Kelimeler arşivi içinde; başında "tip" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. tip ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tip ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tip olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TİPLEŞTİRMEK
TİPLEŞTİRME
TİPOGRAFYA, TİPOGRAFİK, TİPİDERESİ
TİPOLOJİK, TİPİLEMEK, TİPOGRAFİ, TİPOCULUK, TİPLEŞMEK, TİPSİRMEK
TİPİLEME, TİPOLOJİ, TİPLEMEK, TİPLEŞME, TİPSİMEK
TİPONİM, TİPENTİ, TİPLEME, TİPİKÖY
TİPOCU, TİPİTİ, TİPİLİ, TİPTİP
TİPİT, TİPİR, TİPİK
TİPO, TİPİ
TİP
Aynı cinsten bütün varlıkların veya nesnelerin temel özelliklerini büyük ölçüde kendinde toplayan örnek. Tür, çeşit. İlgi çekici, değişik kimse. Hikâye, roman, tiyatro gibi uzun anlatıma dayalı edebi eserlerde kişi kadrosu içinde yer alan ve belli bir düşüncenin, topluluğun zihniyetini ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen kişi. Kendine özgü kişiliği olmayan, genellikle bilinen kalıplardaki insanları gösteren oyun kişisi. 1.Pancar. 2.Turp. Kişileştirme işleminde genel olarak ele alınan oyun kişisi. Seyirci tarafından özellikleri bilinen ve kavramları getiren derinliği olmayan oyun kişisi. Hiçbir ruhsal gelişimi yoktur. Davranışlarıyla anlaşılır ve her oyunda aynı yolda hareket eder. Örnek : Kavuklu, Pişekâr, Pantalone, Arlekino, vb. Benzerlerinin ana özelliklerini kendinde topladığı için örnek olarak ele alınan birey. Bir topluluktaki belirli özellikleri taşıyan bir kimseyi, bilinen kalıplar içinde yansıtan oyun kişisi. İnsanları genellemesine yansıtan, kendine özgü kişiliği olmayan, daha çok bilinen kalıplardaki insanları gösteren oyun kişisi. Sınıflandırmada bir temel olarak kullanılan ve geniş sayıda bireyleri kapsayan karakterler topluluğu; yeni bir cins ya da tür olarak tanımlanan esas birey.
TİPOLOJİK
Tipolojiye ilişkin.
TİPOCULUK
Tipocunun yaptığı iş.
TİPOGRAFİ
Kabartma biçimlerle ilgili baskı yöntemi, tipografya. Basım.
TİPOGRAFİK
Tipografi ile ilgili.
TİPLEŞTİRMEK
Tip özelliği vermek veya kazandırmak.
TİPOLOJİ
İnsan tiplerini belirleme ve ayırt etme yöntemi.
TİPLEŞMEK
Tip özelliğini kazanmak veya roman, oyun vb.de temsilcilik görevini üstlenmek.
TİPLEMEK
Belirli bir tipin bütün çapraşık özelliklerini, bunu en iyi, en rahat, en inandırıcı biçimde temsil edebilecek kişiyle canlandırmak.
TİPLEŞME
Tipleşmek durumu.
TİPLEŞTİRME
Tipleştirmek işi.
TİPİLEMEK
Kar tipiye çevirmek.
TİPİLEME
Tipilemek işi.
TİPOGRAFYA
Tipografi.
TİPSİRMEK
Solmak, bozulmak.
TİPİDERESİ
Erzurum kenti, Halilçavuş bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat kenti, Çekerek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TİP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİZGİCİ
Basımevinde dizgi işiyle uğraşan kimse, mürettip.
BAŞDİZGİCİ
Bir basımevindeki dizgicilerin başı, başmürettip, sermürettip.
BASIM
Basımcılık. Bası işi, tipografi.
BALAMA
Orta oyununda Rum tipi. Karagöz, matiz ve külhanbeyi tipleri tarafından yabancı ülkelerin tiplerine seslenirken kullanılan söz.
BAŞYAZMANLIK
Başkâtiplik.
DİZGİCİLİK
Dizgicinin yaptığı iş, mürettiplik.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
DİZMEN
Basımevinde dizgici, mürettip.
DİZGİ
Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme, tertip.
FERHANE
Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
DÜZENSİZ
Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.
ALFA
Yunan alfabesinin birinci harfi. Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip, halı yapımında kullanılan bir bitki (Stipa tenacissima).
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
BAŞKARAKTER
Oyunun asıl karakteri, asli tipi.
DÜZENLENMEK
Düzenli, düzgün duruma getirilmek. Yapılmak, tertip edilmek.
DÜZENLİ
Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.
DRETNOT
XX. yüzyılın başlarında kullanılan bir zırhlı tipi.
DÜZENSİZLİK
Düzensiz olma durumu, tertipsizlik, intizamsızlık, nizamsızlık.
BAŞYAZMAN
Başkâtip.