Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tin" olan, toplam 251 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tin ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tin olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FOLLİKULOSTATİN, GÜNEYFALEKETTİN
HETEROKROMATİN
ANTİPROGESTİN, DEREŞEMSETTİN, KERATOELASTİN, ŞEYHNUSRETTİN, TROMBOPLASTİN, YUSUFİZZETTİN
BROMOKRİPTİN, ERİTROPOETİN, FLAVOKSANTİN, FOSFOKREATİN, GIRMALILETİN, GONADOSTATİN, HACIBAHATTİN, HİYALODENTİN, İMİDOKSANTİN, KANTAKSANTİN, KONDRONEKTİN, METİLKSANTİN, PROKONVERTİN, SELENOSİSTİN, SOMATOSTATİN, YUKARIZEYTİN
ÇATALZEYTİN, YEŞİLZEYTİN, AMİLOPEKTİN, APOFERRİTİN, ASTAKSANTİN, FİBRONEKTİN, FİKOKSANTİN, FOLLİSTATİN, HİPOKSANTİN, KARBOPLATİN, MOKSİDEKTİN, NÖROLESİTİN, SARKOKİSTİN, VİTRODENTİN, VİTRONEKTİN
LASTİKOTİN, TEREBENTİN, ABDÜLMETİN, BEŞARETTİN, CELALETTİN, DORAMEKTİN, FEHAMETTİN, FOLİSTATİN, GENİŞLETİN, GIYASETTİN, HİDAYETTİN, HÜSAMETTİN, KEMALETTİN, KERAMETTİN, KİRAMETTİN, LOVASTATİN, MEDİYASTİN, MEKSİLETİN, MEVASTATİN, MÜCAHİTTİN, NEBAHATTİN, NECABETTİN, NEZAHATTİN, NİZAMETTİN, ÖYKROMATİN, PANKREATİN, POLİVOLTİN, PRESİPİTİN, RİSALETTİN, RİSTOSETİN, Devamını Oku »»
AKROMATİN, BRİYANTİN, SERPANTİN, ABAMEKTİN, ABUZETTİN, ADALETTİN, ALAMETTİN, AMİNEPTİN, ASİTRETİN, BEDRETTİN, BİRYANTİN, DEVLETTİN, FAGOSİTİN, FAHRETTİN, FERHATTİN, FEYZETTİN, FİKRETTİN, FREMARTİN, GÜLEBETİN, HAŞMETTİN, HAYRETTİN, HİKMETTİN, İMADETTİN, İMAMETTİN, KADRETTİN, KAPSANTİN, KARMUSTİN, KONNEKTİN, KONVERTİN, NASRETTİN, Devamını Oku »»
AKONİTİN, ARJANTİN, KROMATİN, LAVANTİN, NİTRATİN, ORGANTİN, PALMİTİN, ALAATTİN, AMANİTİN, BAHATTİN, FERRİTİN, GALAKTİN, HALİTTİN, İMASATİN, İNTESTİN, İZZETTİN, KARNİTİN, KAŞEKTİN, KELBETİN, KELPETİN, KOLİSTİN, LOMUSTİN, MECİTTİN, MUHİTTİN, NURETTİN, PİĞRETİN, PİRROTİN, PİYRETİN, REFETTİN, RUHİTTİN, Devamını Oku »»
ASTATİN, BARİTİN, DİVİTİN, GİYOTİN, JELATİN, KERATİN, NİKOTİN, SELATİN, TELATİN, AGMATİN, AYÇETİN, BERKTİN, CELATİN, ELASTİN, ERÇETİN, GAYETİN, HALETİN, HEMATİN, İSKETİN, JİLATİN, KAROTİN, KİNETİN, KREATİN, ORNİTİN, PALATİN, PİRETİN, SEKSTİN, ŞELATİN, VOLUTİN
KANTİN, MANTİN, MARTİN, PEKTİN, PLATİN, ZEYTİN, AKİTİN, BEYTİN, BİOTİN, CİLTİN, ÇELTİN, ERKTİN, GANTİN, İLETİN, KORTİN, LEKTİN, ŞAMTİN, TİNTİN, VOLTİN, YEFTİN, YELTİN, YEVTİN, YİFTİN, YİVTİN, ZEATİN, ZİYTİN
ÇETİN, KİTİN, KÜTİN, LATİN, METİN, POTİN, RUTİN, AKTİN, ANTİN, BETİN, ERTİN, FATİN, İBTİN, İHTİN, İNTİN, İPTİN, ÖZTİN, SATİN, TİTİN, ZATİN, ZETİN, ZİTİN
TİN
TİN
Ruh. Birtakım fizik ötesi kurucularının, gerçeği ve evreni açıklamak için her şeyin özü, temeli veya yapıcısı olarak benimsedikleri madde dışı varlık. Sincap. Dokuma tezgâhlarında çözgü unutularak dışarda kalmış tek ilmek. Sağlam vücutlu. 1.Ruh. 2.Can. Bir şeyin tepesi. Tel: Çorabımın tini kaçmış. İlmik. Su ve benzerleri lerinde soğukluk, keskinlik, sertlik: Koy suyun tini kırılsın. (Jung) Ruhun bilinçaltı ile haberleşen yönü. Dokuma tezgahlarmdaki ana ipler. (Körküler Yalvaç Isparta). Can. Ruh, can. Tepe, zirve.
