Sonu SİL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sil" olan, toplam 59 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

STREPTOBASİL

11 harfli kelimeler

BROMOURASİL, KLORAMBUSİL

10 harfli kelimeler

DİPLOBASİL, HEKSADESİL, MÜTESELSİL

9 harfli kelimeler

BERTAFSİL, STEREOSİL, MÜSTAHSİL, KOKOBASİL, KARBOKSİL, HİDROKSİL, TRİKRESİL

8 harfli kelimeler

KNİDOSİL, MÜMESSİL, DÜVENSİL, GENİZSİL, BROMASİL

7 harfli kelimeler

İĞNESİL, MÖMASİL, SİLESİL, MÜMASİL, EYNESİL, EMBESİL, EKLESİL

6 harfli kelimeler

MÜRSİL, NIASİL, SİKSİL, URASİL, TEHSİL, MAKSİL, KONSİL, TERSİL, TONSİL, KAVSİL, GOPSİL, TAFSİL, TAHSİL, TEMSİL, TENSİL

5 harfli kelimeler

SESİL, BASİL, FOSİL, GASİL, MİSİL, NESİL, TASİL, KASİL, AHSİL, NASİL, ÇİSİL, MASİL, ERSİL, EVSİL, FISİL, FİSİL, KİSİL

4 harfli kelimeler

ASİL

3 harfli kelimeler

SİL

Bazı kelimelerin anlamları

SİL

Odun, ağaç yarmakta kullanılan demir, ağaç kama. Sel. Salya. Kirpik.

STREPTOBASİL

Bölündükten sonra ayrılmayıp zincir formunda kalan çubuk biçimindeki bakteriler.

DİPLOBASİL

Bölündükten sonra ayrılmayıp çiftler hâlinde birbirine bağlı kalmış çubuk şeklindeki bakteriler.

KNİDOSİL

Knidlilerde yakıcı gözenin özgür yüzeyinde bulunan bir uzantı olup yabancı bir maddeye değince yakıcı kapsülün patlamasını sağlar.

TRİKRESİL

Üç kresol kökünün bulunduğunu gösteren adlandırma.

KLORAMBUSİL

Mekloretaminin daha az zehirli olan bir türevi olup bağışıklık sistemini baskılayıcı ve alkilleyici olarak kullanılan antineoplastik etkili ilaç.

BROMOURASİL

DNA' da timinin yerine girebilen bir mutagenik pirimidin analoğu. 5-bromourasil.

MÜSTAHSİL

Üretici.

STEREOSİL

Erkek üreme kanalının bir kısmını, özellikle epididimis bölgesini astarlayan yalancı tabakalı silindirik epitelin serbest yüzeyinde bulunan ve mikrovillüslerin birleşmesinden meydana gelen saçak şeklinde olan hareketsiz yapılar.

KARBOKSİL

Organik asit grubunda bulunan -COOH formülündeki tek değerli kökler.

KOKOBASİL

Oval çubuk şeklindeki bakteri. Morfolojik olarak yuvarlak biçimiyle çubuk biçimli arasında yer alan bakteriler.

MÜMESSİL

Temsilci.

MÜTESELSİL

Zincirleme.

HEKSADESİL

Hekzadekandan türeyen radikal.

BERTAFSİL

Ayrıntılı bir biçimde, uzun uzadıya, açık olarak.

HİDROKSİL

Bir madenle birleştiği zaman hidroksit yapan atom grubu (OH).

  -   -   -  

Anlamında SİL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKARLAR

Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.

ALTIPATLAR

Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.

AKSİLENMEK

Aksileşmek, huysuzlanmak.

ALPAKS

Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.

AMFİBOL

Piroksenlere yakın siyah, esmer, yeşil renkli bir silikat grubu.

AJAN

Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.

AKSİLEŞME

Aksileşmek işi.

AKSİLENME

Aksilenmek işi.

AMPÜTASYON

Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

ALAGARSON

Kısa kesilmiş saç. Oğlan saçı biçiminde kısa kesilmiş kadın saçı.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

AKREPLER

Örümceğimsilerin, örneği akrep olan takımı.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ALABROS

Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı).

AĞLAMAK

Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.

ALIMCI

Tahsildar.

AKBALIKÇIL

Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).

AHZÜKABZ

Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.