Kelimeler arşivinde; içinde "ang" olan, toplam 786 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ang bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ang ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ang olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ALAFRANGALAŞTIRMA, TOPRAKKAZANGİLLER, YUKARIİHSANGAZİLİ
KANGRENLEŞTİRMEK, KIRLANGIÇKUYRUĞU, SİNEKKAPANGİLLER, AŞAĞIİHSANGAZİLİ, HACIALİPALANGASI, KARPOSPORANGİYUM, LENFANGİYOSARKOM, MAKROSPORANGİYUM, MANGALİTSADOMUZU, METROLENFANGİTİS, MİKROSPORANGİYUM, TANGİERHASTALIĞI
ALAFRANGALAŞMAK, KANGRENLEŞTİRME, KIRLANGIÇGİLLER, AĞAÇKAKANGİLLER, GANGLİYONÖRİTİS, GANGLİYOSİDOZİS, HÜRREMPALANGASI, LENFANGİYEKTAZİ, MAYOSPORANGİYUM, MEGASPORANGİYUM, PARASPORANGİYUM, PIRANGADIVERMEK, SANGUİNİKOLİYAZ
ALAFRANGACILIK, ALAFRANGALAŞMA, ANGAJMANSIZLIK, GERGEDANGİLLER, PATLICANGİLLER, TAŞKIRANGİLLER, YELKOVANGİLLER, AGANGLİYONOZİS, BOZBOĞANGİLLER, DANGALAKLAŞMAK, GANGALAZLAŞMAK, GANGLİYOSİTLER, HİPOGANGLİOZİS, LENFANGİYOGRAM, SALYANGOZDELGİ, SANGUİNİVORLUK, SIRTANTANGILIÇ, YELKOVANGİLİER
KANGRENLEŞMEK, KANGURUGİLLER, PAPAĞANGİLLER, PELİKANGİLLER, SIRTLANGİLLER, ALAMANGUMPİLİ, ÇAĞLAYANGEDİK, ÇANGAZILANMAK, DANGALAFISDİT, DANGALAFISTIK, DANGALAFISTİK, DANGALAKLAŞMA, ERGUVANGİLLER, FANGİRİFİNGİL, GANGLİYONİTİS, GANGLİYONÖROM, ISIRGANGİLLER, KANGALTEKKESİ, PARAGANGLİYON, POSTGANGLİYON, SİYALOANGİTİS, STRANGULASYON, SUSATANGİLLER, TAVŞANGÖLGESİ, TELANGİEKTAZİ
ALAFRANGALIK, ANGARYACILIK, KANGALLANMAK, KANGRENLEŞME, MARANGOZHANE, PİYANGOCULUK, ŞANGIRDATMAK, TANGIRDATMAK, TAVŞANGİLLER, ZANGIRDATMAK, AGANGLİYONİK, AGANGLİYOZİS, DANGALAFIŞTI, DANGILIKIRMA, DIGANGÖMBESİ, FALANGEKTOMİ, FLAMANGİLLER, GAMETANGİYUM, GANGALLATMAH, GANGALLATMAK, HANGIRDAŞMAK, KANGALDİKENİ, SANGUİNİCOLA, SEROSANGİNÖZ, ŞEYTANGELİNİ, TELANGİYOZİS, TRİANGULARİS, YANGIRDATMAK
ALAFRANGACI, ANGAJMANSIZ, ANGLİKANİZM, ANGLOSAKSON, ASLANGİLLER, BANGIRDAMAK, BANGLADEŞLİ, CİHANGİRANE, CİHANGİRLİK, ÇANGIRDAMAK, DANGALAKLIK, DANGIRDAMAK, GANGSTERLİK, HARRANGÜRRA, HODANGİLLER, İNSANGİLLER, KANGALLAMAK, KANGALLANMA, MARANGOZLUK, PERMANGANAT, SAZANGİLLER, SIÇANGİLLER, ŞANGIRDAMAK, ŞANGIRDATMA, TANGIRDAMAK, TANGIRDATMA, YANGILANMAK, ZANGIRDAMAK, ZANGIRDATMA, ALDANGIÇLIK, Devamını Oku »»
ANGAJMANLI, ÇANGIRDAMA, DANGALAKÇA, PALANGASIZ, SANGILAMAK, ŞANGIRDAMA, TANGIRDAMA, TANGIRTILI, UTANGAÇLIK, YANGILANMA, ZANGIRDAMA, ALAFIRANGA, ALAFURANGA, BANGBASİLİ, BANGIRDAMA, BANGIRDMAK, BITDANGILI, CANGALAMAK, CIRTDANGAZ, DANGIRAMAK, DANGIRDAMA, DESTANGELE, DEVELANGIR, ENDANGİTİS, FIRTLANGIÇ, GALKANGAZI, GANGIRTMAK, GAPLANGAYA, GARTLANGAZ, GAŞANGALAK, Devamını Oku »»
ALAFRANGA, ANGARYACI, BAŞLANGIÇ, GANGLİYON, İHSANGAZİ, KANGRENLİ, KIRLANGIÇ, MANGIRSIZ, ORANGUTAN, ORHANGAZİ, OSMANGAZİ, PALANGALI, PATLANGAÇ, PIRLANGIÇ, PİYANGOCU, PİYANGOLU, PRANGASIZ, SALYANGOZ, SANGILAMA, ZANGOÇLUK, ALANGÖREN, ALANGÜLLÜ, ANGALAMAK, ASLANGAZİ, BANGIRMAK, BANGLAMAK, BAŞLANGEÇ, BATLANGAÇ, BATLANGIÇ, BATLANGOZ, Devamını Oku »»
ALDANGIÇ, ANGAJMAN, ANGLİKAN, ANGLOFİL, ANGOLALI, ANGSTRÖM, ANGUTLUK, ATLANGIÇ, AVANGART, BUMERANG, CİHANGİR, ÇANGIRTI, DANGADAK, DANGALAK, GANGSTER, HERHANGİ, MANGANEZ, MANGANİN, MANGIRLI, MARANGOZ, NİŞANGEÇ, PRANGALI, SALANGAN, SANGILIK, SUPANGLE, ŞANGIRTI, TANGIRTI, YANGINCI, YANGISIZ, ZANGIRTI, Devamını Oku »»
ANGARYA, HANGİSİ, KANGREN, KANGURU, LALANGA, LANGIRT, LANGUST, PALANGA, PİYANGO, TARANGA, USANGIN, UTANGAÇ, UTANGAN, YANGILI, ABANGES, ALANGÖZ, ANANGİL, ANGAARE, ANGABAK, ANGALAK, AVANGOÇ, BANGACI, BANTANG, BASANGA, BAŞANGI, CALANGU, CANGAMA, CANGAME, CANGAZA, CARANGİ, Devamını Oku »»
