Sonu GAS ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gas" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gas ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gas olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gas olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ASPARAGAS

7 harfli kelimeler

SUYİGAS

6 harfli kelimeler

GASGAS, KAUGAS, KURGAS

5 harfli kelimeler

ARGAS, AVGAS, BAGAS, ENGAS, HAGAS, İNGAS, ZAGAS

3 harfli kelimeler

GAS

Bazı kelimelerin anlamları

GAS

Yalan, şaka.

ASPARAGAS

Şişirme haber.

BAGAS

Aptal, alık, sersem. Ezilip suyu çıkarılmış kağıt ve yakıt yapımında kullanılan kamış.

ARGAS

Argasidae ailesinde bulunan bir çoğu kuş ve yarasalarda birkaç türü ise memelilerde parazitlenen ve çeşitli hastalıklara vektörlük yapan kene cinsi.

HAGAS

Tarlada sabanın ilk kez açtığı çizgi.

KURGAS

Kurak.

KAUGAS

Toz fırtınası.

İNGAS

Şaka için söylenen yalan.

GASGAS

Pekmez, ceviz ve unla yapılan helva.

ENGAS

Yalan, şaka: Engastan yalan söyledi.

SUYİGAS

Arapça kökenli sû-i kasd: suikast.

ZAGAS

Halk dilinde Dermoid.

AVGAS

I. Bahçe duvarlarının dip kesimlerindeki su geçiti. (Arak Şarkikaraağaç Isparta). Su arklarının kenarlarında bulunan açılıp kapanabilen su ağızları. (Arslandoğmuş Şarkikaraağaç Isparta).

  -   -   -  

Anlamında GAS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BODOSLAMA

Gemi omurgasının baş tarafından yukarıya uzanan ağaç veya demir direklerden her biri. (bodo'slama) Pervasızca. Bodoslamak işi.

DAMGALI

Damgası olan, damgalanmış olan. Kendisine yüz kızartıcı bir suç yüklenmiş olan.

ALAKARGA

Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.

ÇEKİŞ

Çekme işi. Bir motorun çekme gücü. Ağız kavgası.

AĞAÇKAKAN

Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).

DOKUNAÇ

Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı.

APAZLAMA

Apazlamak işi, avuçlama. Pupa ile orsa arasında geminin omurgasına 45 derece açı ile esen (rüzgâr). (a'pazlama) Böyle esen bir rüzgârla.

AYRIKLIK

Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.

ÇOBANALDATAN

Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş, keçisağan (Caprimulgus europaeus).

DİKENCE

Dikenli balıkgillerden bir tür küçük tatlı su balığı (Gasterostsus pungitius).

DAMGASIZ

Damgalanmamış, damgası olmayan.

ÇEKİŞMEK

İki yönünden karşılıklı çekmek. Üstün gelmek için karşılıklı çabalamak. Bir şeyi birbirine karşı çekmek. Aralarında ad, niyet, kâğıt veya piyango çekmek. Ağız kavgası etmek.

DÖNBABA

Turnagagası.

DALGASIZ

Dalgası olmayan.

ÇENEK

Tohumda embriyoyu kaplayan etli bölüm. Böceklerde ağzın iki yanında bulunan parçalayıcı sert organ. Kuşların gagasını oluşturan alt ve üst bölümlerden her biri.

DALAŞMAK

Köpekler boğuşup birbirini ısırmak. Ağız kavgası etmek.

DALGALI

Dalgası olan. Kıvrımlı (saç). Belli dalga boylarını alabilen, alternatif. Açıklı koyulu (renk). Dalga dalga görünen.

BALIKÇIL

Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea). Balıkla beslenen, balık yiyen.

CİDAL

Savaş. Ağız kavgası, çekişme.

DIRLAŞMAK

Kavga etmek, ağız kavgası etmek, dilleşmek.