPÇİ, ANAPNÖ, ANARAT, Devamını Oku »»
ANACA, ANALI, ANANA, ANANE, ANAPA, ANARA, ANARI, ANARU, ANASU, ANATE, ANATI
ANAÇ, ANAK, ANAL, ANAR, ANAŞ, ANAT, ANAV, ANAY, ANAZ
ANA
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
ANAHTARAĞASI
Hasoda örgütünde hasodanın güvenlik işlerinden sorumlu olan görevli.
ANAYASALLAŞMAK
Yürürlükte olan anayasaya uygun duruma gelmek.
ANARŞİSTLEŞMEK
Anarşist özelliği taşımak.
ANAKENTLEŞME
Bir ülkede, anakentlerin çoğalması ve alabildiğine büyümesi olayının, kentleşme deviniminin başlıca özelliği durumuna gelmesi.
ANAYASALLAŞMA
Anayasallaşmak durumu.
ANAHTARLITOKA
Tırpan tokası. (Yenikent Aksaray Niğde).
ANAPLASMATACEAE
Riketsiya takımında bulunan, çeşitli omurgalıların alyuvarları içerisinde ve plazmasında parazitlenen, gimzayla boyalı preparatlarda kırmızımsı mor renkte cisimler biçiminde görülen bir bakteri ailesi. Etkenler doğal olarak geviş getirenlerde bulunmakta ve eklem bacaklı vektörler tarafından taşınmaktadır. Sığır, geyik, kuş ve kedilerde hastalığa neden olurlar. Bu ailede Aegyptianella, Anaplasma, Eperythrozoon ve Haemobartonella cinsleri bulunmaktadır.
ANAYASALLAŞTIRMA
Anayasallaştırmak işi.
ANALAŞTIRMAK
Annedeki özellikleri kazandırmak.
ANANASGİLLER
Bir çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen ve örneği ananas olan bitki familyası.
ANARŞİSTLEŞME
Anarşistleşmek durumu.
ANAHTARCILIK
Anahtarcının yaptığı iş.
ANAYASALLAŞTIRMAK
Yürürlükte olan anayasaya uygun duruma getirmek.
ANAPLAZMODASTAT
Hayvanlarda anaplazmozisin kontrolünde kullanılan kimyasal maddelerden herhangi biri.
ANALİSLATMAK
Yumuşatmak, gevşetmek, ıslatmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAKLIK
Adak adanan yer. Adak olarak ayrılmış (hayvan).
ACCELERANDO
Gittikçe hızlanarak.
ACAYİPLEŞMEK
Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ACAYİPLEŞTİRMEK
Yadırganacak bir duruma getirmek.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AÇIKLAYAN
Açıklanan.
AÇKICI
Açkı yapan kimse, perdahçı. Anahtarcı.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.