Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uluk" olan, toplam 407 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uluk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uluk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uluk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KONFEKSİYONCULUK
KOLEKSİYONCULUK, TELEVİZYONCULUK
GECEKONDUCULUK, KAPALITOPLULUK, KASTAMONULULUK
AKVARYUMCULUK, BAŞDEKORCULUK, DEDİKODUCULUK, PANSİYONCULUK, PANTOLONCULUK, REVİZYONCULUK, TASARRUFÇULUK, UYUŞTURUCULUK, VOLEYBOLCULUK, BAŞAKORTÇULUK, BİRDUYUMCULUK, ÇAMURLUKÇULUK, EPİKUROSÇULUK, GARDIROPÇULUK, İSTANBULLULUK, KOMİSYONCULUK, LAHMACUNCULUK, MADALYONCULUK, MOTOKROSÇULUK, SAKSAFONCULUK, TEKBOYUTLULUK
ANTREPOCULUK, BAŞOYUNCULUK, BUTAFORCULUK, ÇAPAÇULCULUK, ÇİMENTOCULUK, DOKUZUNCULUK, FOLKLORCULUK, HENTBOLCULUK, İSPİYONCULUK, KAMBİYOCULUK, KAPAROZCULUK, OTOSTOPÇULUK, PİYANGOCULUK, RANDEVUCULUK, SENARYOCULUK, STATÜKOCULUK, TELEFONCULUK, TİYATROCULUK, UYDURUKÇULUK, VAROLUŞÇULUK, AÇIKTOPLULUK, ARABULUCULUK, BABASOYLULUK, BAYBURTLULUK, BEYZBOLCULUK, BİLARDOCULUK, DOĞURTUCULUK, EFLATUNCULUK, ERZURUMLULUK, GİRESUNLULUK, Devamını Oku »»
ABAJURCULUK, ANAFORCULUK, ARİSTOCULUK, BASTONCULUK, BONBONCULUK, BONCUKÇULUK, BOYKOTÇULUK, BOZGUNCULUK, BULGURCULUK, BUYRUKÇULUK, DOKUYUCULUK, DOLMUŞÇULUK, DOYURUCULUK, DÜELLOCULUK, FAYTONCULUK, FUTBOLCULUK, GAZİNOCULUK, GONDOLCULUK, GOYGOYCULUK, KALBURCULUK, KAMYONCULUK, KARPUZCULUK, KOLTUKÇULUK, KOMPLOCULUK, KORUYUCULUK, KOVBOYCULUK, KURŞUNCULUK, MARPUÇÇULUK, MEFHUMCULUK, MEKTUPÇULUK, Devamını Oku »»
AFSUNCULUK, BAVULCULUK, BETONCULUK, ÇOCUKSULUK, ÇUBUKÇULUK, DAVULCULUK, DEKORCULUK, DOĞRUCULUK, DOYUMLULUK, DUYGULULUK, DUYUMCULUK, EGZOZCULUK, GAZOZCULUK, HANUTÇULUK, HUKUKÇULUK, JETONCULUK, KABLOCULUK, KADROCULUK, KANTOCULUK, KANUNCULUK, KARGOCULUK, KONUKÇULUK, KOPUZCULUK, KOYUNCULUK, KRİKOCULUK, KURGUCULUK, KUSURLULUK, KUŞKUCULUK, KUYUMCULUK, LİMONCULUK, Devamını Oku »»
ATOMCULUK, BORÇLULUK, BORUCULUK, BULUCULUK, DEPOCULUK, EBRUCULUK, EROSÇULUK, FORTÇULUK, KORUCULUK, KOŞUCULUK, KURUCULUK, KUTUCULUK, KUYUCULUK, MAYOCULUK, ODUNCULUK, OLGUCULUK, OLUMLULUK, ONUNCULUK, OROSPULUK, OYUNCULUK, PİKOCULUK, REPOCULUK, SAGUCULUK, SPORCULUK, STOKÇULUK, SULHÇULUK, SUNUCULUK, ŞUURLULUK, TOSTÇULUK, TUTUCULUK, Devamını Oku »»
