Kelimeler arşivinde; içinde "ane" olan, toplam 749 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ane bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ane ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ane olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
EFSANELEŞTİRİLMEK
EFSANELEŞTİRİLME, DENİZKESTANELERİ, TABAKHANETAHTASI
ANESTEZİYOLOJİK, EFSANELEŞTİRMEK, KIRAATHANECİLİK, TECAHÜLÜARİFANE, DİVANELEŞTİRMEK, TALİMHANECİBAŞI
ANESTEZİYOLOJİ, DENİZKESTANESİ, KUMARHANECİLİK, KÜTÜPHANECİLİK, ANESTETİZASYON, ANEVRİZMEKTOMİ, DİVANELEŞTİRME, EFSANELEŞTİRME, GÜMÜŞHANELİLİK, HARTMANELLOZİS, HİDRANENSEFALİ, KAHVEHANECİLİK, KURUMLUPERVANE, MELANEFİDROZİS, MEROANENSEFALİ, PARANEOPLASTİK, TEKHANELİKALEM
DERSHANECİLİK, METANETSİZLİK, ANESTEZİYOLOG, ANEVRİZMORAFİ, BİRAHANECİLİK, İSLAMHANELERİ, KESTANEDERESİ, KESTANEKABAĞI, KESTANEPINARI, MARSIVANEŞEĞİ, METANEFRİDYUM
AMELİYATHANE, ÇAYHANECİLİK, DİVANELEŞMEK, EFSANELEŞMEK, FOTOĞRAFHANE, KESTANECİLİK, KIRAATHANECİ, KONSOLOSHANE, MARANGOZHANE, MERDANELEMEK, MEYHANECİLİK, MİNNETTARANE, MUVAKKİTHANE, MÜCELLİTHANE, MÜHENDİSHANE, MÜRETTİPHANE, PEYGAMBERANE, PİSKOPOSHANE, SIRMAKEŞHANE, TAHAFFUZHANE, TENEFFÜSHANE, TIMARHANELİK, CEPHANECİLİK, FANEROGAMLAR, GÜNEYKESTANE, HÜRMETKARANE, KARHANELİLER, KESTANEALANI, KESTANEPINAR, KESTANERENGİ, Devamını Oku »»
ANANESİZLİK, BİTİRİMHANE, BULAŞIKHANE, CANSİPARANE, CİHANGİRANE, ÇAMAŞIRHANE, ÇENGÜÇEGANE, DİVANELEŞME, EFSANELEŞME, EMANETÇİLİK, HUMBARAHANE, KAHVEHANECİ, KALAVRAHANE, KİREMİTHANE, KULUÇKAHANE, KUMARHANECİ, KUMBARAHANE, KÜTÜPHANECİ, LANETLENMEK, LAUBALİYANE, MERDANELEME, MEVLEVİHANE, MİSAFİRHANE, MUAYENEHANE, MUZAFFERANE, NEKAHETHANE, NEZARETHANE, PEHLİVANANE, SEFARETHANE, SPONTANEİZM, Devamını Oku »»
ABDESTHANE, ANANECİLİK, ANEMOMETRE, ANESTEZİST, BİRAHANECİ, CAMBAZHANE, DEFTERHANE, DERSHANECİ, DOKUMAHANE, ENSTANTANE, GÜDERİHANE, HALVETHANE, HANEDANLIK, HIYANETLİK, İBADETHANE, İMALATHANE, İMARETHANE, KESTANECİK, KIRAATHANE, LANETLEMEK, LANETLENME, MAHPUSHANE, MANTARHANE, MEHTERHANE, METANETSİZ, MİSKİNHANE, NAKKARHANE, PATRİKHANE, PERVANESİZ, PEYNİRHANE, Devamını Oku »»
ANEVRİZMA, BAHANESİZ, BALIKHANE, BARUTHANE, BASMAHANE, BATAKHANE, BEKARHANE, BENDEHANE, BIÇKIHANE, BÖCEKHANE, CEPHANECİ, ÇALGIHANE, ÇAYHANECİ, ÇEKİÇHANE, ÇELİKHANE, ÇİFTEHANE, DERVİŞANE, DİKİMHANE, DİVANELİK, DİVANHANE, DOĞUMHANE, DÖKÜMHANE, FAKİRHANE, FETVAHANE, FİŞEKHANE, GUSÜLHANE, GÜMÜŞHANE, HADDEHANE, HAHAMHANE, HANEFİLİK, Devamını Oku »»
ANANESİZ, ANESTEZİ, BAHANELİ, BESİHANE, BİRAHANE, BOYAHANE, BOZAHANE, CAHİLANE, CANİYANE, CESURANE, ÇİLEHANE, DARPHANE, DERSHANE, EFSANELİ, EFSANEVİ, EMANETÇİ, EMANETEN, FAKİRANE, FATİHANE, GAFİLANE, HABANERA, HAKİMANE, HALİSANE, HAVANELİ, İBLİSANE, İNEKHANE, İPEKHANE, MAHİRANE, MANGANEZ, MASUMANE, Devamını Oku »»
ADİLANE, AKİLANE, AMİRANE, AMİYANE, ANANECİ, ANANEVİ, ANEKDOT, ANEROİT, ARİFANE, BALHANE, BERHANE, BUZHANE, CEPHANE, ÇAYHANE, DİYANET, DOSTANE, EDİBANE, FERHANE, FETTANE, GAZHANE, HANEDAN, HANELİK, HANENDE, HASTANE, HIYANET, İSTİANE, KALHANE, KEHANET, KERHANE, KESTANE, Devamını Oku »»
