GAP ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gap" olan, toplam 59 adet kelime bulunmaktadır. gap ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gap ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gap olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

GAPLANGAYA, GAPIZLAMAK, GAPLUMBAĞA, GAPAKLAMAK, GAPILANMAK, GAPDIGAÇDI, GAPPONAKLI

9 harfli kelimeler

GAPGAPICU, GAPLATMAK, GAPICALIK, GAPICALIH, GAPSETMEK, GAPUÇALIH

8 harfli kelimeler

GAPSALIK, GAPLAMAK, GAPKACAK, GAPTURMA, GAPIŞMAK, GAPIŞMAH, GAPIRCAK, GAPINMAK, GAPIKIZI, GAPSALAK, GAPGACAK, GAPANMAK

7 harfli kelimeler

GAPATMA, GAPAMAH, GAPGARA, GAPAĞAN, GAPISGA, GAPISĞA, GAPSACA

6 harfli kelimeler

GAPMAK, GAPLIK, GAPSİN, GAPŞUK, GAPMAH, GAPACA, GAPSUL, GAPSON, GAPELE, GAPAMA, GAPÇIK, GAPÇAK, GAPCUK, GAPCUH, GAPCIK, GAPANU

5 harfli kelimeler

GAPUT, GAPAH, GAPAK, GAPAN, GAPPO, GAPOH, GAPIZ

4 harfli kelimeler

GAPI, GAPU, GAPİ

3 harfli kelimeler

GAP

Bazı kelimelerin anlamları

GAP

İp. Ağaçtan yapılan yular sapı. Kap. Kap, çanak çömlek, karşılığı gab. Söz.

GAPDIGAÇDI

Hile.

GAPICALIK

Camlı kapı.

GAPAKLAMAK

Ekilip de çamurdan çıkamayan ekin.

GAPILANMAK

Kapılanmak.

GAPIZLAMAK

İhbar etmek, çalmak.

GAPGAPICU

Yağmacı.

GAPICALIH

Gelin evden çıkarken verilen bahşiş, para.

GAPPONAKLI

Akılsız, gafil.

GAPLATMAK

Kaplatmak.

GAPSETMEK

Tutuklamak.

GAPUÇALIH

Bahçe kapısı.

GAPLUMBAĞA

Kaplumbağa.

GAPSALIK

Parmaklık, bahçe kapısı.

GAPLAMAK

Kaplamak.

GAPLANGAYA

Çocuk bahçesinde kayılan yer, kızak.

  -   -   -  

Anlamında GAP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GAP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HAPENG

Ermeni dilinden gapank: Kepenk (Erzincan Merkez).

İŞLEMEK

Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek. Naşketmek. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak. Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak. Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek. Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek. Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak. Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek. Çimlenmek, filizlenmek. Çalışmak, iş yapmak. Ayçiçeği ya da kabak çekirdeği yemek. Mısır tanelerini ayırmak: Beş teneke mısır işledik. İşlemek. İşlemek, girip çıkmak; gapidan işlemek. Çalışmak. Herhangi bir veri saklama ortamına, tutanak eklemek ya da günlemek amacıyla yazmak. (kötü iş için): irtikâb. Yapmak. İmâl etmek, yapmak. Tesir etmek.

GAPMAK

Kapmak, almak. Yağma etmek. Hayvan ısırmak: Ahmet'i kuduz köpek gapmış. Kapmak, ısırmak. Eski türkçe kapmak: kapmak; yakalamak; ısırmak; birisine durup dururken kızdıracak bir laf söylemek. Kapmak.

BÜYÜKŞEHİR

Merkezî idarenin vali yönetimindeki şehirlerinden nüfus ve ticaret bakımından belli bir büyüklükte olanı, megakent, megapol.

HEPENGH

Ermeni dilinden gapank: tandır bacası; kepenk; örtü.

MALEO

Tavuksular (Galliformes) takımının, iri ayaklıgiller (Megapodiidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, Selebes adalarında yaşayan bir tür. (Megacephalon maleo), Tavuksular (Galliformes) takımının iri-ayaklıgiller (Megapodiidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 60 cm. Selebes adalarında yaşar.

BUYRUMCU

Davet eden, karşılayan: Gapıya iki tane buyrumcu ister. Möhtü 'müftü' efendiye buyrumcu gitti mi?. Çağırıcı: Buyurumcu gönderdik.

GADAMAK

Bir şeyi bir yere sıkıca bağlamak, tutturmak, dikmek. Kısaltmak: Bizim çocuğun elbisesi çok uzun olmuş etekleri yerde sürünüyor, kesmiye kıyamadım içine büküp gadadım. Dayamak, yanaştırmak: Gapıyı geriye açtı duvara gadadı. Dikmek. Tamir etmek gayesiyle iki parçayı birbiri üzerine getirip dikmek; çivi ile tutturmak; perçinlemek; yamamak.

TANĞAYRIH

Ağzını açıp, gözlerini yukarıya doğru diken kimse, salak. Sonuna dek açık: Sokah gapısı tanğayrıh.

SEVERMEYH

Sıcak karşısında uzanıp yatmak : İt gapıya severif.

HARPADAN

İki şeyin birbirine sımsıkı yerleşmesini anlatır: Şişenin gapağı harpadan oturdu.

İNTERFAZ

İki mitoz bölünmesi arasındaki evre; çekirdek ve sitoplâzma bölünmesi yapıldıktan sonra başlar. DNA kopyalanmasının yapıldığı S (sentez) safhası ile bundan önceki G0, G1 ve sentez sonrasındaki G2 (G:gap:ara) safhalarından oluşur. Hücre döngüsünde hücrenin bölünme olmayan G1, S ve G2 aşamalarını içeren zaman aralığı.

GAB

Kap. İp. Büyükbaş hayvanları yemliğe bağlamak için ağaçtan U şeklinde bükülerek yapılmış ve açık tarafına deriden bağ veya zincir, 'kem' ve benzerleri geçirilerek yapılmış boyunluk. Kap, çanak çömlek, karşılığı gap. Kağnı ya da döven çekecek hayvanların boyunlarına geçirilen ters çevrilmiş U biçiminde, alt iki ucu birbirine bağlanan ağaç araç. (Oluklu Kağızman Kars).

İVİŞMEK

Su, toprağa yavaş yavaş işlemek: Serptiğin su birez ivişsin de gapının önünü süpür. Acele etmekte yarışmak, hep birden acele etmek.