ANE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ane" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. ane ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ane ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ane olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ANESTEZİYOLOJİK

14 harfli kelimeler

ANESTETİZASYON, ANEVRİZMEKTOMİ, ANESTEZİYOLOJİ

13 harfli kelimeler

ANEVRİZMORAFİ, ANESTEZİYOLOG

10 harfli kelimeler

ANESTETİZE, ANENSEFALİ, ANESTEZİST, ANEMOMETRE

9 harfli kelimeler

ANEMOFİLİ, ANESTETİK, ANESTEZİK, ANEVRİZMA

8 harfli kelimeler

ANEKOJEN, ANERBERİ, ANERBETİ, ANESTEZİ

7 harfli kelimeler

ANELDEN, ANEKOİK, ANEKDOT, ANEROİT, ANEHDER, ANEDMEK, ANEDDER

6 harfli kelimeler

ANEŞİM, ANERJİ, ANENET, ANEMON, ANEMİK, ANETİK

5 harfli kelimeler

ANEYŞ, ANEMİ, ANELE

4 harfli kelimeler

ANEŞ, ANEM, ANEÇ, ANEY

3 harfli kelimeler

ANE

Bazı kelimelerin anlamları

ANE

Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Anne. Hane, ev.

ANEMOMETRE

Yelölçer.

ANESTEZİYOLOJİ

Anestezi bilimi.

ANESTEZİK

Eter, kloroform gibi uyuşturma özelliği olan. Anestetik.

ANEVRİZMA

Bir atardamarın bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme.

ANEVRİZMEKTOMİ

Anevrizma keseciğinin çıkarılması, kesilmesi.

ANESTEZİST

Anestezi uzmanı.

ANENSEFALİ

Beynin bulunmaması. Beynin bulunmaması biçiminde görülen yavru gelişim anomalisi. Tam biçimine seyrek olarak rastlanır, genellikle medulla oblongata ve orta beyin gelişimi vardır.

ANEVRİZMORAFİ

Bir anevrizmaya dikiş koyma işlemi.

ANESTETİK

Anestezi meydana getiren, anestezi oluşturucu ilaç, uyartıya karşı hissiz kılan, duyarsız, anestezik. Anestezi uyandıran, uyuşturucu, anesteziyle ilgili olan.

ANESTEZİYOLOG

Anestezi bilimci.

ANESTEZİYOLOJİK

Anestezi bilimsel.

ANEKOJEN

Ultrasonografik terminolojide sıvı gibi hiçbir yansıma olmayan yapılarda görülen siyah renkteki görüntü, anekoik.

ANESTETİZASYON

Uyuşturma. Anestezi uygulaması.

ANESTETİZE

Anestezik etkisi altında bırakma ve bir canlıda anestezi oluşturma.

ANEMOFİLİ

Rüzgâr yoluyla meydana gelen tozlaşma. Anemogami.

  -   -   -  

Anlamında ANE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALAKARGA

Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.

AKLİYE

Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.

ALTIPATLAR

Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

AKILLICA

Akla yakın, doğru, makul. (akıllı'ca) Akla yakın, doğru bir biçimde, akıllıcasına, akilane.

ALTILIK

Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş. Düzinenin yarısı. Altı tane alabilen.

ALTMIŞLIK

İçinde altmış tane bulunan. Altmış yaşında olan veya görünen.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

AKASYA

Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AKTİF

Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

ALTILI

Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.

ALÜVYON

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.

ALDATMA

Aldatmak işi, deside, al, hıyanet.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

ALA

Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ADET

Sayı. Tane.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ALÇAKÇA

Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.