Kelimeler arşivi içinde; başında "tema" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. tema ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tema ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tema olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEMAZEPAM, TEMAŞALIK, TEMASLAMA
TEMARUZ, TEMAYÜZ, TEMAYÜL, TEMATİK, TEMAMEN, TEMAHEN
TEMAŞA, TEMADİ
TEMAR, TEMAS, TEMAN, TEMAM, TEMAK
TEMA
TEMA
Asıl konu, temel motif, ana konu. Bir besteyi oluşturan temel motif, ana konu. Öğretici veya edebî bir eserde işlenen konu, düşünce, görüş, tem, ana konu.
TEMAR
Tımar.
TEMAŞA
Hoşlanarak bakma, seyretme. Seyredilecek görüntü, görülmeye değer şey. Gezme, seyir. Oyun, temsil, piyes, tiyatro.
TEMASLAMA
Bir çalgıda notaları duraksamaksızın arka arkaya hızlıca ve yumuşak bir biçimde icra etmek. Vurulan telin tınısı kaybolmadan penalama yapmaksızın çekiçleme ve salma gibi yöntemlerin arka arkaya çok hızlı bir biçimde hafifçe uygulanması.
TEMAYÜZ
Başkalarına göre üstün duruma gelme, sivrilme, seçkinleşme.
TEMAŞALIK
Balıkesir şehrinde, Havran ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
TEMAM
Tamam. Arapça kökenli tamâm: tamam.
TEMAHEN
Arapça kökenli tam'an: açgözlülük ederek.
TEMADİ
Sürme, sürüp gitme, uzama.
TEMARUZ
Sayrımsama.
TEMAMEN
Arapça kökenli tamâmen: tamamen. Tamamen.
TEMAZEPAM
Kısa etki süreli benzodiazepin türevi bir ilaç.
TEMAN
Ot, sebze ve benzerleri şeylerin yığını.
TEMAS
Değme, dokunma, dokunuş, değinti. Dokunma. Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet. Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. Değinme, sözünü etme, bahsetme.
TEMATİK
Bir tema etrafında oluşan.
TEMAYÜL
Bir tarafa eğilme, meyletme. Bir kimseye veya bir şeye ilgi duyma. Eğilim. Yönseme.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARİTMETİK
Matematiğin, konusu sayılar, bunların özellikleri ve işlemler olan kolu, hesap. Matematikle ilgili.
DİFERANSİYEL
Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.
DEĞMEK
Aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek. Zevk veren şeyler hoşa gitmek. Ulaşmak, erişmek. Değerinde olmak. Eş değerde olmak. İstenilen yere düşmek, rast gelmek, isabet etmek. Karşılık olmak. Herhangi bir nitelikte olmak.
DİZGESEL
Dizge ile ilgili, sistemli, sistematik.
AMALİERBAA
Matematikte dört işlem.
DOKUNMA
Dokunmak (I) işi, temas. Dokunmak (II) işi.
EĞİLİM
Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.
DEĞİNMEK
Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek, dokunmak, temas etmek.
DEĞİNME
Değinmek işi, temas.
DOKUNUŞ
Dokunma (I) işi, temas. Dokunma ipliklerinin çaprazlama biçimi. Dokunma (II) işi.
DEĞİNTİ
Temas.
DOKUNMAK
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
EKONOMETRİ
Ekonomik olayların açıklanmasında çok sayıda değişkeni göz önüne alarak ve karşılıklı bağıntılar kurarak teorik çalışmaların deneylerle doğrulanmasını sağlayan matematiksel yöntem.
DEĞME
Değmek işi, temas. Seçkin, seçme. Her, herhangi bir, gelişigüzel, rastgele.
FEN
Fizik, kimya, matematik ve biyolojiye verilen ortak ad. Fizik, kimya, matematik ve biyolojiden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama, teknik. Hile, hilekârlık. Bilim, bilgi.
ÇEŞİTLEME
Çeşitlemek işi. Farklı olma durumu, farklılık. Belli bir temayı değişik armoni, melodi ve ritimle süsleyerek yeniden çalma, varyasyon.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
CEBİR
Zor, zorlayış. Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler arasında genel bağlantılar kuran matematik kolu.
FİZİK
Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı. Kişinin dış görünüşü. İnsanın doğal yapısı.