Kelimeler arşivinde; içinde "gar" olan, toplam 713 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GARANTİLEYEBİLMEK
GARANTİLEYEBİLME
GARPLILAŞTIRMAK
BAŞGARDİYANLIK, GARPLILAŞTIRMA, AKCILHGARABALI, GARABÖYÜYHLÜYH, GARDALANDIRMAK, HAEMOGREGARİNA, YEDDİGARDAŞLAR
BULGARİSTANLI, BUNGAROTOKSİN, DERNEKGARDAŞI, GARANTİLETMEK, GARANTİSİZLİK, GARDIROPÇULUK, GARGADÜVELEĞİ, GARINCALANMAK, TAVIKGARAĞISI, TIŞARIRÜZGARI
ANGARYACILIK, BAŞGARSONLUK, GARANTİLEMEK, GARPLILAŞMAK, SİGARASIZLIK, YAYGARACILIK, GALGIDIGARAN, GARAGABARCUK, GARALTILAMAK, GARANTİLETME, GARAVİRLEMEK, GARİPÇETEKKE, GARİPÖLDÜREN, GARREHLENMEK, HUDAVENDİGAR, HÜDAVENDİGAR, RÜZGARLANMAK, RÜZGARSIZLIK, TEPELİTOYGAR, TONGARELMASI
BAŞGARDİYAN, GARANTİLEME, GARAZSIZLIK, GARDENPARTİ, GARDİYANLIK, GARİPLEŞMEK, GARPLILAŞMA, RÜZGARÖLÇER, UYGARLAŞMAK, ALAGARANLIK, ALAGARANNUK, AŞGARLANMAK, BULGARSIKTI, ÇIVGARLAMAK, GARACAOĞLAN, GARAGAVIRGA, GARAMANGARK, GARANTÖRLÜK, GARAZKARLIK, GARDAKLAMAK, GARDALANMAK, GARGAKÜLÜLÜ, GARGIŞLAMAK, GARIŞDIRMAK, GARIŞTIRMAH, GARİPSENMEK, GARNİTÜRSÜZ, GARSALANMAK, GARSAMBALIK, GARSANBALIK, Devamını Oku »»
DÜBBÜASGAR, GARANTİSİZ, GARİBANLIK, GARİPSEMEK, ILGARLAMAK, LOGARİTMİK, RÜZGARGÜLÜ, UYGARLAŞMA, RÜZGARALTI, RÜZGARÜSTÜ, BESTENİGAR, BOHGARGASI, ELLEHGARİK, GARADÖŞEME, GARAGAVLIK, GARAGÜLLAP, GARAJCILIK, GARAKLAMAK, GARAMTURAH, GARARLAMAK, GARAVURGUN, GARAZSIZCA, GARDIROPÇU, GARGABURNU, GARGAGAVUN, GARGARIZMA, GARĞILAMAK, GARIGULLET, GARINCIMAK, GARIŞIKLIK, Devamını Oku »»
ALAGARSON, ANGARYACI, BAŞGARSON, GARANTİLİ, GARDIFREN, GARİPSEME, GARPLILIK, GARSONLUK, ILGARLAMA, IZGARALIK, IZGARASIZ, LOGARİTMA, OTELGARNİ, SİGARALIK, SİGARASIZ, VULGARİZE, YAYGARACI, ALAGARANI, BAGARTLAK, BEŞGARDAŞ, BULGARİNA, CAZGARISI, ÇIVGARACI, GARABAHAR, GARABALIK, GARABASAN, GARABATAH, GARABULUT, GARACİĞER, GARADABAK, Devamını Oku »»
AGARAGAR, ALGARİNA, AVANGART, BULGARCA, GARANTÖR, GARAZSIZ, GARDENYA, GARDIROP, GARDİYAN, GARİPLİK, GARNİTÜR, GARNİZON, IZGARALI, MARGARİN, OLİGARŞİ, SİGARACI, SİGARALI, UYGARLIK, AGARTMAK, AKBULGAR, ALGARISI, ANAMGARI, AŞGARSIZ, AYGARANI, BAGARDAK, BAGARSUG, BAGARTAK, BERAGARİ, BEREGARİ, BIRANGAR, Devamını Oku »»
ANGARYA, BULGARİ, CIZGARA, GARABET, GARAJCI, GARANTİ, GARAZLI, GARGARA, GARİBAN, ILGARCI, YAYGARA, AGARMAK, ALGARNA, AŞIGARA, BAŞGARİ, BEGARDI, BULGARI, CENGARİ, CIGARIK, CINGARA, ÇANGARA, ÇAYGARA, DAGARUK, DAŞGARU, EBEGARI, GAPGARA, GARABAN, GARABAŞ, GARAÇAV, GARADON, Devamını Oku »»