ANGAJE, ANGORA, ANGUDİ, CANGIL, ÇANGAL, FANGRİ, HANGAR, KANGAL, LANGUR, MANGAL, MANGAN, MANGIR, MANGİZ, PRANGA, YANGIN, ZANGOÇ, ALANGU, BANGIŞ, BANGİR, CANGAL, CANGUR, CANGÜL, CANGÜN, CANGÜR, ÇANGIR, DALANG, DANGAL, DANGAZ, DANGIR, FANGIT, Devamını Oku »»
ANGIÇ, ANGIN, ANGUT, HANGİ, MANGA, MANGO, SANGI, TANGO, YANGI, ANGAÇ, ANGAK, BANGA, BANGO, BANGU, CANGA, CANGI, CANGU, ÇANGA, ÇANGI, ÇANGU, DANGA, DANGE, DANGİ, DANGO, DANGÜ, GANGA, HANGI, KANGE, KANGI, LANGA, Devamını Oku »»
DANG, GANG, ANGA, ÇANG, KANG, ŞANG
ANG
ANG
İki tarla arasındaki sınır, set şeklindeki ayrıntı. Ahmak, sersem, akılsız, dangalak, angıt. Bülbül büyüklüğünde, sarı renkli bir ilkbahar kuşu, çalıkuşu.
AŞAĞIİHSANGAZİLİ
Kırıkkale ilinde, Delice ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
TOPRAKKAZANGİLLER
Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımının, yalın dişliler (Simplicidentata) alt takımının, sıçanımsılar (Myomorpha) bölümünden, yapılan tıknaz ve kuyrukları küt, gözleri ve kulakları küçük, yaşayışları köstebeğe benzeyen türlere sahip bir familya.
SİNEKKAPANGİLLER
Sıcak ve ılıman bölgelerde, özellikle bataklıklarda böcekle beslenen bitkileri içine alan bir bitki familyası. Omurgalı hayvanlardan çeşitli ötücü kuşları içine alan bir kuş familyası.
ALAFRANGALAŞTIRMA
Alafrangalaştırmak işi.
YUKARIİHSANGAZİLİ
Yozgat kenti, Salmanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
LENFANGİYOSARKOM
Lenf damarı endotelinden köken alan, evcil hayvanlarda ender görülen, yaygın metastazlar oluşturabilen kötücül tümör, kötücül lenfanjiyoendotelyom.
KARPOSPORANGİYUM
Karpospor meydana getiren kırmızı alglerde döllenmeden sonra oluşan sporangiyum. Bu yapıdan sporofit oluşur. Karpospor meydana getiren kırmızı alglerde döllenmeden sonra oluşan sporangiyum.
TANGİERHASTALIĞI
Plazma lipoproteinlerinden alfa-lipoproteinin yokluğu, kolesterol esterlerinin tüm retiküloendoteliyal dokularda depolanması ve bademciklerin büyük ve portakal sarısı renkte olmasıyla belirgin hastalık.
MİKROSPORANGİYUM
Mikrosporlar kapsayan sporangiyum. Polen kesesi.
MANGALİTSADOMUZU
Ana vatanı Macaristan olan, son yıllarda Avrupa'da da bulunan, domuz eti ve domuz yağı üreticileri için oldukça fazla tercih edilen, strese ve hastalılara karşı dayanıklı, sağlıklı yapıda, güçlü bacak ve toynakları bulunan, deri yapısı kalın ve tüylü bu sayede hava koşullarından korunması kolay olan, çeşitli renk varyetelerine sahip (sarımsı-beyaz veya kırmızı) domuz ırkı.
KANGRENLEŞTİRMEK
Kangren durumunun ortaya çıkmasına sebep olmak.
METROLENFANGİTİS
Döl yatağı lenf damarlarının yangısı.
KIRLANGIÇKUYRUĞU
Hayvanın kulağını delerek yapılmış olan işaret.
MAKROSPORANGİYUM
Megaspor meydana getiren sporangiyum, megasporangiyum.
HACIALİPALANGASI
Erzincan ili, Çatalarmut bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANG geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AHMAKÇA
Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AĞIZLI
Ağzı herhangi bir biçimde olan.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ADENİT
Ak kan bezi yangısı.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ABECE
Alfabe. Başlangıç.
AKBALIK
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AKKEFAL
Sazangillerden bir cins tatlı su balığı (Alburnus).
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
AĞRI
Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.