BUZCULUK, ÇOKÇULUK, DOĞRULUK, DUTÇULUK, HAVLULUK, KOLCULUK, KOMŞULUK, KORKULUK, KOVCULUK, KUMCULUK, KUŞÇULUK, KUTLULUK, KUYTULUK, MAOCULUK, MEŞRULUK, MUŞTULUK, MUTÇULUK, MUTLULUK, ORGCULUK, PULCULUK, SOLCULUK, SOYLULUK, SUÇLULUK, TOPÇULUK, TOPLULUK, TURŞULUK, TUZCULUK, TUZLULUK, UÇUCULUK, YOKÇULUK, Devamını Oku »»
DOLULUK, DURULUK, KORULUK, KOYULUK, KURULUK, KUZULUK, OKÇULUK, OYCULUK, PUSULUK, SOFULUK, SUCULUK, SULULUK, UĞRULUK, UNCULUK, USÇULUK, USLULUK, UYDULUK, UYKULUK, BATULUK, CILULUK, ÇOMULUK, DOĞULUK, DUTULUK, GURULUK, GUZULUK, KONULUK, KOŞULUK, KOZULUK, KUDULUK, KUYULUK, Devamını Oku »»
ULULUK, OKULUK, UÇULUK, USULUK
DULUK, SULUK, TULUK, CULUK, GULUK, KULUK, MULUK, YULUK
ULUK
ULUK
Miskin, tembel, pasaklı: Kızım sende bu ulukluk varken satılamazsın. İnce, narin, hastalıklı. Çürümüş, çürümeye yüz tutmuş. Çürük, işe yaramaz, bozuk. Emsiz, ilaçsız. Aptal. Düzensiz, dağınık kimse. Uyuşuk, ağırcanlı. Yaşlı veya uyuz, büyük köpek. Halk dilinde Atın omuz başı.
KASTAMONULULUK
Kastamonulu olma durumu.
TASARRUFÇULUK
Birikimcilik.
UYUŞTURUCULUK
Uyuşturucu olma durumu.
KONFEKSİYONCULUK
Konfeksiyoncunun yaptığı iş.
REVİZYONCULUK
Bir öğretinin, bir anayasanın, bir antlaşmanın yeniden gözden geçirilmesi için savaşan kimse veya yeniden gözden geçirmeyi gerektiren görüş, revizyonizm.
PANSİYONCULUK
Pansiyon sahibi olma durumu. Pansiyon işletme işi.
VOLEYBOLCULUK
Voleybolcu olma durumu.
GECEKONDUCULUK
Gecekonducu olma durumu, konduculuk. Gecekonducunun yaptığı iş, konduculuk.
KAPALITOPLULUK
İşyeri, küçük küme ve örgüt gibi yersel ya da ilişki ağı bakımından sınırlı ve dar kapsamlı araştırma evreni, bk. açıktopluluk.
PANTOLONCULUK
Pantoloncunun işi.
AKVARYUMCULUK
Akvaryumcunun yaptığı iş.
BAŞDEKORCULUK
Başdekorcu olma durumu. Başdekorcunun yaptığı iş.
KOLEKSİYONCULUK
Koleksiyoncunun yaptığı iş, derlemcilik.
TELEVİZYONCULUK
Televizyon yapma, onarma veya satma işi. Televizyoncunun yaptığı iş.
DEDİKODUCULUK
Dedikoducu olma durumu, kovculuk, gıybetçilik, dilleklik.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABSTRAKSİYONİZM
Soyutçuluk.
ARILAR
Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AHENKLİLİK
Ahenkli olma durumu, uyumluluk.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
AĞITÇILIK
Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ARABOZANLIK
Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.
ANSAMBL
Topluluk.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.
ANLATIMCILIK
Dışa vurumculuk.
AĞARTMAK
Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.