ASGARİ, BULGAR, ÇINGAR, ÇIVGAR, GARAİP, GARAMİ, GARGAR, GARİBE, GARPÇI, GARPLI, GARSON, HANGAR, IZGARA, OTOGAR, SİGARA, TOYGAR, YONGAR, AGAROZ, CAGART, CEGART, CIGARA, CINGAR, CIVGAR, CİCGAR, CİLGAR, CİVGAR, CİZGAR, CONGAR, CUGARA, ÇILGAR, Devamını Oku »»
GARAJ, GARAZ, GARİP, GAROZ, ILGAR, LAGAR, RÖGAR, SİGAR, UYGAR, ALGAR, AŞGAR, AVGAR, DAGAR, ELGAR, GARAC, GARAG, GARAK, GARAN, GARBİ, GARCI, GARDA, GARDI, GAREL, GARER, GARET, GARGA, GARGE, GARGI, GARGU, GARĞI, Devamını Oku »»
GARD, GARK, GARP, AGAR, GARA, GARB, GARE, GARI, GARİ, GARO, GARS, GART, GARU
GAR
GAR
Demir yolu ile yolculuk edenlerin gereksinimlerinin geniş ölçüde karşılandığı büyük tren istasyonu.
GARPLILAŞTIRMA
Batılılaştırma.
AKCILHGARABALI
Erken olgunlaşan bir çeşit kiraz.
YEDDİGARDAŞLAR
Büyükayı da denilen yıldız takımı.
GARANTİSİZLİK
Güvencesizlik.
GARANTİLETMEK
Garantileme işini yaptırmak.
BAŞGARDİYANLIK
Başgardiyan olma durumu. Başgardiyanın yaptığı iş.
BUNGAROTOKSİN
Nörotransmitterlerin salınımını engelleyerek felç ve ölüme neden olan, elapidae ailesindeki yılanlara ait venom.
GARDALANDIRMAK
Büzmek: Makine dikiş dikerken gardalandırıyor.
GARANTİLEYEBİLME
Garantileyebilmek durumu.
DERNEKGARDAŞI
Pazartesi.
BULGARİSTANLI
Bulgaristan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
GARABÖYÜYHLÜYH
Derebeylik.
GARPLILAŞTIRMAK
Batılılaştırmak.
HAEMOGREGARİNA
Eucoccidiida takımında, Adeleina alt takımında bulunan, kuş, sürüngen balık ve memelilerde parazitlenen, kan emen omurgasızların vektörlük yaptığı koksidiyan protozoon cinsi.
GARANTİLEYEBİLMEK
Garantileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
ANGARYACILIK
Angaryacı olma durumu.
AYVA
Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.
ARABALIK
Garaj. Araba dolduracak miktarda olan.
ACAYİPLİK
Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
BALKANLAR
Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.
BAMBU
Buğdaygillerden, sıcak ülkelerde yetişen, boyu 25 metre kadar olabilen, mobilya, merdiven, baston vb. birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış, Hint kamışı, hezaren (Bambusa vulgaris). Bu kamıştan yapılan.
ARPA
Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.
ABUS
Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.
AKMANTAR
Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris).
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
ALAKARGA
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
BARBEKÜ
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.
ACUBE
Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.
ANTİK
İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.
AĞRAZ
Garazlar.