Kelimeler arşivi içinde; başında "filo" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. filo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu filo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde filo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FİLOZOFLAŞMAK
FİLOZOFLAŞMA, FİLOVİRÜSLER
FİLOERİTRİN, FİLOGENETİK, FİLOVİRİDAE
FİLOBIÇAĞI, FİLOZOFLUK, FİLOPODYUM, FİLOMORFOZ, FİLOMETROZ
FİLOLOJİK, FİLOGENEZ, FİLOZOFİK, FİLOZOFÇA, FİLOTİLLA, FİLOTAKSİ, FİLOPODYA, FİLOPLUME, FİLONEMOZ, FİLOKSERA
FİLOKLAT, FİLORCİN, FİLOGENİ, FİLOLOJİ
FİLOİDİ, FİLOZOF, FİLOLOG, FİLOFAJ
FİLO
Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü. Toplu olarak aynı hizmeti yapan ve bir merkezden yönetilen kara, deniz ve hava taşıtlarına verilen ad. Bit.
FİLOGENETİK
Bir türün ya da yüksek taksonomik grupların soy gelişimi ve evrim geçmişi. Bir türün veya yüksek taksonomik grupların soy gelişimi ve evrim geçmişi.
FİLOGENEZ
Soy oluş.
FİLOVİRİDAE
Kılıflı, tek iplikli sarmal RNA içeren (iplik), Ebola virüsünün de dahil olduğu, 80-14000 nm büyüklüğünde bir virüs familyası. Filovirüsler.
FİLOZOFLUK
Filozof olma durumu.
FİLOERİTRİN
Klorofilden çıkarılan ve otçul hayvanların safrasında görülen kırmızı pigment.
FİLOPODYUM
Ektoplazmadan çıkan hiyalin manzarasında ve iplik biçiminde bazen dallanabilen ve yer yer birbirleriyle ince sitoplazmik köprülerle bağlanabilen Testacida türlerinde görülen uzantılar.
FİLOMETROZ
Philometra cinsi nematotların neden olduğu hastalık.
FİLOZOFLAŞMA
Filozoflaşmak durumu.
FİLOZOFLAŞMAK
Filozof özelliği kazanmak.
FİLOZOFİK
Felsefe ile ilgili, felsefeye dayanan.
FİLOVİRÜSLER
Marburg ve Ebola virüsleri gibi yapılarında negatif anlamlı ve tek iplikli RNA genomu bulunduran, şerit benzeri morfolojiye sahip virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Filoviridae.
FİLOMORFOZ
Bir bitki organının yaprak şekline değişimi. Farklı mevsimlerde yaprakların değişimi.
FİLOZOFÇA
Filozofa yakışan. (filôzo'fça) Filozofa yaraşır bir biçimde.
FİLOBIÇAĞI
Ayakkabı kenarını kesmek için kullanılan ucu çentikli bıçak. (Yerköy Yozgat; Gölbaşı Çankaya Ankara).
FİLOLOJİK
Dil bilimsel.
Bu bölümde tanımı içerisinde FİLO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FERZANE
Bilge, filozof. Bilgili kimse.
FİLOTİLLA
Torpidolardan oluşan filo.
FELSEFE
Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması. Dünya görüşü. Bir konuda soyut düşünüş. Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi. Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü.
SİNOLOJİ
Konu olarak Çin ile ilgili dil, uygarlık, tarih bilgilerini ele alan filoloji.
ARKENSEFALON
İlk beyin, filojenik olarak ilkel beyin.
SEÇMECİLİK
Kurulmuş olan dizgelerden değişik düşünceleri seçip alma ve kendi öğretisinde birleştirme yöntemi ve bu yöntemle çalışan filozofların öğretisi, eklektizm, eklektiklik.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
İDEALİST
Ülkücü. İdealizm öğretisine bağlı filozof.
ŞİRPENÇE
Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızılyara, aslanpençesi.
MARKSÇILIK
Alman filozof Marks'ın düşüncelerine dayanan devrimci sosyalist akım, Marksizm.
SEÇMECİ
Seçmecilik yanlısı olan (filozof, görüş vb.).
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
AMPLİFİKASYON
Ontogeni ve filogenide yapısal ve görevsel kompleksliğin gittikçe artırılması yönündeki değişiklikler. Bir DNA parçasının kopya sayısının in vitro ya da konak hücresi içinde fazla üretilerek artırılması. Bir nükleik asit parçasının kopya sayısının in vitro veya konak hücre içinde fazla üretilerek artırılması. Mikroskopta görüş sahasının genişletilmesi. Özel bir nükleik asit baz dizisinin birçok kopyasını oluşturan in vitro çoğaltma işlemi.
FEYLESOFÇA
Filozofa yakışan. (feyleso'fça) Filozofa yakışır bir biçimde.
DOĞALCILIK
Gerçeğin doğaya uygun biçimde yansıtılmasını amaçlayan sanat akımı, natüralizm. Gerçeğin yalnız doğa ile açıklanması, natüralizm. Doğa dışında hiç bir şeyin ve gücün var olmadığına inanan, her gerçeğin doğadan çıktığını ileri süren felsefe öğretisi. Rousseau'dan başlayarak John Dewey'e kadar birtakım filozof ve düşünürlerin geliştirdiği ve çocuğun doğal gelişmesi, kendi kendini yönetmesi, duyularına seslenilmesi, kişisel yaşantılar kazanması gibi ilkelere önem veren bir eğitim felsefesi. Ahlakı, içgüdülerin zorladığı kural ve yasalarla açıklayan öğreti ve çığır. İlkel adamın, kişileştirdiği ya da Tanrılaştırdığı kimi doğa öğeleriyle doğa olaylarının çevresinde yarattığı dinsel düzen. bk. din. karşılığı dirimsellik, yıldızcılık. Gerçekçiliğin içine bilime dayanan bazı felsefe ve ahlak öğretileri karıştıktan sonra onun aldığı ad (DOĞALCI, Naturaliste). Doğa: Tabiat. Toplumun gelişimini doğa etkenleri (iklim koşulları,coğrafya çevresi, halklar arasındaki dirimbilimsel ve ırksal ayrımlar) ile açıklamak isteyen öğreti. Fransa'da, XIX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan, deneye önem vererek doğayı ve gerçeği olduğu gibi anlatmayı sanatın ana görevi sayan yazın çığırı.
FEYLESOF
Filozof.
EFLATUNCULUK
Eski Yunan Filozofu Eflatun'un ülkücülüğünü örnek alan güzellik anlayışı (XV-XVI. yüzyılda Avrupa'da belirmiştir).
ÖZNE
Bir cümlede bildirilen işi yapan, yüklemin bildirdiği durumu üzerine alan kimse veya şey, fail, süje: Çocuk uyudu. Çocuk henüz küçüktür cümlelerinde çocuk sözü öznedir. Bilinci, sezgisi, düş gücü olan, bazı filozoflara göre de dış dünyaya karşıt olan birey.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
KRUVAZÖR
Deniz yollarını gözetmek, deniz ve hava filolarına kılavuzluk etmek amacıyla topla silahlandırılmış hızlı savaş gemisi.