Kelimeler arşivi içinde; başında "sağ" olan, toplam 211 adet kelime bulunmaktadır. sağ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sağ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAĞLAMLAŞTIRILMAK
SAĞLAMLAŞTIRILMA
SAĞLAMLAŞTIRMAK
SAĞLAMLAŞTIRMA
SAĞGÖRÜSÜZLÜK, SAĞLANABİLMEK, SAĞLAYABİLMEK
SAĞALTICILIK, SAĞDUYULULUK, SAĞGÖRÜLÜLÜK, SAĞLAMLANMAK, SAĞLAMLAŞMAK, SAĞLANABİLME, SAĞLATTIRMAK, SAĞLAYABİLME, SAĞLICAĞINAN, SAĞLIKSIZLIK
SAĞANGİLLER, SAĞGARİPLER, SAĞIRKARACA, SAĞIRLAŞMAK, SAĞIŞTURMAK, SAĞLAMCILIK, SAĞLAMLAMAK, SAĞLAMLAŞMA, SAĞLANIKLIK, SAĞLATTIRMA
SAĞABİLMEK, SAĞALTIMCI, SAĞGÖRÜSÜZ, SAĞILUŞAĞI, SAĞIRKULAK, SAĞIRLAŞMA, SAĞIŞLAMAK, SAĞIVERMEK, SAĞLAMLAMA, SAĞLICAKLA, SAĞLICAKLI, SAĞLIKLAMA, SAĞLIKSUYU, SAĞTÖRESEL
SAĞABİLME, SAĞALTICI, SAĞALTMAK, SAĞBEĞENİ, SAĞDIÇLAR, SAĞDIÇLIK, SAĞDIRMAK, SAĞDUYULU, SAĞGÖRÜLÜ, SAĞILTMAK, SAĞILURCA, SAĞIRKAYA, SAĞIROĞLU, SAĞIRRENK, SAĞIRTLAK, SAĞIRTMAK, SAĞIVERME, SAĞİRTMEK, SAĞLAMLIK, SAĞLAMTAŞ, SAĞLANMAK, SAĞLATMAK, SAĞLIKEVİ, SAĞLIKSAL, SAĞLIKSIZ
SAĞALMAH, SAĞALMAK, SAĞALTIM, SAĞALTMA, SAĞANALP, SAĞANLAR, SAĞBALTA, SAĞBİLGE, SAĞBUDUN, SAĞCILIK, SAĞDIÇLI, SAĞDIRMA, SAĞGOYUL, SAĞILCAK, SAĞILLIK, SAĞILMAK, SAĞIMLIK, SAĞIMSIZ, SAĞINMAK, SAĞINNIH, SAĞINNIK, SAĞINSIZ, SAĞIRKÖY, SAĞIRLAR, SAĞIRLIK, SAĞIRTAŞ, SAĞITMAK, SAĞİRNİK, SAĞİSTEM, SAĞKİLİT, Devamını Oku »»
SAĞACAK, SAĞAÇIK, SAĞALMA, SAĞALTI, SAĞALTU, SAĞANAH, SAĞANAK, SAĞANCI, SAĞBISI, SAĞDEYİ, SAĞDUYU, SAĞGÖRÜ, SAĞGÖZE, SAĞILIŞ, SAĞILMA, SAĞIMCI, SAĞIMLI, SAĞINCI, SAĞINCİ, SAĞINIR, SAĞINLI, SAĞINTI, SAĞIRİN, SAĞIRLI, SAĞIRSU, SAĞIŞLU, SAĞKAPI, SAĞKAYA, SAĞLAĞA, SAĞLAMA, Devamını Oku »»
SAĞACA, SAĞBAŞ, SAĞCAN, SAĞDAÇ, SAĞDIÇ, SAĞDIŞ, SAĞDUÇ, SAĞDÜÇ, SAĞGAL, SAĞICI, SAĞILI, SAĞINÇ, SAĞKOL, SAĞLAK, SAĞLAM, SAĞLAR, SAĞLIK, SAĞLIM, SAĞLIR, SAĞMAK, SAĞMAL, SAĞMAN, SAĞMEN, SAĞNAK, SAĞNIÇ, SAĞRAK, SAĞRIÇ, SAĞSAK, SAĞSÖZ, SAĞUCU, Devamını Oku »»
SAĞAN, SAĞAR, SAĞAS, SAĞAZ, SAĞCI, SAĞIL, SAĞIM, SAĞIN, SAĞIR, SAĞIŞ, SAĞIT, SAĞIZ, SAĞİÇ, SAĞMA, SAĞRA, SAĞRI, SAĞSA, SAĞSI, SAĞSU, SAĞUN
SAĞA, SAĞI, SAĞO, SAĞU
SAĞ
SAĞ
Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı. Boksta sağ yumrukla vuruş. Sağlam, esen. Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş). Bu taraftaki yön. Yaşamakta olan. Katkısız.
SAĞDUYULULUK
Sağduyulu olma durumu.
SAĞLAMLAŞTIRILMAK
Sağlam duruma getirilmek.
SAĞLAMLAŞMAK
Sağlam duruma gelmek.
SAĞGÖRÜSÜZLÜK
Basiretsizlik.
SAĞLAMLANMAK
Düzenine girmek.
SAĞLANABİLME
Sağlanabilmek işi.
SAĞALTICILIK
Sağaltıcı olma durumu.
SAĞLAYABİLME
Sağlayabilmek işi.
SAĞLAYABİLMEK
Sağlamaya gücü yetmek.
SAĞLAMLAŞTIRMAK
Sağlam bir duruma getirmek, pekiştirmek.
SAĞLAMLAŞTIRILMA
Sağlamlaştırılmak işi.
SAĞLANABİLMEK
Sağlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAĞLATTIRMAK
Sağlatma işini yaptırmak.
SAĞLAMLAŞTIRMA
Sağlamlaştırmak işi.
SAĞGÖRÜLÜLÜK
Basiretlilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
AHENKLEŞTİRMEK
Ahenk sağlamak.
AKÇAAĞAÇ
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AFFETTİRMEK
Bağışlanmasını sağlamak.
AHLAKİ
Ahlaka uygun, ahlakla ilgili, aktöresel, sağtöresel.
AEROBİK
Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.
AFİYET
Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.
AHRAZ
Dilsiz (kimse). Sağır ve dilsiz (kimse).
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
AÇIKLATMAK
Açıklamasını sağlamak.