Kelimeler arşivi içinde; başında "aha" olan, toplam 58 adet kelime bulunmaktadır. aha ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aha ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aha olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AHARBAHAR, AHARBAKAR, AHARLAMAK, AHACIĞINA
AHARLAMA, AHANCIHA
AHACANA, AHABPAH, AHATLAR, AHACIKA, AHAMPAK, AHACINA, AHANİYA, AHABBAĞ, AHASINI, AHANAKA, AHANDIR, AHANCUK, AHANCIK
AHALEK, AHANAK, AHANAT, AHAPÇA, AHARCA, AHANEK, AHANİK, AHANTA, AHANYA, AHAHAH, AHATLI, AHABAH, AHABİL, AHACIK, AHACIM, AHACİK, AHACUH, AHACUK, AHAHAN, AHARTU, AHARTI, AHALAK, AHARLI, AHALLI
AHARI, AHAYT, AHANE, AHANA, AHALİ, AHAKİ, AHACA, AHABA
AHAR, AHAN, AHAM, AHAL, AHAH, AHAT
AHA
AHA
İşte.
AHARBAKAR
Eğiklik, meyil. Şaşı.
AHACIĞINA
İşte, orada, hemen şurada, bu.
AHACANA
İşte, orada, hemen şurada, bu.
AHARLAMAK
Ahar sürmek.
AHABPAH
Bembeyaz, çok beyaz, tertemiz.
AHANİYA
İşte, orada, hemen şurada, bu.
AHARLAMA
Aharlamak işi.
AHANCIHA
İşte, orada, hemen şurada, bu.
AHATLAR
Ankara şehri, Çamlıdere ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Aydın şehri, Köşk belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bartın ili, Amasra ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu kenti, İğdir nahiyesine bağlı bir bölge. Manisa kenti, Demirci belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
AHARBAHAR
Aklantı, suların akış meyli. Toprağın meyile göre ayrılışı.
AHACIKA
İşte, orada, hemen şurada, bu.
AHASINI
Nasıl akacağını.
AHAMPAK
Bembeyaz, çok beyaz, tertemiz.
AHACINA
İşte, orada, hemen şurada, bu.
AHABBAĞ
Bembeyaz, çok beyaz, tertemiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde AHA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABAT
Bayındır. Şen, rahat.
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
ALACAK
Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı. Alınması gerekli şey.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ALLEGRETTO
Allegrodan biraz daha ağır bir biçimde (çalınarak).
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
AKŞAMCI
Akşamları içki içme alışkanlığında olan kimse. Çalışmalarını daha yoğun olarak akşam saatlerinde yapan kimse.
AKOR
Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması.
AKONT
Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılmış olan kısmi ödeme.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AKTAR
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
AHARLI
Üzerine ahar sürülmüş olan.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.