Kelimeler arşivi içinde; başında "file" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. file ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu file ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde file olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FİLEBOVİRÜSLER
FİLENCE, FİLETİK
FİLEKE, FİLELİ, FİLENK, FİLETO
FİLER, FİLET
FİLE
FİLE
Yün, pamuk vb. ipliklerden düğümlerle oluşmuş ağ. Alışverişte öteberi taşımak için kullanılan, ilmeklerden oluşan ağ torba. Saçların dağılmaması için kullanılan ağ biçiminde örgü. Ağ.
FİLEBOVİRÜSLER
Bunyaviridae ailesinde bulunan bir virüs cinsi, Phlebovirus.
FİLELİ
Av çantasının arkasındaki kısım. (Kandilli Bozüyük Bilecik).
FİLETO
Kasaplık hayvanların sırtında, dikensi çıkıntı boyunca iki yandaki et.
FİLER
Terlik.
FİLEKE
Kürek kemiği. Yassı, hafif taş ve bu taşlarla oynanan oyun.
FİLET
Derinliği her yerinde aynı olan sığ su alanı.
FİLENCE
Filanca, bk. fılançe.
FİLENK
Ağır cisimleri bir yerden bir yere kaydırmak ve özellikle deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç.
FİLETİK
Bir evrim çizgisinin esas dalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde FİLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KUŞGÖMÜ
Pastırmanın fileto bölümü.
BOŞUNA
Boş, yararsız, gereksiz, beyhude, nafile. Boş yere, yararsız yere, sebepsiz yere, gereksiz, boşu boşuna, beyhude, beyhude yere, nafile, tevekkeli.
KONVOY
Aynı yere giden taşıt veya yolcu topluluğu, kafile. Savaş gemileri tarafından korunan yük gemileri katarı.
SMAÇÖR
Voleybolda topu file üzerinde karşı alana doğru yukarıdan aşağıya sertçe vuran oyuncu, kütör.
BAKRANA
Küme, grup, kafile.
KALECİLİK
Kalecinin yaptığı iş, file bekçiliği.
BARHANA
Kafile, küçük kervan. Göç eşyası, ev eşyası.
KOREOGRAF
Baleyi oluşturan adım ve figürleri düzenleyen sanatçı. Defile, müzikli gösteri vb. gösterilerdeki programın genel hatlarını düzenleyen kimse. Koreografi eserleri yazarı.
HANUT
Özellikle turist kafilelerini alışveriş etmeleri için belirli dükkânlara götürme işinden alınan yüzde.
BAHARNA
Küme, grup, kafile.
NET
Bütün çizgileri belirgin olan, gözün bütün ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen. İyi duyulan (ses). Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan. Tenis, masa tenisi gibi oyunlarda servis atışlarında topun karşı sahaya geçerken fileye değdiğini belirtmek için kullanılan bir söz. Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan, safi.
BLOK
Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.
KOREOGRAFİ
Dans adımlarının kâğıda geçirilmesi. Bir baleyi oluşturan adım, figür ve anlatımların bütünü. Defile, müzikli gösteri vb. gösterilerdeki programın genel hatları.
YARARSIZ
Yarar sağlamayan, yararı olmayan, işe yaramayan, yarayışsız, faydasız, nafile, avantajsız.
AKBAŞLI
Papatya. İnce ve sık yapraklı, beyaz çiçekli bir yabani ot, ayvadana. Küfür olarak kullanılır. Düğün sırasında hediyeleri kız tarafına götürecek kafilede ilâhi okuyanın arkasında bulunan yaşlı kadın. Civanperçemi. Sakarya şehrinde, Kaynarca belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
BONFİLELİK
Bonfile yapmaya elverişli (et).
KOLEKSİYON
Öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü, derlem. Modaevlerinin giyimdeki yenilikleri tanıtmak için düzenlediği defilelerde gösterilen modellerin bütünü.
BARANA
Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.
KALECİ
Bazı top oyunlarda kalenin önünde durarak topun kaleye girmesini önlemekle görevli oyuncu, file bekçisi.