ANEMİK, ANEMON, AŞHANE, BAHANE, CANEVİ, DİVANE, ECZANE, EFSANE, EMANET, FLANEL, HANEFİ, HANELİ, İHANET, İLANEN, KANEPE, KEMANE, KUŞANE, MANEVİ, MESANE, MEYANE, NANELİ, NİŞANE, PLANET, ŞAHANE, TANELİ, TERANE, VİRANE, ZAMANE, AĞANER, AHANEK, Devamını Oku »»
ANANE, ANELE, ANEMİ, HANEK, LANET, MANEJ, MANEN, PANEL, SANEM, TANEN, ABANE, AHANE, ANEYŞ, AŞANE, AVANE, CANEL, CANER, CANET, ÇANES, EBANE, ENANE, GANEL, GANET, HANEV, HANEY, KANEL, KANER, SANER, ŞAANE, ŞANER, Devamını Oku »»
DANE, HANE, İANE, NANE, TANE, ANEÇ, ANEM, ANEŞ, ANEY, CANE, GANE, KANE, MANE, YANE
ANE
ANE
Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Anne. Hane, ev.
TABAKHANETAHTASI
Dabakların üzerinde deri kazıdıkları tahta. (Yalvaç Isparta).
ANESTETİZASYON
Uyuşturma. Anestezi uygulaması.
KUMARHANECİLİK
Kumarhanecinin yaptığı iş.
EFSANELEŞTİRMEK
Efsane durumuna getirmek.
KIRAATHANECİLİK
Kıraathanecinin yaptığı iş.
KÜTÜPHANECİLİK
Kitaplık görevlisinin işi, bibliyotekçilik. Kitaplık bilimi.
TALİMHANECİBAŞI
Yeniçeri ocağında, talimhanelerde komutanlık ve öğretmenlikle görevli bulunan 5. sağ bölüğün komutanı.
EFSANELEŞTİRİLME
Efsaneleştirilmek işi.
EFSANELEŞTİRİLMEK
Efsane niteliği kazandırılmak.
DİVANELEŞTİRMEK
Divane duruma getirmek.
ANESTEZİYOLOJİK
Anestezi bilimsel.
TECAHÜLÜARİFANE
Tecahülüarif.
DENİZKESTANESİ
Hareket edebilen dikenlerle örtülü, yuvarlak kalker kabuklu, derisi dikenlilerden bir yumuşakça (Echinus esculentus).
DENİZKESTANELERİ
Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (Deuterostomia) filumunun, derisi dikenliler (Echinodermata) alt filumundan, küre, yürek ya da disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plâkların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denen özel bir çene sistemleri görülen, bayağı denizkestanesi (Echinus esculentus) türü ve sidaris (Cidaris) cinsi iyi bilinen bir sınıf. Derisi dikenliler (Echinodermata) şubesinden, küre, yürek veya disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plakların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denilen özel bir çene sistemleri görülen bir sınıf. (Echinoidea), iyi bilinirler.
ANESTEZİYOLOJİ
Anestezi bilimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADET
Sayı. Tane.
AKLİYE
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ALTILIK
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş. Düzinenin yarısı. Altı tane alabilen.
AKILLICA
Akla yakın, doğru, makul. (akıllı'ca) Akla yakın, doğru bir biçimde, akıllıcasına, akilane.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
ALTMIŞLIK
İçinde altmış tane bulunan. Altmış yaşında olan veya görünen.
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
ALTIPATLAR
Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
ALAKARGA
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.
ALDATMA
Aldatmak işi, deside, al, hıyanet.
ALÇAKÇA
Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
ACIMASIZCA
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.
ALTILI
Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.