Sonu FİLİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fili" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fili ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında fili olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fili olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ANJİYOHEMOFİLİ

13 harfli kelimeler

PSÖDOHEMOFİLİ

10 harfli kelimeler

HETEROFİLİ, TROMBOFİLİ, SUDANOFİLİ, EOZİNOFİLİ

9 harfli kelimeler

HİDROFİLİ, NEKROFİLİ, NÖTROFİLİ, ANEMOFİLİ

8 harfli kelimeler

PARAFİLİ, PEDOFİLİ, BAZOFİLİ, HEMOFİLİ

6 harfli kelimeler

HAFİLİ

5 harfli kelimeler

AFİLİ

4 harfli kelimeler

FİLİ

Bazı kelimelerin anlamları

FİLİ

Kapı, pencere ve dolabın sürgüsü ya da mandalı. Uyluk kemiği. Kol ya da bacak kemiklerinin çıkıntıları, kenetleri. İpten yapılmış özengi. Dilim: Kaymaklı kadayıf filiciklerini kes keste ye.

ANEMOFİLİ

Rüzgâr yoluyla meydana gelen tozlaşma. Anemogami.

PSÖDOHEMOFİLİ

von Willebrand hastalığı.

BAZOFİLİ

Kanda bazofil sayısının artması.

PEDOFİLİ

Sübyancılık.

PARAFİLİ

Sapık cinsel dürtü veya cinsel sapıklık.

NEKROFİLİ

Ölü sevicilik.

HAFİLİ

Ayağa uygun hafif yemeni.

HETEROFİLİ

Bitkilerde, genç dönemde oluşan yapraklar ile olgunluk döneminde oluşan yaprakların şekil bakımından farklılık göstermesi durumu.

TROMBOFİLİ

Vücutta aşırı pıhtılaşma eğilimi.

HİDROFİLİ

Doku hücrelerinin suyu emme ve tutma eğilimi, suyu kendi içine çekme yeteneği.

SUDANOFİLİ

Sudan boyasına karşı çekim merkezi oluşturan. Akyuvarların Sudan boyasıyla boyanan granüller içermesi durumu.

HEMOFİLİ

Kanın pıhtılaşmasındaki bir bozukluğa bağlı kanama hastalığı.

NÖTROFİLİ

Kanda, granüllü akyuvar olan nötrofillerin yüzde oranının artışı, nötrofil lökositozis.

EOZİNOFİLİ

Kanda eozinofil lökosit sayısının ileri derecede artması. Aşırı derecede eozinofil lökositlerin üretilmesi ve bunların kanda anormal derecede artması, eozinofilik lökositozis. Genellikle kronik paraziter enfeksiyonlarla ilişkilidir. Belirli organlardaki kimi parazitlerin etkisiyle genel eozinofil sayısı artabilir. Bu artış sıklıkla tanıda kullanılabilir. Doku kesitlerinin eozinle kolayca boyanması.

ANJİYOHEMOFİLİ

von Willebrand hastalığı.

  -   -   -  

Anlamında FİLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BUDAMAK

Daha çok ürün almak veya düzgün bir biçim vermek amacıyla ağaç, asma vb.nin dallarını kesmek, kısaltmak. Bir şeyi eksiltmek, azaltmak. Güreşte rakibinin ayaklarını bir ayak oyunu veya vuruşu ile yerden kesmek. Yeni filiz sürmesi için bir bitkinin dallarını kesmek.

FRENGİ

Genellikle cinsel birleşmelerle bulaşan, tedavi edilmediğinde inme, körlük, delilik vb. sonuçlara kadar varan, döle de geçerek vücutça ve akılca sakat bir soyun yetişmesine yol açan bir hastalık, yenirce, sifilis. Gemi güvertelerinde, suların dışarıya akması için bordalara açılan delik.

FİLİPİNLİ

Filipin adaları halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

BRANDA

Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.

FİLİZLENMEK

Bitki filiz vermek. Gelişmeye, büyümeye başlamak.

ARSENİK

Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).

EŞKİN

Atın dörtnal ile tırıs arasındaki hızlı yürüyüşü. Böyle bir yürüyüşle. Böyle yürüyen (at). Filiz.

FİLİZLENME

Filizlenmek işi. Yumruların üzerinde ince uzun filizlerin belirmesi biçiminde görülen patates hastalığı.

ÇATANA

Filika büyüklüğünde, islimle işleyen deniz teknesi, küçük vapur, istimbot.

FİLİKACI

Filikalara bakmakla görevli kimse.

FİLİZLİ

Filizi olan.

CÜCÜKLENMEK

Filizlenmek.

CIMBAR

Çımbar. Filiz.

FİLİZLEMEK

Bitkilerin gereğinden çok olan filizlerini kırmak.

DÖVMECİ

Kullanılmadan önce dövülmesi gereken maden filizlerini veya diğer maddeleri döven işçi. Vücuda dövme yapan kimse.

FİLİSTİNLİ

Filistin halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

FİLİZLEME

Filizlemek işi.

FİLİZKIRAN

Mayıs ayında ağaçların filizlendiği mevsimde esen bir fırtına.