Kelimeler arşivi içinde; başında "sent" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. sent ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sent ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sent olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SENTROLOBÜLER
SENTROKONLAR, SENTROPLAZMA
SENTRİPETAL, SENTRİFUGAL, SENTİENTİZM, SENTEZLEMEK
SENTROSFER, SENTEZLEME
SENTRİYOL, SENTRALİS, SENTROMER, SENTAKTİK, SENTROZOM
SENTETİK, SENTETAZ, SENTAGMA
SENTRUM, SENTRİK, SENTERE, SENTAKS
SENTOR, SENTEZ, SENTAZ
SENT
SENT
Doların yüzde biri değerinde para birimi.
SENTROZOM
Hücre sitoplazması içinde çekirdeğin yakınında bulunan, açık renkli ve genellikle homojen plazma kütlesi. Işık mikroskobu ile çekirdeğin yakınında görülen ve sentrosfer ile sentriyolden oluştuğu ifade edilen yapı. Hücre bölünmesinde görülebilen ve esas yapısından sentroplazmanın biçimlendiği ipliksel organel. Çekirdeğe yakın bölgede hücre merkezini oluşturur. Hayvan gözelerinde bulunan ve mitoz bölünmesinde faal bir rolü olan bir göze organeli.
SENTEZLEME
Sentezlemek işi.
SENTROLOBÜLER
Lobülün merkezine ait veya ilgili olan.
SENTRİFUGAL
Merkezden uzaklaşan; merkezden çevreye doğru hareket gösteren.
SENTEZLEMEK
Sentez durumuna getirmek. Basit maddelerden karmaşık bileşikler elde etmek.
SENTETİK
Bileşimli.
SENTRİYOL
Hayvan hücreleri, algler, yosunlar, eğreltiler ve Ginko ağacı gibi ilkel bitkilerin hücrelerinde çekirdeğin hemen yanında bulunan, 27 (9x3) mikrotüpçükten üçlü gruplar olarak yapılmış olan (3 x 9), bitki hücrelerinde bulunmayan, hücre bölünmesinin profaz safhasına kadar kendini eşleyerek sayısını iki çifte çıkaran ve birer çift olarak hücrenin kutuplarına göç ederek iğ ipliklerinin organizasyonunu yapan bir çift organel. Hücre bölüneceği zaman kutuplara göç eden, iğ ipliklerinin yapımında rol oynayan organeller. Hücre bölünmesinde sentrozom içerisindeki sentroplazmanın orta kısmında mikrotüpçüklerden oluşan, elektron mikroskobunda her birinde üç adet mikrotubulus içeren dokuz adet tubulus demeti bulunan koyu görünüşlü cisimcikler. Bu oluşum sentroplazmayı etkisi altına alarak yeni mikrotubulusların oluşumunu sağlar.
SENTİENTİZM
Sezgicilik.
SENTROKONLAR
Koksidiyaların hücre bölünmesi boyunca çekirdek zarında oluşan çıkıntılar.
SENTROSFER
şık mikroskobunda sentriyol ile çevresinde görülen bölge. İki yapı bir arada sentrozomu meydana getirmektedir.
SENTAKTİK
Söz dizimsel.
SENTROPLAZMA
Cyanophyta hücrelerinin çekirdek materyalini içeren merkezi bölgesi.
SENTROMER
Kromozom üzerinde iğ ipliklerinin bağlandığı özel bir bölge. Kromozom içinde iğ ipliklerinin bağlandığı özel bir bölge. Kromozomda kromonema çiftini birincil boğum içerisinde tutan yuvarlağımsı oluşum. Mikrotüpçükler aracılığıyla kromozom (birinci mayoz bölünmede) veya kromatitlerin (mitoz ve ikinci mayoz bölünmede) kutuplara çekilmesine yararlar. Kromozomun çalışmasını kontrol eden ve iğ ipliklerine bağlantı yerleri olan ve kromozomun kollarının birleştiği yerde bulunan renksiz bir bölge.
SENTRALİS
Merkeze ait, merkezle ilgili olan.
SENTRİPETAL
Merkeze yaklaşan, çevreden merkeze doğru hareket eden.
Bu bölümde tanımı içerisinde SENT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖZENEK
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.
BENCİ
Kendini beğenen, kendini her konuda üstün gören, hodpesent, megaloman.
GÜÇBEĞENİR
Her şeyden hoşlanmayan, zorlukla karar veren, müşkülpesent.
KRAMPON
Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık. Tuğla bacaların sağlamca durması için çevresine sarılan kuşak. İki parçayı sıkıca tutup sıkmaya yarayan metal parçası.
ANTİBİYOTİK
Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.
ÇİSE
İnce yağmur, çisenti.
BİREŞİM
Parçaların veya ögelerin bir araya getirilip bir bütün olarak birleştirilmesi. Bu biçimde oluşan bütün. Sentez.
AHMAKISLATAN
Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.
BENCİLİK
Benci olma durumu, hodpesentlik, egoizm. Kendi benini ve çıkarını hayatın mutlak ilkesi yapan anlayış. İnsanın bütün eylemlerinin ben sevgisiyle belirlenmiş olduğunu, buna göre ahlaklılığın da yalnızca kendini koruma içgüdüsünün bir biçimi olduğunu ileri süren öğreti.
ELCİK
Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılmış olan kaplama.
BİREŞİMLİ
Bireşim yolu ile elde edilen, sentetik.
BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
KASA
Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
GLİKOL
Çok dayanıklı filmlerin ve bazı sentetik kumaşların yapımında kullanılan, birleşiminde iki alkol grubu bulunan madde, dialkol (CH2 OH-CH2 OH).
MİSİNA
Yapay ve sentetik ham maddeden tek kat çekilmiş, değişik kalınlıkta iplik. Balıkçıların olta ipi olarak kullandıkları kıl veya naylondan iplik.
DİZİM
Dizilme işi, dizme. Söz zincirinde birbirini izleyen ve belli bir birim oluşturan ögeler birleşimi, sentagma.
KASK
Başı darbelerden korumak için sertleştirilmiş sentetik maddelerden yapılmış sağlam başlık.
EŞOFMAN
Genellikle spor çalışmalarında giyilen, pamuklu veya sentetik kumaştan, iki parçalı giysi.
ÇUVAL
Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.
ECZA
Canlılardaki rahatsızlıkların bozuklukların ve çeşitli hastalıkların tanısı, önlenmesi veya tedavisi için yararlanılan doğal veya sentez yoluyla hazırlanmış madde. Çeşitli amaçlarla kullanılan kimyasal madde.