Kelimeler arşivi içinde; başında "aka" olan, toplam 144 adet kelime bulunmaktadır. aka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AKANTAMEBİYOZİS, AKANTOSEFALOZİS, AKARODERMATİTİS
AKARYAKITÇILIK
AKANTOKERATOZ, AKANTOSEFALAN, AKANTOSEFALOZ, AKANTOSEFALÖZ, AKANTOSİTOZİS, AKARSUBİLGİSİ
AKADEMİCİLİK, AKARİDİYAZİS, AKARYAKITLAR
AKADEMİSYEN, AKANTOLİZİS, AKANTOMETRA, AKANTOSEFAL, AKAROLOJİST, AKAROTOKSİK, AKARYAKITÇI, AKATALEPTİK
AKAÇLATMAK, AKADEMİSEL, AKALLİYYET, AKANYILDIZ, AKARİNOZİS, AKAULESENT
AKABBACIK, AKABİLMEK, AKAÇLAMAK, AKAÇLATMA, AKADEMİCİ, AKAMBİCİK, AKANTELLA, AKANTOLİZ, AKANTOSİT, AKANTOTİK, AKANTOZİS, AKAPSÜLER, AKARDİYUS, AKARİOZİS, AKAROFOBİ, AKAROLOJİ, AKARYAKIT
AKABACIK, AKABİLME, AKABİNDE, AKAÇLAMA, AKADEMİK, AKAKDAMI, AKALAZYA, AKANTOİD, AKARALIK, AKARBAŞI, AKARCALI, AKARDERE, AKARISTA, AKARİDAN, AKARİSİT, AKARTMAK, AKARTUNA, AKARTÜRK, AKATARSİ, AKATEKSİ
AKABBAĞ, AKABBAK, AKADEMİ, AKALTAN, AKAMBER, AKANTAŞ, AKANTOM, AKANTOR, AKANTOZ, AKAPPAK, AKARCIK, AKARÇAY, AKARİAZ, AKARİNA, AKARKÖY, AKARLAR, AKARMAK, AKAROİT, AKARSEL, AKARYAN, AKAVDAL, AKAYDIN
AKABAT, AKABAY, AKABEY, AKADAŞ, AKADLI, AKAGAN, AKAĞAÇ, AKAĞAN, AKAĞIL, AKALAN, AKALIÇ, AKALIN, AKALMA, AKAMAT, AKAMET, AKANAK, AKANAY, AKANCA, AKANDA, AKANER, AKANSU, AKANTO, AKAPAĞ, AKAPAK, AKAPÇA, AKAPNİ, AKARAP, AKARCA, AKARDİ, AKARET, Devamını Oku »»
AKABA, AKABE, AKACA, AKAİT, AKAJU, AKALA, AKALP, AKANA, AKANİ, AKANT, AKATA
AKAÇ, AKAD, AKAK, AKAL, AKAN, AKAR, AKAŞ, AKAY
AKA
AKA
Ağabey.
AKANTOLİZİS
Derinin dikensi tabakasındaki kerationositlerin birbirinden ayrılması. Epidermisin içinde yarıklar ve içi sıvı dolu keseciklerin oluşmasına neden olur.
AKARİDİYAZİS
Akariozis.
AKANTOKERATOZ
Akantokeratodermi.
AKARYAKITLAR
İşlenmemiş yeryağı ürünlerinden mazot, benzin, gazyağı ve benzerleri sıvı durumunda kullanılan yanıcı özdekler.
AKADEMİCİLİK
Akademici olma durumu.
AKANTOSEFALOZ
Dikensi başlı kurt hastalığı.
AKANTOSEFALAN
Başları dikenli solucanlar.
AKARODERMATİTİS
Akarların neden olduğu deri yangısı.
AKARSUBİLGİSİ
Akarsuların düzen özelliklerini, bu düzeni yaratan doğal nedenler bakımından inceleyen bilim kolu.
AKARYAKITÇILIK
Akaryakıtçının yaptığı iş.
AKANTOSEFALOZİS
Başları dikenli solucanlar şubesindeki türlerin omurgalılarda neden olduğu bağırsak enfeksiyonu.
AKANTAMEBİYOZİS
Acanthamoeba cinsindeki türlerin neden olduğu enfeksiyon. Hastalıkta görülen en yaygın belirtiler granülomatoz amebik ensefalitis ve Acanthamoeba keratitisdir.
AKANTOSİTOZİS
Kanda akantositlerin varlığı. Abetalipoproteinemi.
AKADEMİSYEN
Öğretim elemanı.
AKANTOSEFALÖZ
Başları dikenli solucanlar şubesindeki türlerin neden olduğu veya başları dikenli solucanlar şubesindeki türlere ait.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
ACEMBUSELİK
Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.
ADAPAZARI
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
AKAÇLAMAK
Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.
AĞMA
Ağmak işi. Akan yıldız.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
AFİ
Gösteriş, çalım, caka.
AKAÇLATMAK
Akaçlama işini yaptırmak.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
AKAÇLATMA
Akaçlatmak işi.
AKADEMİK
Akademi ile ilgili olan. Bilimsel niteliği olan.
AHLAKİ
Ahlaka uygun, ahlakla ilgili, aktöresel, sağtöresel.
AKARET
Akar.
AKAÇLAMA
Akaçlamak işi, tefcir, drenaj.
AĞIRBAŞLILIK
Ağırbaşlı olma durumu, vakar, ciddilik, ciddiyet, vakurluk.
ACEMKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.