İçinde FİLİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "fili" olan, toplam 96 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fili bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu fili ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fili olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ANJİYOHEMOFİLİ, FİLİZLENDİRMEK, LİYOFİLİZASYON

13 harfli kelimeler

PSÖDOHEMOFİLİ, FİLİZLENDİRME

12 harfli kelimeler

FİLİZKURUTAN, FİLİZKÜFLÜCE, SAKKAROFİLİK

11 harfli kelimeler

TETANOFİLİK, HEMOFİLİYAK, OZMİYOFİLİK, FİLİZKÜFLER, FİLİKACILIK, EOZİNOFİLİK, PSİKROFİLİK, FİLİZLENMEK, SİDEROFİLİN

10 harfli kelimeler

ASİDOFİLİK, LİTİOFİLİT, HETEROFİLİ, EOZİNOFİLİ, FERFİLİŞLİ, MİKROFİLİK, FİLİFORMİS, FİLİGRANLI, NÖTROFİLİK, AMİNOFİLİN, TROMBOFİLİ, TERMOFİLİK, FİLİSTİNLİ, SUDANOFİLİ, HİDROFİLİK, FİLİZKIRAN, FİLİZLEMEK, FİLİZLENME, KONGOFİLİK

9 harfli kelimeler

LİTOFİLİK, FİLİZÖREN, HALOFİLİK, LİPOFİLİK, FİLİPİNCE, HİDROFİLİ, FİLİNTALI, NÖTROFİLİ, ZEROFİLİK, FİLİPİNLİ, SİTOFİLİK, FİLİZLEME, HANEFİLİK, HURUFİLİK, AEROFİLİK, AMFOFİLİK, ANEMOFİLİ, PODOFİLİN, BAZOFİLİK, OZMOFİLİK, OKSİFİLİK, NEKROFİLİ

8 harfli kelimeler

LİOFİLİK, PROFİLİN, PEDOFİLİ, PARAFİLİ, KEYFİLİK, TEOFİLİN, FİLİGRAN, FİRFİLİK, FİLİKACI, FİLİSKİN, FİLİZCİK, FİLİSTOP, HEMOFİLİ, İZAFİLİK, MENFİLİK, FİLİFORM, BAZOFİLİ

7 harfli kelimeler

FİLİBİT, FİLİNTA, SUFİLİK, FİLİZLİ, SİFİLİS, FİLİTRE, FİLİZER

6 harfli kelimeler

HAFİLİ, FİLİKE, FİLİKİ, FİLİYH, FİLİZE, FİLİZİ, FİLİKA

5 harfli kelimeler

FİLİÇ, FİLİK, FİLİM, FİLİT, FİLİZ, AFİLİ

4 harfli kelimeler

FİLİ

Bazı kelimelerin anlamları

FİLİ

Kapı, pencere ve dolabın sürgüsü ya da mandalı. Uyluk kemiği. Kol ya da bacak kemiklerinin çıkıntıları, kenetleri. İpten yapılmış özengi. Dilim: Kaymaklı kadayıf filiciklerini kes keste ye.

TETANOFİLİK

Tetanos toksinine mukavemeti az olan.

FİLİZLENDİRMEK

Filizlenme işini yaptırmak.

EOZİNOFİLİK

Mikroskopta eozinle kolayca boyanan, eozini kolayca alan hücre veya dokuları ifade eder. Eozinofil lökositlere ait veya eozinofiliyle ilgili olan.

FİLİZLENDİRME

Filizlendirmek işi.

OZMİYOFİLİK

Osmiyum ve ozmik asitle kolayca boyanabilen, onlarla bağlanma eğilimi gösteren.

LİYOFİLİZASYON

Dondurarak kurutma yöntemi. Dondurarak kurutma.

PSÖDOHEMOFİLİ

von Willebrand hastalığı.

SAKKAROFİLİK

Yüksek şeker konsantrasyonlarına alışarak üreyebilen mikroorganizmalara verilen ad.

ANJİYOHEMOFİLİ

von Willebrand hastalığı.

FİLİZKÜFLÜCE

Filizküflerden ileri gelen ve vücudun hemen her bölgesinde görülebilen mantar hastalığı.

FİLİZKÜFLER

Değişik familyalara bağlı olup, tomurcuklanma, sonra filizlenme yeteneği gösteren mayamsı mantarların ortak adı.

FİLİKACILIK

Filikacının yaptığı iş.

PSİKROFİLİK

Soğuk seven bakteriler.

HEMOFİLİYAK

Hemofiliden etkilenen hasta hayvan.

FİLİZKURUTAN

Fındık filizlerinin öz bölgesinde gelişen ve konakçının kısa zamanda kurumasına yol açan sarı bacaklı tekeböceği.

  -   -   -  

Anlamında FİLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇATANA

Filika büyüklüğünde, islimle işleyen deniz teknesi, küçük vapur, istimbot.

FİLİZLİ

Filizi olan.

FİLİZKIRAN

Mayıs ayında ağaçların filizlendiği mevsimde esen bir fırtına.

BUDAMAK

Daha çok ürün almak veya düzgün bir biçim vermek amacıyla ağaç, asma vb.nin dallarını kesmek, kısaltmak. Bir şeyi eksiltmek, azaltmak. Güreşte rakibinin ayaklarını bir ayak oyunu veya vuruşu ile yerden kesmek. Yeni filiz sürmesi için bir bitkinin dallarını kesmek.

FRENGİ

Genellikle cinsel birleşmelerle bulaşan, tedavi edilmediğinde inme, körlük, delilik vb. sonuçlara kadar varan, döle de geçerek vücutça ve akılca sakat bir soyun yetişmesine yol açan bir hastalık, yenirce, sifilis. Gemi güvertelerinde, suların dışarıya akması için bordalara açılan delik.

BRANDA

Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.

FİLİZLEMEK

Bitkilerin gereğinden çok olan filizlerini kırmak.

DÖVMECİ

Kullanılmadan önce dövülmesi gereken maden filizlerini veya diğer maddeleri döven işçi. Vücuda dövme yapan kimse.

FİLİKACI

Filikalara bakmakla görevli kimse.

FİLİZLEME

Filizlemek işi.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

ARSENİK

Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).

EŞKİN

Atın dörtnal ile tırıs arasındaki hızlı yürüyüşü. Böyle bir yürüyüşle. Böyle yürüyen (at). Filiz.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

FİLİPİNLİ

Filipin adaları halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

CIMBAR

Çımbar. Filiz.

FİLİSTİNLİ

Filistin halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

CÜCÜKLENMEK

Filizlenmek.

FİLİZLENME

Filizlenmek işi. Yumruların üzerinde ince uzun filizlerin belirmesi biçiminde görülen patates hastalığı.

FİLİZLENMEK

Bitki filiz vermek. Gelişmeye, büyümeye başlamak.