Sonu GAP ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gap" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gap ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gap olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gap olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

6 harfli kelimeler

BOZGAP, ÇALGAP, MAKGAP, MIZGAP, SERGAP

5 harfli kelimeler

ERGAP, İŞGAP

3 harfli kelimeler

GAP

Bazı kelimelerin anlamları

GAP

İp. Ağaçtan yapılan yular sapı. Kap. Kap, çanak çömlek, karşılığı gab. Söz.

MIZGAP

Baştan geçme çocuk önlüğü.

ERGAP

Akrep.

BOZGAP

Sincap.

SERGAP

Üzüm dolu sepetin ağzını kapatmakta kullanılan söğüt ve benzerleri ağaçların dal ve yaprakları.

İŞGAP

Dolap.

MAKGAP

İçine öteberi koymaya yarayan, sapı baştan geçirilerek omza asılan yassı torba.

ÇALGAP

Bir an, bir ara. Dalga. Bir parça.

  -   -   -  

Anlamında GAP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GAP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İVİŞMEK

Su, toprağa yavaş yavaş işlemek: Serptiğin su birez ivişsin de gapının önünü süpür. Acele etmekte yarışmak, hep birden acele etmek.

TANĞAYRIH

Ağzını açıp, gözlerini yukarıya doğru diken kimse, salak. Sonuna dek açık: Sokah gapısı tanğayrıh.

BÜYÜKŞEHİR

Merkezî idarenin vali yönetimindeki şehirlerinden nüfus ve ticaret bakımından belli bir büyüklükte olanı, megakent, megapol.

GAPMAK

Kapmak, almak. Yağma etmek. Hayvan ısırmak: Ahmet'i kuduz köpek gapmış. Kapmak, ısırmak. Eski türkçe kapmak: kapmak; yakalamak; ısırmak; birisine durup dururken kızdıracak bir laf söylemek. Kapmak.

BUYRUMCU

Davet eden, karşılayan: Gapıya iki tane buyrumcu ister. Möhtü 'müftü' efendiye buyrumcu gitti mi?. Çağırıcı: Buyurumcu gönderdik.

HARPADAN

İki şeyin birbirine sımsıkı yerleşmesini anlatır: Şişenin gapağı harpadan oturdu.

HAPENG

Ermeni dilinden gapank: Kepenk (Erzincan Merkez).

GADAMAK

Bir şeyi bir yere sıkıca bağlamak, tutturmak, dikmek. Kısaltmak: Bizim çocuğun elbisesi çok uzun olmuş etekleri yerde sürünüyor, kesmiye kıyamadım içine büküp gadadım. Dayamak, yanaştırmak: Gapıyı geriye açtı duvara gadadı. Dikmek. Tamir etmek gayesiyle iki parçayı birbiri üzerine getirip dikmek; çivi ile tutturmak; perçinlemek; yamamak.

İNTERFAZ

İki mitoz bölünmesi arasındaki evre; çekirdek ve sitoplâzma bölünmesi yapıldıktan sonra başlar. DNA kopyalanmasının yapıldığı S (sentez) safhası ile bundan önceki G0, G1 ve sentez sonrasındaki G2 (G:gap:ara) safhalarından oluşur. Hücre döngüsünde hücrenin bölünme olmayan G1, S ve G2 aşamalarını içeren zaman aralığı.

SEVERMEYH

Sıcak karşısında uzanıp yatmak : İt gapıya severif.

MALEO

Tavuksular (Galliformes) takımının, iri ayaklıgiller (Megapodiidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, Selebes adalarında yaşayan bir tür. (Megacephalon maleo), Tavuksular (Galliformes) takımının iri-ayaklıgiller (Megapodiidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 60 cm. Selebes adalarında yaşar.

HEPENGH

Ermeni dilinden gapank: tandır bacası; kepenk; örtü.

GAB

Kap. İp. Büyükbaş hayvanları yemliğe bağlamak için ağaçtan U şeklinde bükülerek yapılmış ve açık tarafına deriden bağ veya zincir, 'kem' ve benzerleri geçirilerek yapılmış boyunluk. Kap, çanak çömlek, karşılığı gap. Kağnı ya da döven çekecek hayvanların boyunlarına geçirilen ters çevrilmiş U biçiminde, alt iki ucu birbirine bağlanan ağaç araç. (Oluklu Kağızman Kars).

İŞLEMEK

Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek. Naşketmek. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak. Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak. Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek. Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek. Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak. Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek. Çimlenmek, filizlenmek. Çalışmak, iş yapmak. Ayçiçeği ya da kabak çekirdeği yemek. Mısır tanelerini ayırmak: Beş teneke mısır işledik. İşlemek. İşlemek, girip çıkmak; gapidan işlemek. Çalışmak. Herhangi bir veri saklama ortamına, tutanak eklemek ya da günlemek amacıyla yazmak. (kötü iş için): irtikâb. Yapmak. İmâl etmek, yapmak. Tesir etmek.