GÜR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gür" olan, toplam 225 adet kelime bulunmaktadır. gür ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gür ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GÜREŞTİRİLMEK, GÜRGENLİYATAK, GÜRÜLTÜSÜZLÜK

12 harfli kelimeler

GÜRBÜZLEŞMEK, GÜREŞEBİLMEK, GÜREŞTİRİLME, GÜRGENGİLLER, GÜRGENPINARI, GÜRLEŞTİRMEK, GÜRÜLTÜCÜLÜK, GÜRÜLTÜSÜZCE

11 harfli kelimeler

GÜRBÜZLEŞME, GÜRDÜKLEMEK, GÜREŞEBİLME, GÜREŞTİRMEK, GÜRGENYATAK, GÜRLEŞTİRME, GÜRLÜKÖLÇER

10 harfli kelimeler

GÜRELENMEK, GÜREŞÇİLİK, GÜREŞİLMEK, GÜREŞTİRME, GÜRGENAĞAÇ, GÜRGENDERE, GÜRGENTEPE, GÜRGÜRBABA, GÜRÜKBEKİR, GÜRÜLDEMEK, GÜRÜLTÜSÜZ

9 harfli kelimeler

GÜRBAŞKAN, GÜRBÜZLER, GÜRBÜZLÜK, GÜRÇAMLAR, GÜRDÜGMEK, GÜRDÜKMEK, GÜRDÜKMÜŞ, GÜRECİLİK, GÜRELEMEK, GÜREŞİLME, GÜRGENCİK, GÜRGENDAĞ, GÜRKAYNAK, GÜRKLEMEK, GÜRLEŞMEK, GÜRLETMEK, GÜRNEŞMEK, GÜRPDÜŞEN, GÜRPÜDENE, GÜRÜLBÖCU, GÜRÜLDEME, GÜRÜLEMEK, GÜRÜLTMEK, GÜRÜLTÜCÜ, GÜRÜLTÜLÜ, GÜRYAPRAK, GÜRYILDIZ

8 harfli kelimeler

GÜRARDIÇ, GÜRARMUT, GÜRBAŞAK, GÜRBEYLİ, GÜRBULAK, GÜRCEĞİZ, GÜRCÜMEK, GÜRÇAYIR, GÜRÇEŞME, GÜRÇUBUK, GÜRDÜMEK, GÜRELMEK, GÜREŞKÖY, GÜREŞMEK, GÜRGEKÜN, GÜRGELEN, GÜRGENLİ, GÜRKAVAK, GÜRLEDEK, GÜRLEGEN, GÜRLEMEK, GÜRLEŞEN, GÜRLEŞME, GÜRLETME, GÜRLEVİK, GÜRLEYEN, GÜRLEYİK, GÜRLEYİŞ, GÜRMÜZLÜ, GÜRNEMEK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

GÜRAĞAÇ, GÜRAKAN, GÜRAKAR, GÜRAKIN, GÜRARDA, GÜRBOĞA, GÜRCÜCE, GÜRÇALI, GÜRÇÜCE, GÜRDARE, GÜRDENK, GÜRDERE, GÜRELİK, GÜREMEK, GÜREMPE, GÜRENCİ, GÜRESEK, GÜRESEN, GÜRESİN, GÜREŞÇİ, GÜREŞEN, GÜREŞME, GÜREVİN, GÜREYBE, GÜRGÖZE, GÜRGÜLÜ, GÜRGÜRE, GÜRIŞIK, GÜRKUYU, GÜRLEME, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

GÜRATA, GÜRBAŞ, GÜRBAY, GÜRBET, GÜRBÜZ, GÜRCAN, GÜRÇAM, GÜRÇAY, GÜRDAL, GÜRDEK, GÜRDEL, GÜRDÜK, GÜREBE, GÜREBİ, GÜRECE, GÜRECİ, GÜRELİ, GÜRENÇ, GÜREPE, GÜRGAN, GÜRGEN, GÜRGÜR, GÜRGÜT, GÜRHAN, GÜRKAN, GÜRKÖY, GÜRKÜK, GÜRLEK, GÜRLEN, GÜRLÜK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

GÜRAK, GÜRAL, GÜRAN, GÜRAY, GÜRBE, GÜRCÜ, GÜRDE, GÜRDÜ, GÜREF, GÜREL, GÜREM, GÜREN, GÜRER, GÜREŞ, GÜREZ, GÜRİK, GÜRİZ, GÜRLE, GÜRLÜ, GÜROH, GÜRÖY, GÜRSU, GÜRUĞ, GÜRUH, GÜRÜK, GÜRÜN, GÜRÜS, GÜRÜŞ, GÜRÜZ, GÜRZE

4 harfli kelimeler

GÜRE, GÜRG, GÜRK, GÜRS, GÜRÜ, GÜRZ

3 harfli kelimeler

GÜR

Bazı kelimelerin anlamları

GÜR

Bol ve güçlü olarak çıkan veya fışkıran. Bol, verimli, feyyaz.

GÜRÜLTÜCÜLÜK

Gürültücü olma durumu, velvelecilik, kavaracılık.

GÜREŞEBİLME

Güreşebilmek işi.

GÜREŞTİRMEK

Güreş yaptırmak.

GÜREŞEBİLMEK

Güreşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÜRGENPINARI

Bartın şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

GÜRGENLİYATAK

Ordu kenti, Akkuş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

GÜRÜLTÜSÜZLÜK

Gürültüsüz olma durumu.

GÜRGENGİLLER

İki çeneklilerden, gürgen, huş, fındık, kızılağaç vb. kerestelik ağaçları içine alan, çiçek durumları tırtılsı bir familya.

GÜREŞTİRİLME

Güreştirilmek işi.

GÜRLEŞTİRMEK

Gürleşme işi yaptırılmak.

GÜRBÜZLEŞME

Gürbüzleşmek işi.

GÜRÜLTÜSÜZCE

Gürültüsüz bir biçimde.

GÜRBÜZLEŞMEK

Gelişmek, gürbüz duruma gelmek.

GÜRDÜKLEMEK

Kediler çiftleşmek istemek, kızışmak.

GÜREŞTİRİLMEK

Güreştirme işi yapılmak.

  -   -   -  

Anlamında GÜR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASLAN

Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.

APALAK

Tombul, gürbüz, iri (bebek veya küçük çocuk).

BALE

Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

BAĞIRMAK

İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak. Yüksek sesle azarlamak. Kendini belli etmek.

BAĞDALAMAK

Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

ARENA

Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılmış olan alan. Siyasi çekişmelerin geçtiği yer.

AKAĞAÇ

Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

BAĞIMSIZ

Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

BASKISIZ

Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

BELİRLENMEZCİLİK

Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm. İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

BALABAN

İri, büyük. Atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş. Nazik. Şişman, gürbüz (kimse, çocuk).

BEREKET

Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda. Yağmur.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.