Sonu VİŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "viş" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu viş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında viş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde viş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

YAKUPDERVİŞ

9 harfli kelimeler

CANDERVİŞ

8 harfli kelimeler

YÜNGEVİŞ, PENÇEVİŞ

7 harfli kelimeler

MENEVİŞ, MÜCEVİŞ, MANAVİŞ

6 harfli kelimeler

DERVİŞ, TEŞVİŞ, ÇERVİŞ

5 harfli kelimeler

CİVİŞ, DİVİŞ, KEVİŞ, LİVİŞ, SEVİŞ, REVİŞ, NEVİŞ, MAVİŞ, SÖVİŞ, GEVİŞ

4 harfli kelimeler

İVİŞ

3 harfli kelimeler

VİŞ

Bazı kelimelerin anlamları

VİŞ

Üzüntü, şaşma bildiren ünlem.

CANDERVİŞ

Iğdır ilinde, Gaziler nahiyesine bağlı bir bölge.

SEVİŞ

Sevme işi.

PENÇEVİŞ

Karaciğer. Koyun, keçi bağırsağı, bumbar. Bumbarı pirinç, bulgur, kıyma, kimyonla doldurarak yapılan bir çeşit yemek. Koyun ve keçi bağırsaklarının çevresindeki yağlar.

KEVİŞ

Ayakkabı. Yarışma, yarış : Çocuklar kevişle fasülyeyi kırıp ayıkladılar.

MENEVİŞ

Hare. Terementi ağacının tohumu.

DİVİŞ

Ters dokunmuş halı. (Küçükkabaca Uluborlu, Çaltı Gelendost Isparta).

CİVİŞ

Ayıkulağı da denilen geniş yapraklı, yemeği yapılan bir çeşit bitki.

YÜNGEVİŞ

Yumuşak, sözünü geçiremeyen kişi.

MANAVİŞ

Çabuk davranan.

DERVİŞ

Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Kırlangıç balığının küçüğü. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.

MÜCEVİŞ

Çürük, eğreti yapılan (iş için).

TEŞVİŞ

Karıştırma, bulandırma.

YAKUPDERVİŞ

Ankara kenti, Kazan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇERVİŞ

Kasaplık hayvanlardan elde edilen çeşitli yağların eritilmişi. Yemeğin sulu kısmı.

LİVİŞ

Isırgan otundan yapılan yemek.

  -   -   -  

Anlamında VİŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAKANAK

Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak, kemik çıkıntısı.

DERVİŞÇE

Dervişe yakışır bir biçimde, dervişane.

FAKİR

Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.

DOMUZGİLLER

Çift parmaklılar takımının, geviş getirmeyenler alt takımına giren bir familya.

BÖRKENEK

Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü. Yağmurdan veya soğuktan korunmak için giyilen ucu sivri boşluk, külah.

DERVİŞANE

Dervişçe.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

ÇİLE

Zahmet, sıkıntı. Yay kirişi. İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti. Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem.

DERVİŞLİK

Derviş olma durumu.

ALPEREN

Derviş. Mücahit.

ARAKİYE

Dervişlerin giydikleri, tiftikten yapılmış ince külah. Bir tür küçük zurna.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ÇİLEHANE

Dervişlerin çile doldurdukları yer.

BEDEVİ

Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.

ÇERVİŞLİ

Çervişi olan.

DEDE

Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

CİNSELLİK

Cinsel özelliklerin bütünü, eşeysellik. Sevişme duygusu, seksüellik.

DEVE

Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).

FERACE

Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez eteklere kadar uzayan üst giysisi. Dervişlerin giydiği bol bir tür hırka.