Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tip" olan, toplam 57 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tip ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tip olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tip olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SİLSİLEİMERATİP
PARALEKTOTİP
BAŞMÜRETTİP, SERMÜRETTİP
GENOSİNTİP, GALVANOTİP
STEREOTİP, HETEROTİP, PLASTOTİP, PLESİOTİP
BAŞKATİP, KARYOTİP, KLONOTİP, LEKTOTİP, HOMEOTİP, MORFOTİP, ANDROTİP, ALELOTİP, ENTERTİP, STENOTİP, PROTOTİP, MÜRETTİP
KİROTİP, TOPOTİP, ARKETİP, SİTOTİP, LOGOTİP, LOKOTİP, SEROTİP, LÖKOTİP, METATİP, POLİTİP, PARATİP, KALOTİP, LİNOTİP, İDİOTİP, İDEOTİP, HOLOTİP, HİPOTİP, MONOTİP, GENOTİP, FENOTİP
İZOTİP, TİPTİP, SİNTİP, TERTİP, APOTİP, EKOTİP, NEOTİP, HIRTİP
OOTİP, RATİP, İSTİP, KOTİP, KATİP, HATİP
TİP
TİP
Aynı cinsten bütün varlıkların veya nesnelerin temel özelliklerini büyük ölçüde kendinde toplayan örnek. Tür, çeşit. İlgi çekici, değişik kimse. Hikâye, roman, tiyatro gibi uzun anlatıma dayalı edebi eserlerde kişi kadrosu içinde yer alan ve belli bir düşüncenin, topluluğun zihniyetini ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen kişi. Kendine özgü kişiliği olmayan, genellikle bilinen kalıplardaki insanları gösteren oyun kişisi. 1.Pancar. 2.Turp. Kişileştirme işleminde genel olarak ele alınan oyun kişisi. Seyirci tarafından özellikleri bilinen ve kavramları getiren derinliği olmayan oyun kişisi. Hiçbir ruhsal gelişimi yoktur. Davranışlarıyla anlaşılır ve her oyunda aynı yolda hareket eder. Örnek : Kavuklu, Pişekâr, Pantalone, Arlekino, vb. Benzerlerinin ana özelliklerini kendinde topladığı için örnek olarak ele alınan birey. Bir topluluktaki belirli özellikleri taşıyan bir kimseyi, bilinen kalıplar içinde yansıtan oyun kişisi. İnsanları genellemesine yansıtan, kendine özgü kişiliği olmayan, daha çok bilinen kalıplardaki insanları gösteren oyun kişisi. Sınıflandırmada bir temel olarak kullanılan ve geniş sayıda bireyleri kapsayan karakterler topluluğu; yeni bir cins ya da tür olarak tanımlanan esas birey.
SİLSİLEİMERATİP
Rütbe sıralaması.
PLESİOTİP
Başlangıçta çok iyi tanıtılmamış bir türü yeniden tanıtmak üzere yapılan bir tavsif işleminde biçimlerin çizildiği örnek.
SERMÜRETTİP
Başdizgici.
STEREOTİP
Basımcılıkta, matris kâğıdı kullanarak formaları, klişeleri ve metinleri çoğaltmaya yarayan yöntem. Sosyal bir grubun içinde olan ve içinde bulunduğu grubu en iyi temsil eden özellikleri taşıyan, örnek gösterilebilecek kişi. Basmakalıp (düşünce).
LEKTOTİP
Türün ilk tanımlanmasında holotip belirtilmemişse tipi yeniden daha ayrıntılı olarak tanımlayabilmek için bir seri sintipten seçilen ve holotipe eş değer birey. Orijinal tanımlaması yapıldıktan sonra holotip olarak iş görmek üzere sintipler arasından seçilen örnek.
KARYOTİP
Bir hücre, birey veya türün genellikle mitoz metafazındaki kromozomlarının sayı ve şekil özellikleri bakımından düzenlenişi. Bir hücrenin çekirdeğinin tam kromozom takımı, standart bir sınıflandırmaya göre kromozomların mikroskoptan çekilmiş fotoğraflarının düzenlenmesi.
GALVANOTİP
Galvanoplasti yoluyla hazırlanan ve tipo baskıda kullanılan kabartma klişe.
HOMEOTİP
Uzman bir araştırıcı tarafından bir türün holotipi, lektotipi veya bir başka tipiyle karşılaştırıldıktan sonra aynı türden olduğuna karar verilen örnek.
BAŞKATİP
Bir resmi dairede veya kuruluşta çalışan kâtiplerin başı, başyazman.
PLASTOTİP
Çok nadir ve kıymetli olan, yaşayan veya sadece fosili bilinen türlere tıpatıp benzeyen kalıplarını yapıp bunların kopyalarının çıkartılmasıyla kullanıma sunulmuş olan taklit modeller.
BAŞMÜRETTİP
Başdizgici.
HETEROTİP
İki farklı türe ait karakterleri taşıyan tip.
KLONOTİP
Bir tip türün ya da holotipin eşeysiz çoğalmış örneği.
PARALEKTOTİP
Lektotip tespit edildikten sonra, tip serisindeki diğer örneklere verilen ad. Sintipler arasından lektotip ayrıldıktan sonra kalan ve paratip olarak kullanılacak örneklerin tümü.
GENOSİNTİP
Herhangi bir genusa tip seçmek için teklif edilen ancak hiçbiri kesin olarak belirtilmeyen birkaç türden herhangi biri.
Bu bölümde tanımı içerisinde TİP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
BASIM
Basımcılık. Bası işi, tipografi.
BAŞYAZMANLIK
Başkâtiplik.
BAŞKARAKTER
Oyunun asıl karakteri, asli tipi.
DİZMEN
Basımevinde dizgici, mürettip.
DÜZENLENMEK
Düzenli, düzgün duruma getirilmek. Yapılmak, tertip edilmek.
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
DÜZENLİ
Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.
BALAMA
Orta oyununda Rum tipi. Karagöz, matiz ve külhanbeyi tipleri tarafından yabancı ülkelerin tiplerine seslenirken kullanılan söz.
DRETNOT
XX. yüzyılın başlarında kullanılan bir zırhlı tipi.
DÜZENSİZLİK
Düzensiz olma durumu, tertipsizlik, intizamsızlık, nizamsızlık.
FERHANE
Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray.
DİZGİ
Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme, tertip.
BAŞDİZGİCİ
Bir basımevindeki dizgicilerin başı, başmürettip, sermürettip.
BAŞYAZMAN
Başkâtip.
DİZGİCİ
Basımevinde dizgi işiyle uğraşan kimse, mürettip.
ALFA
Yunan alfabesinin birinci harfi. Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip, halı yapımında kullanılan bir bitki (Stipa tenacissima).
DÜZENSİZ
Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.
DİZGİCİLİK
Dizgicinin yaptığı iş, mürettiplik.