KERATOELASTİN
Balıkların ve sürüngenlerin yumurta kabuklarında bulunan protein.
BROMOKRİPTİN
Ergolin türevi olan, prolaktin hormonunu baskılayarak dopamin agonisti etki yapması nedeniyle, sütün salınımını azaltarak etkisini gösteren ayrıca, progesteron salınımını da azaltan yarı sentetik bir alkoloit.
GÜNEYFALEKETTİN
Bolu ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HETEROKROMATİN
İnterfaz çekirdeğinde aşırı yoğunlaşma gösteren tekrarlanan DNA dizilerinden oluşmuş kromatin. Replikasyonu daha geç olur ve transkripsiyon bakımından faal değildir. Bu segmentler konstitütif heterokromatin olarak adlandırılır. Ayrıca farklı gelişme safhalarında yoğunlaşma gösteren ve dağılmış hâlde bulunanı ise fakültatif heterokromatin olarak adlandırılır. Örneğin memeli dişilerindeki faal olmayan X kromozomu. Çekirdekte kromatinin koyu görünen kısmı. Genç hücrelerle çok çalışan sinir hücrelerinde bu madde az bulunur. Transkripsiyon etkinliğinin az olduğu veya genomun etkisiz kısımlarını gösterir. Kromozomun, çokça nukleik asit depo eden ve sitoplazma ve çekirdekdeki nukleik asit metabolizmasını kontrol eden bölgesi. Bu bölge dinlenme halinde çekirdekte boyayı çok emen ve koyu renkli görülen kromatin bölgesidir.
YUSUFİZZETTİN
Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
FLAVOKSANTİN
Küçük, sarı karotinoit pigment. Yapısal olarak A vitaminine yakındır, fakat A vitamini etkinliğine sahip değildir.
ANTİPROGESTİN
Progesteron almaçlarına güçlü affinitesi olan ve bu sayede progesteron almaçlarını işgal eden ancak progestorana özgü etkileri oluşturmayan, genelde kedi ve köpeklerde gebeliği sonlandırmak amacıyla kullanılan sentetik steroit yapılı maddeler.
ERİTROPOETİN
Erişkinde başlıca böbrek tarafından ve fetusta karaciğer tarafından salgılanan ve alyuvar üretimini uyarması için kemik iliği hücrelerine etki eden glikoprotein yapısında bir hormon.
DEREŞEMSETTİN
Bilecik şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
FOLLİKULOSTATİN
İnhibin.
TROMBOPLASTİN
Kan pıhtısının oluşumundaki bir seri reaksiyonlar dizisinin başlamasıyla ilgili olan ve yaralanan dokuda kan pulcuklarından serbest bırakılan yardımcı bir lipoprotein, faktör III, trombokinaz. Faktörü III. (Eş anlamlısı: trombokinaz), Ölmekte olan gözelerden ya da parçalanmakta olan plâketlerden meydana gelen bir madde olup kalsiyumla birlikte protrombin üzerine etki yaprak trombin meydana getirir. Kan pıhtısının oluşumundaki bir seri reaksiyonlar dizisinin başlamasıyla ilgili olan ve yaralanan dokuda kan pulcuklarından serbest bırakılan yardımcı bir lipoprotein. Faktör III.
FOSFOKREATİN
Kreatin fosfat.
GONADOSTATİN
Hipotalamusta üretilen ve hipofiz hormonlarının salınımını durduran polipeptit yapıda hormonlar.
GIRMALILETİN
Kıvrımlı, büzgülü olan kumaş.
ŞEYHNUSRETTİN
Tokat ili, Zile ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde TİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
AKTİNOLOJİK
Aktinoloji ile ilgili.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
ALIŞMA
Alışmak işi, istinas, ülfet.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AKTİNYUMLU
Özünde aktinyum bulunduran.
ALKALİ
Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
AKIMÖLÇER
Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.
AKREP
Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.
ALEVLENDİRMEK
Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.